Hunger türkçesi Hunger nedir

Hunger ile ilgili cümleler

English: Ali satisfied his hunger by eating some sandwiches.
Turkish: Ali birkaç sandviç yiyerek açlığını tatmin etti.

English: I have hunger pangs.
Turkish: Açlık sancım var.

English: Many died of hunger and disease.
Turkish: Birçok insan açlıktan ve hastalıktan öldü.

English: He satisfied his hunger with a sandwich and milk.
Turkish: Bir sandviç ve sütle açlığını giderdi.

English: "What is ‘The Hunger Games’?" "I don't know. I hope it's not about people who are hungry."
Turkish: "Açlık Oyunları nedir?" "Bilmiyorum. Umarım aç olan insanlar hakkında değildir."

Hunger ingilizcede ne demek, Hunger nerede nasıl kullanılır?

Hunger for : -e acıkmak. Hasret. -i çok özlemek. Bir şeye duyulan büyük özlem. -e susamak. Çok istemek. -i çok arzu etmek.

Hunger line : Açlık sınırı. Gıda yoksulluğu konumundakilerin gelir düzeyi. türkiye’de açlık sınırı dört kişilik aile için hesaplanmaktadır.

Hunger march : Açlık yürüyüşü.

Hunger strike : Açlık grevi.

Call off a hunger strike : Açlık grevini bitirmek. Açlık grevine son vermek.

Be pinched with hunger : Açlıktan kıvranmak.

 

Hungering : Açlık. İstek. Özlem. Arzu. İştiyak. Özlemek. Kıtlık. Aç bırakmak. Hasret çekmek.

Ravenous hunger : Şiddetli açlık.

Go on a hunger strike : Açlık grevine başlamak.

Feel hunger : Açlık hissetmek.

İngilizce Hunger Türkçe anlamı, Hunger eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hunger ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alacrity : Heves. Şevk. Çeviklik. Atiklik. Canlılık. Can atma. İsteklilik. Neşe ve çeviklik.

Adjurations : Yalvarma. Dilek. Yeminli taahhüt. Yemin. Ant. Tembih. Rica.

Meagerness : Zayıf halde. Zayıflık. Kuruluk. Yetersizlik.

Long : Uzun. Hasret kalmak. Özlemini çekmek. Susamak. Hasretini çekmek. İstemek. Arzu etmek. Can atmak. Gözlemek.

Longing : Arzu etmek. Sevda. Arzulu. Hasret. Güçlü istek. Can atma. İstekli. Özlem dolu.

Yen : Japon para birimi. Özlem duymak. Sevda. Hasret. Tutku. Japon parası. Yen.

Hankered : Hasret duymak. Çok özlemek. Özlem duymak. Özlemini çekmek. İstek duymak. İstemek. Can atmak.

Voraciousness : Aç göz olma durumu. Doymak bilmezlik. Belirli bir faaliyetle ilgili aşırı heves. Aşırı istek. Aç kurtluk.

Appetite : Şehvet. İştah. Afiyet. Yemlerin tat, koku, nitelik ve ısı gibi etkenlere bağlı olarak istekle tüketilmesi. Apetit.

Drought : Darlık. Kurak. Su kıtlığı. Nemsiz. Kuraklık. Kuruluk. Susuzluk.

Hunger synonyms : esurience, hankering, fervency, famines, fastings, pined, hankers, solicitudes, fasting, claim, fervours, failures, starved, emptiness, ravenousness, avidity, exiguity, yens, ambition, short commons, thirstiness, thirst, thirsted, miss, yearn, hanker after, ardour, exiguities, missed, hungriness, starves, famishes, fervencies.

 

Hunger zıt anlamlı kelimeler, Hunger kelime anlamı

Be full : Dolmak. Dolu olmak. Doymak. Doymuş olmak. Tok olmak.

Hunger antonyms : be well.

Hunger ingilizce tanımı, definition of Hunger

Hunger kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To famish. To feel the craving or uneasiness occasioned by want of food. An uneasy sensation occasioned normally by the want of food. To be oppressed by hunger. A craving or desire for food. To make hungry.