Be absent türkçesi Be absent nedir

  • Katılmamak.
  • Çekilmek.
  • Olmamak.
  • Mevcut olmamak.
  • Bulunmamak.

Be absent ile ilgili cümleler

English: I'll be absent from home in the afternoon.
Turkish: Öğleden sonra evde olmayacağım.

English: Ali will be absent today because he has a cold.
Turkish: Ali soğuk aldığı için bugün gelmeyecek.

English: I have to be absent from school next week.
Turkish: Gelecek hafta okula gelmemek zorundayım.

English: I'll be absent tomorrow.
Turkish: Yarın devamsız olacağım.

English: It is strange for him to be absent from school.
Turkish: Onun okula devamsızlık yapması tuhaf.

Be absent ingilizcede ne demek, Be absent nerede nasıl kullanılır?

Be : Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Kalmak. Bulunmak. -dır. Berylliumb (berilyum). -dir. Var olmak. Durmak. -dı.

Absent : Gaip. Yoklamada bulunmayan. Bulunmamak. Bulunmayan. Namevcut. Eksik. Yok. İlgisiz. Devamsız. Dalgın.

Be absentminded : Dalgın olmak.

Be a bad judge of : Anlamamak.

Be a bad sailor : Deniz tutmak.

Be a ball of fortune : Bir durumun kurbanı olmak. Şans topu olmak. Değişikliğe maruz kalmak.

Be a bad whip : Kötü araba kullanmak.

İngilizce Be absent Türkçe anlamı, Be absent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be absent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abdicates : Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tahttan çekilmek. İstifa etmek. Terketmek (tacını ve tahtını). El çekmek. Bırakmak. Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Vazgeçmek.

Abate : Yatıştırmak. İndirmek. Yürürlükten kaldırmak. Azalmak. Dindirmek. Eksilmek. Geçmek. Hafifletmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi).

Sit out : Sonuna kadar kalmak. Dışarıda oturmak. Yeralmamak. Dahil olmaktan kaçınmak. Oynamamak. Fazla uzun kalmak. Sonuna kadar oturmak. Yer almamak.

Abdicating : Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Vazgeçmek. El çekmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Tacını ve tahtını terketmek. İstifa etmek. Tahttan çekilmek. Bırakmak.

Be out of it : Yadırgamak. İlişiğini kesmek. Kaybedeceği kesin olmak. Yabancılık çekmek.

Back away : Geriye çekilmek. Ödün vermek. Bırakmak. Geri çekilmek.

Hold off : Ertelemek. Gecikmek. Beklemek. Geciktirmek. Çekinmek. Beklemede kalmak. Uzak tutmak. Gerçekleşmemek. Mesafe koymak.

Be off : Yakışıksız olmak (davranış). Defolmak. Kapalı olmak (elektrik veya ışık). Bozulmuş olmak (yiyecek veya içecek). Gerçekleşmemek. Yanılmak. Ayrılmak. İşe gitmemek. Yola çıkmak.

Lacked : Yokluk. İhtiyacı olmak. Eksik olmak. Eksiklik. Yoksun kalmak. Yoksun olmak. -e sahip olmamak. -sizlik çekmek. -den yoksun olmak.

Abates : Yürürlükten kaldırmak. Ceza indirimi yapmak. Geçmek. Dinmek. Azaltmak. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Eksilmek. Yatıştırmak. Hafifletmek.

Be absent synonyms : declines, absent oneself, decline, unbecome, absenting, be at variance, to be out of, come away, declined, lacks, bow, be lacking, lack, bow out, discommend, abdicate, absent oneself from, be away, be pulled, absented, fink out, absents, disagree with, abdicated, absent, bow out of.