Belonging türkçesi Belonging nedir

Belonging ile ilgili cümleler

English: Ali put all his belongings in a small suitcase.
Turkish: Ali tüm kişisel eşyalarını küçük bir valize koydu.

English: Ali gathered his belongings and headed for the door.
Turkish: Ali eşyalarını topladı ve kapıya yöneldi.

English: The Japanese Dentists Association affair is an incident concerning secret donations from the Japanese Dentists Association to Diet members belonging to the LDP.
Turkish: Japon Diş Hekimleri Birliği sorunu Japon Diş Hekimleri Birliğinden LDP ye ait olan Diyet üyelerine yapılan gizli bağışlarla ilgili bir olaydır.

English: We regarded the document as belonging to her brother.
Turkish: Biz belgenin onun erkek kardeşine ait olduğu gözüyle baktık.

English: Ali gathered together all his belongings.
Turkish: Ali tüm eşyalarını bir araya toplandı.

Belonging ingilizcede ne demek, Belonging nerede nasıl kullanılır?

Belonging to : Ait. -e ait.

Sense of belonging : Mensubiyet duygusu. Aitlik hissi. Mensubiyet hissi. İlişkinlik duygusu. Aidiyet duygusu. Aidiyet hissi. Ailede çocuklar ile yetişkinlerin birbirlerine bağlı olduklarını bilmeleri, kendilerine gereksinme duyulduğunu sezmeleri. bir toplumsal kümeyi oluşturan kişilerin birbirlerine bağlı olduklarını duymaları.

 

Belongingness : İlişkinlik. Aidiyet. Güvende olma isteği. Bireylerin bir topluluk, toplum kesimi ya da toplumsal kümeye bağlılık duygusu ya da bilinci.

Belongings : Var. Eşya. Kişisel eşya. Kişisel eşyalar. Pılı pırtı. Ayniyat. Özel eşya. Birinin kişisel eşyaları.

Belong to : Mensup olmak. İlgili olmak. Üyesi olmak. Yararlı olmak. Yeri olmak. Bağlı olmak. Uygun olmak. Ait olmak. Malı olmak (bir şey birinin).

Belongs to : -nın üyesi. -na mensup. Tarafından sahipli. -na üye. -nın. -a ait.

Belongs at beginning of drive : Sürücünün başlangıcındaki.

Belongs : Üyesi olmak. Uygun olmak. İlgili olmak. Yararlı olmak. Yeri olmak. Nin olmak.

Belongs at end of drive : Sürücünün sonundaki.

Belongs in middle of drive : Sürücünün ortasındaki.

İngilizce Belonging Türkçe anlamı, Belonging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Belonging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Effects : Efekt. Oyun sırasında gerekli olan etkiyi sağlamak için bazen görsel, bazen işitsel olmak üzere kullanılan musiki, gürültü, sis, kar, yağmur, güneş, gece, fırtına vb. çeşitli ses ve görüntü öğelerinin tümü. Kişisel varlık. Mal. Bakiye. Servet. Nakit toplamı. Etmenler. Ev eşyası. Menkul kıymetler.

Member : Eleman. Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Taraf (denklem). Kılgan. Öğe. Çubuk. Organ. Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Uzuv.

 

Furniture : Takım. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Mobilya. Döşeme. Uzun süre kullanılması olağan taşınır mallar. Malzeme. Taşınır demirbaş. Ev eşyası. Bir görünçlüğün döşenmesine yarayan eşya ve gereçler.

References : Bonservis. Kaynakça. Başvurular. Referanslarımız. İlgi. İma. Kastetme. Havale. Yararlanılan kaynaklar.

Bona : Hoş (latince). İyi. Güzel. Menkul ve gayrimenkul eşya. Menkul şeyler.

Commodities : Mal. Emtia. Hammadde.

Ownerships : Zilyetlik. Sahiplik. El. Sahip olma. Mülkiyet. Zilliyet. Tasarruf. İyelik. (arazi veya bina için) mülkiyet.

Allegiances : Tabiiyet. Sadakat. Bağlılık. Vatandaşın devletine karşı sadakat borcu. Biat. Tebaalık. Yurttaşlık.

Gear : Donanım. Yönelmek. Oturtmak. Çark dişleri birbirine geçmek. Vites değiştirmek. Koşum takımı. Ayarlamak. Uydurmak. Alet edevat. Uymak.

Closeness : Sıklık. Havasızlık. Kapalılık. Darlık. Sıkışıklık. Tahminde yakınlık. Sıkılık. Yakınlık. Gizlilik. Cimrilik.

Belonging synonyms : to the purpose, freight, intimacy, article, belongings, ownership, comfortableness, freightage, bulks, allegiance, bulk, belongingness, gears, appointments, affiliation, commodity, reference, happiness, relativity, furnishing.

Belonging zıt anlamlı kelimeler, Belonging kelime anlamı

Sadness : Neşesizlik. Keder. Hüzün. Mahzunluk. Efkar. Üzgünlük. Teessüf. Üzüntü. Gam. Gemm.

Belonging ingilizce tanımı, definition of Belonging

Belonging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which pertains to one. Hence, goods or effects. That which belongs to one.