Longing türkçesi Longing nedir

Longing ile ilgili cümleler

English: They are longing for city life.
Turkish: Onlar şehir hayatına can atıyorlar.

English: She was longing to hear from him.
Turkish: Ondan haber almaya özlüyordu.

English: He is longing for city life.
Turkish: Kent yaşamını özlüyor.

English: We are all longing for peace in the world.
Turkish: Biz hepimiz dünyada barış için özlem duyuyoruz.

English: I am longing for you to succeed as a businessman.
Turkish: Bir iş adamı olarak başarılı olmanı çok istiyorum.

Longing ingilizcede ne demek, Longing nerede nasıl kullanılır?

Longingly : Özlemle.

Longings : Arzu etmek. Susamış. Arzu. Arzulu. Güçlü istek. Hasretlik. Hasret. Özlem. Sevda. Can atma.

Desire longingly : Ağzının suyu akmak.

Belonging : Eşya. Mensubiyet. Üye olma. Ait olma. Mensup. Mensup olma. Bir parçası olma. Aidiyet. Ait olarak.

Belonging to : Ait. -e ait.

Prolonging : Sürdürmek. Uzatma. Uzatmak. Temdit etmek. Uzayan.

Longish : Uzunca.

Longitudinal data : Uzunlamasına veri.

Longitudinal : Boylamla ilgili. Vücut ekseni boyunca. Boyuna çalışan. Uzunluğuna. Boyuna. Boylamsal. Boylamasına. Tulani. Eksenel. Uzunlamasına.

 

Longitudinal anterior presentation : Doğum sırasında yavrunun uzun ekseni boyunca, baş ve ön ayaklarla doğum kanalına gelişi, anteriyor presentasyon. Uzunluğuna önden geliş.

İngilizce Longing Türkçe anlamı, Longing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Longing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nostalgic : Geçmişe özlem belirten. Nostaljik. Yurt özlemi ile ilgili. Geçmiş özlemiyle ilgili.

Discontentedness : Tatminsizlik. Memnuniyetsizlik. Hoşnutsuzluk.

Yearning : Üzme. Arzulama.

Yearnings : Arzulama. Üzme.

Hankerings : Özleme. Canı isteme.

Aspire to : Amaçlamak. Amaç edinmek. İstemek.

Long for : Özlem duymak. Özlemek. Arzulamak. Çok istemek. İçi çekmek. Canı istemek. Canı çekmek. Gözünde tütmek. Hasret çekmek.

Appetites : İştah. Şehvet. Afiyet. İstek.

Aspirations : Aspirasyon. Soluklu okuma. Soluma. Emme. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Nefes alma. İştiyak.

Passion : Hırs. Öfke. Düşkünlük. Aşk. Ani öfke. Hastalık. Tutku. İhtiras. Güçlü duygu.

Longing synonyms : conation, yearnful, hunger for, pining, be desirous of, inclinable, wistful, appetite, hankered, prurient, homesickness, breathings, hungers, zeals, zeal, cravings, alacrity, longness, wholehearted, fancy, dry, wistfulness, hopes, wishfulness, hankers, long, bouncier, sickest, yen, agog, aspire, fain, craving.

Longing zıt anlamlı kelimeler, Longing kelime anlamı

Contentment : Gönül ferahlığı. Hoşnutluk. Razı olma. Rahatlık. Kanaat. Ferah. Memnuniyet. Ferahlık. Gönül hoşluğu. İktifa.

Longing ingilizce tanımı, definition of Longing

Longing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A morbid appetite. A craving. An earnest wish. An aspiration. An eager desire.