Effects türkçesi Effects nedir
- Menkul kıymetler.
- Nakit toplamı.
- Oyun sırasında gerekli olan etkiyi sağlamak için bazen görsel, bazen işitsel olmak üzere kullanılan musiki, gürültü, sis, kar, yağmur, güneş, gece, fırtına vb. çeşitli ses ve görüntü öğelerinin tümü.
- Efekt.
- Etkiler.
- Kişisel eşyalar.
- Ev eşyası.
- Bakiye.
- Mal.
- Servet.
- Etmenler.
- Kişisel varlık.
- Eşya.
Effects ile ilgili cümleler
English: The closure of the factory will have significant knock-on effects for the town's economy.
Turkish: Fabrikanın kapanması, şehrin ekonomisine önemli ölçüde darbe etkisi yapacak.
English: Some people find it easier to grasp the short-term effects of smoking.
Turkish: Bazı insanlar sigaranın kısa vadeli etkilerini anlamayı daha kolay buluyor.
English: Possible side effects include blurred vision and shortness of breath.
Turkish: Olası yan etkiler arasında bulanık görme ve nefes darlığı bulunmaktadır.
English: 67% of those who never smoked said they worried about the health effects of passive smoking.
Turkish: Hiç sigara içmemiş insanların %67si pasif içiciliğin sağlığa etkisi konusunda endişeli.
English: I think that globalization has negative effects as well as positive.
Turkish: Küreselleşmenin pozitif olduğu kadar negatif etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.
Effects ingilizcede ne demek, Effects nerede nasıl kullanılır?
Effects filter : Alıcı merceğine takılarak, saptanacak görüntüde çeşitli optik etkiler, hileler oluşturan süzgeç çeşidi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Etki süzgeci.
Effects loop : Efekt döngüsü. Ses sinyalinin yükselteç veya ön yükselteçten çıkıp efektör veya efektörlerden oluşan dizilim tarafından süzüldükten sonra geri döndüğü sinyal rotası.
Effects machine : Sahne etmenlerini yapmaya yarayan aygıtların tümü. Gürültü aygıtı. Çeşitli ses etkilerini gerçekleştirmekte kullanılan aygıt. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Etmen aygıtı.
Effects track : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ses etkilerini, gürültüleri taşıyan kuşak. Etkiler kuşağı. Ses etkilerini taşıyan ses yolu. Etkiler ses yolu.
Autoregressive fixed effects model : Kendiyle bağlaşımlı sabit etkiler modeli.
Fixed effects least squares : Sabit etkiler en küçük kareler.
Dynamic fixed effects model : Devingen sabit etkiler modeli.
Fixed effects logit estimator : Sabit etkiler lojit tahmincisi.
Correlated effects test : İlgileşimli etkiler sınaması.
Censored latent effects autoregresive model : Kendiyle bağlaşımlı sansürlü örtük etkiler modeli.
İngilizce Effects Türkçe anlamı, Effects eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Effects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gold : Sarı. Altından yapılmış. Altın. İktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Altın para. Altın (simgesi au). Altın rengi. Zenginlik. Altın sarısı.
Freight : Gemi kirası. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Nakliye yapmak. Gemiye taşınmak üzere yüklenilen her çeşit mal. deniz mal taşımalarında sözleşmesi gereğince ödenen taşıma ücreti. Nakletmek. Gemi ile yapılan taşımacılıkta sözleşmeyle belirlenen mal taşıma bedeli. Yük ile yüklemek. Göndermek. Nakliye. Yük.
Appointments : Atamalar. Teçhizat. Döşeme. Randevular. Donanım.
Castes : Kademe. Sosyal sınıf. Sınıf. Kast. Sosyal sınıflaşma sistem ve ilkeleri.
Dork : Aptal kimse. Aptal. Serinkanlı olmayan. Ezik tip. Odun. Gözde olmayan kimse. Penis. Salak. Denyo. Ahmak.
Commodities : Emtia. Hammadde.
Remainder : Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Döküntü. Artık. Artan. Kalıntı. Tortu. Miras kalan şey. Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı. Geri.
Arrears : Ariyerler. Kalan (ödenmemiş borç). Geri. Gecikmiş ve yapılmayı bekleyen iş. Borç. Gecikmiş borç. Ödemesi gecikmiş borçlar. Vadesinde ödenmeyen borçların ileri bir tarihe aktarılması. Süresinde ödenmemiş borcun bakiyesi.
Airheads : Mankafa. Sersem. Boş adam. Salak. Paraşütçü birlikler tarafından korunan düşman kontrolü bölge. (argo terim) aptal ve aklen dengesiz olan kişi. İleri üs. Paraşütçüler tarafından kuşatılmış düşman bölgesi. Hava başı.
Paraphernalia : Alet edevat. Donatı. Araç gereç. Öteberi. Teçhizat. Alet edavat. Takım taklavat. Özel eşyalar. Kişisel eşya.
Effects synonyms : balance due, exchequer, fortune, gears, golds, douche, personal estate, personal effects, arrear, personal property, fx, mutual funds, remaindered, remnant, personal assets, abundances, belongings, chattels, securities, bona, exchequers, overplus, remaindering, bulks, tangible assets, asset, assets, remaining, freehold, douched, residua, jiggy, stocks and shares.

Bu kısımda Effects kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Effects ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Effects anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Effects ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.