İştah nedir, İştah ne demek

İştah; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Yemlerin tat, koku, nitelik ve ısı gibi etkenlere bağlı olarak istekle tüketilmesi.

İngilizce'de İştah ne demek? İştah ingilizcesi nedir?:

appetite

İştah hakkında bilgiler

Anoreksi, kelime olarak iştahsızlık anlamına gelmektedir. Fizyolojik veya psikolojik nedenlere bağlı, kısa dönemli ya da uzun dönemli kronik olabilir. Kronik formlarından Anoreksia Nervoza ve Bulimiya nervoza' ağır seyirli olabilir ve öldürücü sonuçlar doğurabilir.

İlerleyen dönemlerde ise;

İştah ile ilgili Cümleler

  • Oğlanın iştahı yoktu.
  • Ali maymun iştahlı, değil mi?
  • İştahımı kaybettim.
  • Sen maymun iştahlısın.
  • İştahımı kaybetmiş gibi görünüyorum.
  • İyi bir iştahım yok.
  • İştahını kaçırma.
  • İştahının geri döndüğünü görüyorum.
  • İştahım büyüktü.
  • Bu çok iştah açıcı görünmüyor.
  • İştahım yok.
  • Ali çok maymun iştahlıdır.
  • İştahın yok mu?
  • Ali çok maymun iştahlı, değil mi?

İştah tanımı, anlamı:

İştah açmak : Yemek isteğini artırmak.

İştah kapamak : Yemek isteğini azaltmak.

İştaha gelmek : Arzulamak.

İştah dişin dibindedir : "bir şey yemeyi istemeyen kimse, yiyecekten bir parça tattığında iştahının açıldığını görür" anlamında kullanılan bir söz.

 

İştahı açılmak : Yemek isteği artmak.

İştahı kabarmak : İsteği çoğalmak, heveslenmek.

İştahı kapanmak : Yemek isteği yok olmak.

İştahı olmak : Yemek isteği fazla olmak.

İştahı yerinde olmak : Yemesi, içmesi ve yaşaması düzenli olmak.

İştahlanmak : İştahı uyanmak veya artmak. İsteği, arzusu artmak.

İştahlı : İştahı olan, boğazlı. İstekli bir biçimde. İstekli, arzulu.

İştahlılık : İştahlı olma durumu.

İştahsız : Yemek yeme isteği olmayan, boğazsız. İsteksiz.

İştahsızlık : İştahsız olma durumu.

Maymun iştahlı : Hevesi çabuk geçen, kararsız.

Yemek : Başkasının parasını harcamak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yemek yeme, karın doyurma işi. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Kandırmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Isırmak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak.

Cinsel : Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.

İstek : Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi. Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu.

 

Arzu : İstek, dilek. Heves.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Gelme : Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmek işi.

Fizyolojik : Fizyoloji ile ilgili, vücutla ilgili. Normal, doğal olarak işleyen.

Yeme : Yemek işi. Yiyecek.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Diğer dillerde İştah anlamı nedir?

İngilizce'de İştah ne demek? : n. appetite, appetence, appetency, stomach, inner man, desire, belly, lustiness, relish

Fransızca'da İştah : appétit [le], goût [le]

Almanca'da İştah : n. Appetit, Esslust

Rusça'da İştah : n. аппетит (M), желание (N)