Tortu nedir, Tortu ne demek

Tortu; bir kimya terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Tortu" ile ilgili cümleler

  • "Baş ağrısı ile kalkmanız da olası. Her eğlencenin o kadar tortusu olacak artık." - H. Taner
  • "Gün iyiden iyiye ışıdı artık, tortusu dibe çöken bir su gibi duruldu, berraklaştı ortalık." - N. Hikmet

Yerel Türkçe anlamı:

Sütten yapılmış olan bir çeşit yiyecek.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Deniz sularının ve içsuların diplerinde, kapalı çukurlarda ya da çatalağız ve koyak tabanlarında dışgüçlerin etkisiyle aşınıp taşınan her tür kırıntılardan oluşma yığıntı, bk. tortulaşma.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

İriölçekteki ortamlarda çözünmeyip, sıvının dibine çöken katı tanelerin oluşturduğu katman.

Kimya'daki anlamı:

Çözünmeyen bir maddenin, özellikle yerçekimi etkisi ile oluşmuş birikimleri.

Bilimsel terim anlamı:

Çözünmeyen özdeklerin oluşturduğu yığışım. (Bu terim daha çok yerçekimi etkisi ile çökelmiş yığışımlar için kullanılır.)

Bir sıvı çözelti ya da karışımda, dibe çökmüş nesne.

fizik, kimya: İriölçekli ortamda çökmüş nesne. 2-metalbilim, işleyim: Bir sıvı çözelti ya da karışımda dibe çökmüş nesne.

 

yeryağı kimyası: Kimi ham yeryağında asıltı durumunda bulunan ve depolarda dibe çöken katı ya da yarı katı çamur.

ısılkimya: Damıtılan suyun buğulaştıktan sonra kazanda oluşturduğu kalıntı. 6 - bk. çözelti.

şarapçılık: Şırayı aldıktan sonra sıkmaç ya da süzgeçte kalan.

İngilizce'de Tortu ne demek? Tortu ingilizcesi nedir?:

sediment, precipitate

Fransızca'da Tortu ne demek?:

sédiment, crassamentum, résidu

Osmanlıca Tortu ne demek? Tortu Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

rüsûb

Tortu tanımı, anlamı:

Tortul : Tortullaşma sonucu oluşmuş. Tortu niteliğinde olan.

Tortul bilimi : Yer biliminin tortulları inceleyen kolu.

Tortulanma : Tortulanmak işi.

Tortulanmak : Tortu durumuna gelmek.

Tortulaşma : Tortulaşmak durumu. Deniz, göl, akarsu veya karalarda katı maddelerin çökelmesi olayı, sedimantasyon.

Tortulaşmak : Sıvının dibinde tortu oluşmak. Tortu durumuna gelmek.

Tortullaşma : Tortulaşma.

Tortullaşmak : Tortulaşmak.

Tortulu : Tortusu olan.

Tortum : Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

Tortusuz : Tortusu olmayan.

Don yağının tortusu gibi kalmak : Çevresindekilerle iletişim kurmadan ilgisiz ve donuk kalmak.

Çökelti : Çökelme sonunda bir sıvının dibine çöken katı madde, çökel, tortu, toput, rüsup.

Yaramaz : Söz dinlemeyen, uslu durmayan, yasaklanan şeyleri yapmakta ayak direyen, haşarı (çocuk), uslu karşıtı. Uygun ve yararlı olmayan, bir işe yaramayan. Çapkın.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

 

Toplu : Bir arada, bütün, kombine. Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Vücutça dolgun. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Düzenlenmiş, dağınık olmayan.

Soysuz : Kötü tanınmış, ahlaksız. Biyolojik ve toplumsal ölçüler yönünden göze batacak kadar kötüye giden (kimse), dejenere. Soyunun özelliklerini yitirmiş olan (kimse, bitki vb.), dejenere.

Kalıntı : İz, işaret. Artıp kalan şey, bakiye. Eski çağlardan kalmış şehir veya yapı, ören, harabe. Bir toplum, kültür, uygarlık vb.nden artakalan şey.

Bir : Bu sayı kadar olan. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Beraber. Aynı, benzer. Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Tortu yükü : Bir hazne kayacının üstünde bulunan katmanların tüm ağırlığı.

Tortubilim : yerbilim: Tortul kayaçların çökertilmesi ve kökenleriyle ilgili yasaları inceleyen bilim dalı.

Tortucul :

Tortul başkalaşım kayaçları : Tortul kayaçlardan türemiş başkalaşım kayacı.

Tortul kayaç : Yerkabuğunda, tortullaşma ile oluşmuş kayaç.

Tortul kayaçlar : Çeşitli kökenden tortuların katmanlar durumunda sıkışıp katılaşmalarıyla oluşan üç büyük kayaç takımından biri. bk. Püskürük kayaçlar, başkalaşmış kayaçlar.

Tortul külte, tortul taş : (jeoloji)

Tortul örtü : Kristal kayaçla yapılı bir temel üzerindeki tüm tortul kalınlığı.

Tortulbilim : Tortul kayaçların çökeltilmesi ve kökenleriyle ilgili yasaları inceleyen bilim kolu.

Tortumkale : Erzurum kenti, Tortum belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Tortu ile ilgili Cümleler

  • Siz peynir yemeye devam edin, ben meyhaneye gidiyorum hemen şimdi tortulu, tortusuz şarap içmeye, kendinize dikkat edin.
  • Kumtaşı, tortul bir kaya türüdür.

Diğer dillerde Tortu anlamı nedir?

İngilizce'de Tortu ne demek? : n. lees, dregs, grounds, settlings, deposit, tailings, sediment, deposition, crust, draff, faeces [Brit.], feces, fecula, feculence, foots, remainder, residual, residue, residuum

Fransızca'da Tortu : sédiment [le], résidu [le], lie [la]

Almanca'da Tortu : n. Bodensatz, Hefe, Niederschlag, Satz, Sediment

Rusça'da Tortu : n. осадок (M), отстой (M), нагар (M)

adj. осадочный