Remainder türkçesi Remainder nedir

  • Satılmayıp elde kalan kitap.
  • Artık.
  • Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Geri kalan kısım.
  • Para üstü.
  • Bakiye.
  • Tortu.
  • Geri.
  • Kalan.
  • Döküntü.
  • Bir maddenin orijinal bileşenlerinden bir kısmının alınmasından sonra geriye kalan kısmı.
  • Ünvanın varisi olma hakkı.
  • Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak.
  • Artan.
  • Kalıntı.
  • Miras kalan şey.
  • Geri kalan.
  • Elden çıkarmak.

Remainder ile ilgili cümleler

English: Ali spent the remainder of the night thinking about Mary.
Turkish: Ali gecenin geri kalanını Mary'yi düşünerek geçirdi.

Remainder ingilizcede ne demek, Remainder nerede nasıl kullanılır?

Remainder of a debt : Borç bakiyesi.

Chinese remainder theorem : Çinli kalan teoremi.

Flaxseed sieving remainder meal : Zeyrek eleme kalıntısı küspesi. Keten tohumunun temizlenmesi sırasında ayrılan, daha küçük ve kusurlu keten tohumları, yabancı ot tohumları, diğer yağlı tohumlar ve yem değeri taşıyan diğer yabancı maddelerden özütlemeyle yağı alındıktan sonra elde edilen öğütülmüş bir ürün, zeyrek eleme kalıntısı küspesi. Keten tohumu eleme kalıntısı küspesi.

Carcass remainder : Tankaj. Gövde et artığı. Memeli hayvanların dokularının, kemikler dahil fakat kıl, tırnak, boynuz ve sindirim kanalı içeriği hariç kısımlarının kalıntısı, tankaj, gövde et artığı. Karkas kalıntısı.

 

Corn syrup processing remainder : Mısır şurubu işleme kalıntısı. Mısır şurubunun rafinasyonu sırasında elde edilen; büyük bir çoğunlukla protein, geriye kalan karbonhidrat ve mısır nişastasının yağlı kısımlarından oluşan; su içerebilen ve susuz madde esası üzerinden en çok % 7 kül ve en az % 50 yağ içeren bir ürün.

Remainderman : Mirasçı. Aday. Namzet.

Remaindered : Ucuza satmak (kitap vb.). Geri kalan. Elden çıkarmak. Artık. Artan. Bakiye. Döküntü. Geri. Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Para üstü.

Lagranges remainder : Lagrange kalanı.

Remain anonymous : Adı bilinmemek. İsmi gizli veya saklı kalmak. Anonim kalmak.

Remaindering : Elden çıkarmak. Bakiye. Artan. Döküntü. Artık. Geri. Geri kalan. Ucuza satmak (kitap vb.). Elde kalan kitapları ucuza elden çıkarmak. Para üstü.

İngilizce Remainder Türkçe anlamı, Remainder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Remainder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The rest : Kalan miktar. Kalanlar. Bundan sonrası.

Accrescent : Akresent. Büyüyen. Çoğalan.

Balance of an account : Hesap bakiyesi.

Attorning : Devretmek. Aktarmak. Transfer etmek. Yeni sahiplerin haklarını kabul etmek. Haklarını devretme. Yeni sahiplerin sahiplik haklarını tanımak.

Carcases : Gövde. Enkaz. Bina iskeleti. Kadavra. İskelet. Ölü. Vücut. Ceset. Karkas.

Parted : Parçalanmış. Tarakla ayırmak. Ayırmak. Bölünmüş. Ayrılmak. Kopmak. Ayrılmış. Ayrılan.

Depositum : İvazsız vedia. Saklama. Emanet. Pey. Vedia. Mevduat. Depozit. Rehin. Birikim.

 

Dross : Süprüntü. Metal yüzünde oluşan cüruf. Maden posası. Dışık. Kül curuf. Değersiz şeyler. Cüruf. Değersiz şey. Posa.

Dispose of : Satmak. Zararsız hale getirmek. Halletmek. Yerleştirmek (belirli bir düzene göre). İçmek. Yemek. Bertaraf etmek. Vermek. Belirli bir düzene göre yerleştirmek.

Escalatory : Yükselen.

Remainder synonyms : backspace, residual, detritus, oddment, back space, residuals, above, accumulative, oddest, increasing, faeces, castoffs, remainders, grounds, escalating, back, incremental, leavings, fro, fossil, remanent, remaindered, dorsum, carcass, palimsest, hangovers, ever after, comber waste, dregs of society, remnant, cuttings, dorsa, odder.

Remainder zıt anlamlı kelimeler, Remainder kelime anlamı

Buy : Satın almak. Kabul etmek. İnanmak. Yutmak.

Remainder ingilizce tanımı, definition of Remainder

Remainder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Refuse. Remaining. Anything that remains, or is left, after the separation and removal of a part. Remnant. Left over. Residue. Left.