Pour money down the drain türkçesi Pour money down the drain nedir

  • Dibine darı ekmek.
  • Parasını sokağa atmak.
  • Parayı heba etmek veya boşa harcamak.

Pour money down the drain ingilizcede ne demek, Pour money down the drain nerede nasıl kullanılır?

Pour : Boşaltmak (sıvı vb dökmek). Dökmek. Akmak. Yığılmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Koymak (çay vb). Dökülmek (kalıba). Akıtmak. Boşaltmak. Yağmak.

Money : Para kırmak. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Para. Patpat. Ücret. Mangır. Tıkır (argo sözcük). Bedel. Mal ve hizmetlerin değişimini kolaylaştırma işlevini yapan bir değişim aracı ve ortaklaşa değer birimi. Nakit.

Down : Boyunca. Çabucak içmek. Aşağıya doğru. Beri. Bozuk. Çökmek. Aşağı. Aşağısına doğru. Aşağısında.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Drain : Süzmek. Yarayı temizlemek. Pansuman yapmak. Akaçlamak. Suyunu boşaltmak. Tahliye etmek. Pis su borusu. Süzülmek. Dikmek. Suyunu çekmek.

Down the drain : Boşa. Heba olan. Boşa giden.

Went down the drain : Gelmemek üzere gitti. Buhar olup uçtu. Boşa gitti. Ziyan oldu. Heba oldu. Kayboldu.

 

Go down the drain : Atılmak. Ziyan olmak. Başarısızlığa uğramak. Güme gitmek. Heba olmak. Boşa gitmek.

İngilizce Pour money down the drain Türkçe anlamı, Pour money down the drain eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pour money down the drain ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Squander : Çarçur etmek. Heba etmek. Çar çur etmek. Har vurup harman savurmak. Hesapsızca tüketmek. Altından girip üstünden çıkmak. Boşa harcamak. Saçıp savurmak. Boş yere harcamak.

Squanders : Boşa harcamak. Har vurup harman savurmak. Saçıp savurmak. Boş yere harcamak. Altından girip üstünden çıkmak. Hesapsızca tüketmek. Heba etmek. İsraf etmek. Çarçur etmek.

Throw good money after bad : Parayı sokağa atmak. Başarısız olmuş bir işe para harcamaya devam etmek.

Use up : Bitirmek. Kullanıp bitirmek. Dibini bulmak. Yoğaltmak. Tüketmek. Harcamak.