Lacked türkçesi Lacked nedir

  • -e sahip olmamak.
  • -den yoksun olmak.
  • Yoksun kalmak.
  • Eksik olmak.
  • Eksiklik.
  • Yoksun olmak.
  • İhtiyacı olmak.
  • Yokluk.
  • -sizlik çekmek.
  • Olmamak.

Lacked ile ilgili cümleler

English: The girl lacked musical ability.
Turkish: Kız müzikal yetenekten yoksundu.

English: To be perfect she lacked just one defect.
Turkish: Mükemmel olmasını tek bir kusuru engelliyordu.

English: The young engineer lacked experience.
Turkish: Genç mühendisin deneyimi yoktu.

English: Many lacked political experience.
Turkish: Birçok insan siyasi deneyimden yoksundu.

English: Ali lacked commitment.
Turkish: Ali taahhütten yoksundu.

Lacked ingilizcede ne demek, Lacked nerede nasıl kullanılır?

Lacked nothing : Hiçbir eksiği yoktu. Her şeyi vardı.

Blacked : Siyahlatmak. Kararmak. Siyaha boyamak. Koyulaştırılmış. Karartılmış. Morartmak. Karartmak. Kara. Kirletilmiş. İftira atılmış.

Blacked out : Elektrik kesilmek. Geçici olarak hafızasını kaybetmek. Karartılmış. Sahnedeki ışıkları kapatmak. Karartmak. Sansürlenmiş. Bayılmış. Bilgiyi gizlemek. Bayılmak. Elektrik kesintisinden dolayı karanlığa gömülmüş.

Clacked : Tıkırdamak. Çatırtı. Laklak etmek. Gevezelik etmek. Gıcırtı. Çatırdamak. Takırdamak. Tıkırtı. Tıkırdatmak. Gıcırdamak.

Lampblacked : İslenmiş. Lamba isi ile kararmış. Kurumla kaplanmış.

 

Lackeys : Uşak. Yalaka. Çuhadar. Yağcı. Dalkavuk.

Lackey : Yağcı. Çuhadar. Uşak. Dalkavuk. Yalaka.

Blacken : Leke sürmek. Lekelemek. Siyahlaşmak. Karalamak. Kirletmek. Siyahlatmak. Kararmak. Karartmak. Kara çalmak. Kötülemek.

Lacker : Lake. Verniklere pigment eklenerek elde edilen vernik emayesi. Gizlemek (süslü sözlerle, vs.). Saydam bir vernik. Cilalamak. Lake ile kaplamak. İhtiyacı olan kimse. Düzgün görünüşlü hale getirmek. Verniklemek. Vernik.

Lackered : Düzgün görünüşlü hale getirmek. Verniklemek. Lake ile kaplamak. Cilalamak. Gizlemek (süslü sözlerle, vs.).

İngilizce Lacked Türkçe anlamı, Lacked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lacked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be wanting : Noksan olmak.

Tightness : Hasislik. Gerginlik. Sızdırmazlık. Azlık. Geçirmezlik. Zorluk. Su sızdırmazlık. Darlık. Kesatlık.

Exiguity : Yoksunluk. Kıtlık. Azlık. Darlık.

Destitution : Fakirlik. Fakru zaruret. Fakr u zaruret. Yoksulluk. Kimsesizlik. Aşırı yoksulluk. Mahrumiyet.

Hardships : Zorluk. Yoksulluk. Sıkıntı. Cefa. Güçlük.

Deficiencies : Eksik. Yetersizlik. Açık. Gereksinim. Yoksunluk. Noksan. Hesap açığı. Eksiklikler. Kusur.

Shortage : Eksik. Açık. Sıkıntı. Eksıklık. Kıtlık. Cari fiyattan arzın talebe cevap vermemesi. Noksanlık. Fire.

Need : Muhtaç olmak. İhtiyaç duymak. Gereksinim duymak. Gereksinim içinde olmak. -e muhtaç olmak. Gerekmek. İhtiyaç. Gereksinmek. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır.

Famine : Kıtlık. Bir toplumda, bir toplumsal kümede nüfusun bir bölümünün yaşamda kalabilmek için gerekli olan ölçüde beslenememesi ve bu yüzden ölüme gitmesi olgusu. Sıkıntı. Açlık.

 

Be pinched : Kıvranmak. Acı çekmek. Sıkışmak. Çimdiklenmek.

Lacked synonyms : mineral deficiency, missed, defalcations, absences, shortness, be desperate for, dearths, unbecome, be in a bind for, destituteness, be in short supply, deficit, decrementing, decrement, hardship, misses, want, decrements, beggarliness, exclude, absence, failures, inexistence, be desperate to get, forfeits, needing, requires, be off, be out of something, be short of, be in want, forfeit, be deprived of.

Lacked zıt anlamlı kelimeler, Lacked kelime anlamı

Presence : Ön. Tavır. Bulunuş. Buradalık. Duruş. Görünüş. Huzur. Protokol görevlileri. Orada bulunma.

Include : Kapsamına almak. Kaplamak. Dahil etmek. Kapsamak. İçine almak. Katmak. İçermek. Yer vermek.

Have : Sahip olmak. Elinde bulunmak. Zorunda olmak. Göz yummak. Aldatmak. Malik olmak. Olmak. Bulunmak. Buyurmak. Elde etmek.