Appetite türkçesi Appetite nedir

  • İstek.
  • Apetit.
  • Arzu.
  • Yemlerin tat, koku, nitelik ve ısı gibi etkenlere bağlı olarak istekle tüketilmesi.
  • Afiyet.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İştah.
  • Şehvet.

Appetite ile ilgili cümleler

English: A good appetite is a good sauce.
Turkish: İyi bir iştah iyi bir sostur.

English: I have a good appetite this morning.
Turkish: Bu sabah iyi bir iştahım var.

English: I have a good appetite today.
Turkish: Bugün iyi bir iştahım var.

English: I have a poor appetite these days.
Turkish: Bu günlerde iştahsızım.

English: He had no appetite because of the heat.
Turkish: Sıcaktan dolayı hiç iştahı yoktu.

Appetite ingilizcede ne demek, Appetite nerede nasıl kullanılır?

Appetite comes with eating : İştah yedikçe açılır.

Appetite suppressant : İştah bastırıcı. İştah kesici.

Bon appetite : Afiyet olsun.

Depraved appetite : İştah bozukluğu. Fosfor eksikliği ve diğer faktörlere bağlı olarak gelişen, yem niteliğinde olmayan süprüntü, kıl, gübre, odun gibi maddeleri yemeyle belirgin bir beslenme bozukluğu.

Gargantuan appetite : Çok büyük iştah. Muazzam istek.

Have no appetite : İştahı olmamak.

Wolfish appetite : Doymak bilmez iştah.

Satisfy the appetite : Arzusunu tatmin etmiş. İştahını tatmin etmiş. Açlığını gidermiş.

 

Has no appetite : Aç değil. Yemek istemiyor. İştahı yok.

Good appetite : Afiyet olsun.

İngilizce Appetite Türkçe anlamı, Appetite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Appetite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hankered : Özlemini çekmek. Çok özlemek. Arzulamak. Özlem. Özlem duymak. Hasret duymak. Özlemek. Can atmak. İstemek.

Eagerness : Canlılık. Sabırsızlık. Can atma. Heves. İsteklilik. Heveslilik. Açgözlülük. Şevk.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

Sweet tooth : Şeker sevme. Tatlı yiyeceklere düşkünlük. Tatlıya düşkünlük.

Eagers : Şevkli. Ateşli. Hevesli. Canlı. Gayretli. Can atan. Sabırsız. İstekli.

Lusted : Kösnü. Şehvetli olmak. Arzulu olmak. Seks düşkünlüğü. Şehvet duygusu. Kösnüllük. Heves. Çok şiddetli arzu.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Bents : Kır. Çok istemek. Meyil. Eğilim. Bükülmüş. Çimen. Yetenek. Çimenlik. Azmetmek.

Alacrities : Atiklik. Çeviklik. Şevk. Heves. Canlılık. Can atma. Neşe ve çeviklik. İsteklilik.

Appetite synonyms : carnality, cravings, ambition, alacrity, avidities, a clay, erotism, abdomen, lustfulness, aspirations, a dna, adjuration, concupiscence, bellies, eroticism, craving, abattoir, appetencies, bent, stomach, healths, a crochordon, a c syndrom, lech, fancy, conation, relish, horniness, claim, libidos, health, leches, a c deformity.

Appetite ingilizce tanımı, definition of Appetite

Appetite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The desire for some personal gratification, either of the body or of the mind.