Trickles türkçesi Trickles nedir

Trickles ingilizcede ne demek, Trickles nerede nasıl kullanılır?

Strickles : Ölçek sileceği. Orak bileme aleti. Sıyıraç.

Strickless : Sıyıraç.

Trickle away : Damlaya damlaya gitmek. Damlaya damlaya akmak.

Trickle filter : Yararlı bakteriler sayesinde zehirli amonyak ve nitritin atılması. Bir pissu temizleme yöntemi. Damlama filtre.

Trickle out : Yavaş yavaş kaybolmak.

Trick film : Hileli film. Sinema uygulayımının birtakım olanaklarından yararlanılarak sağlanmış, gerçekte varolması olanaksız olay ve durumların büyük yer tuttuğu film çeşidi. film hilelerine bol bol yer veren film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Trick into : Kandırmak.

Trickle : Sızmak. Süzülmek. Akıtmak (az az). Damla damla akmak. Yuvarlanmak (top). Damlatmak. Yavaş yavaş çıkmak. Akmak. Damlamak. Azar azar gelmek.

Strickle : Ölçek sileceği. Bileği taşı.

Trick out of : Kandırıp almak. Tokatlamak.

İngilizce Trickles Türkçe anlamı, Trickles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trickles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Percolate : Süzülme. Sızdırmak. Süzmek. Filtre etmek. Filtreden geçirmek.

Drip : Damlama sesi. Sızdırmak. Damla. İtici kimse. Damlalıkla sıvı verme. Sevimsiz. Damlama.

Exude : Kaçırmak. Yayılmak. Çıkarmak. Belirtmek. Sızıntı yapmak. Terlemek. Akıtmak. Yaymak. Eksüda.

Discharge : Taburcu etmek (hastayı). Taburcu etmek. Ateşlemek. Bir yoğunlaçta biriken elektrik yükünün bir dış devreye verilmesi. bir pilde biriken kimyasal erkenin elektrik erkesine dönüşmesi. Taburcu olma. Malı taşıtından dışarı çıkarma. İbra. Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır. Deşarj etmek.

Drain away : Akıtmak. Boşaltmak. Suyunu çekmek. Boşalmak. Tükenmek.

Dripped : Sızdırmak. Damla. Akıtmak. Sevimsiz kimse. Damlalıkla sıvı verme.

Feed : Besin. Besleme. Doyurmak. Yedirmek. Beslenmek (hayvan). Hayvanlar tarafından tüketilen ve hayvanların yaşama ve verim gereksinimlerini enerji ve/veya besin maddeleri yönünden karşılamak amacıyla belli sınır ve koşullarda yedirildiği zaman sağlığına zararlı olmayan, yararlanılabilir durumdaki organik ve/veya inorganik besin maddelerinin bir veya birkaçını kapsayan, bitkisel veya hayvansal kökenli veya doğada serbest olarak bulunan maddeler. Geçindirmek. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Bakmak. Otlatmak.

 

Instill : Bkz.instil. Sokmak. (fikir vb) aşılamak. Yavaş yavaş öğretmek. Aşılamak. (fikir) aşılamak. Öğretmek. İşlemek.

Dribble : Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Çalımlamak. Damla. Azar azar akmak. Top sürme. Bir oyuncunun topu ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak devinimlerle aldatıp geçmesi. (toplu ya da topsuz olarak yapılır.). Top sürmek. Yavaşça akmak. Deliğe yuvarlanmak (bilardo).

Trickles synonyms : trickle, blobbed, emanating, instilled, coursed, elapse, floats, emanate, come in suddenly, instills, filter, emulge, blow in, dribbles, crept, instil, exuded, filters, dribbled, drain, escaped, blob, effusing, creep away, dropped, implement, dribble down, drib, drop away, distils, instilling, flow, distills.

Trickles zıt anlamlı kelimeler, Trickles kelime anlamı

Disparage : Aşağı görmek. Hor görmek. Kötümsemek. Küçük görmek. Batırmak. Aleyhinde konuşmak. Adamdan saymamak. Küçümsemek. Küçük düşürmek. Kötülemek.

Tracked : İz bırakmak. İzlenen. İzini aramak. Paletli. Takip etmek. Geçmek (çöl vb.). Tırtıllı. Ray döşemek. Palet takmak (araç). İzlemek.