Trick into türkçesi Trick into nedir

Trick into ingilizcede ne demek, Trick into nerede nasıl kullanılır?

Trick : Oyun etmek. Oyuna getirmek. Ala. Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler. Dinleyenleri eğlendirmek amacıyla düzenlenen, içi kurnazlık ve dalaverelerle dolu olan bir tür düzmece anlatı, bk. halk alası. krş. masal, öykü. Çapraza getirmek. Faka bastırmak. Aldatmak. Aldatmaca.

Into : İçine. Ye. İçeriye. Haline. Biçimine. Şekline. -in içine. E. -a. -e.

Trick cyclist : Psikiyatrist.

Trick film : Hileli film. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema uygulayımının birtakım olanaklarından yararlanılarak sağlanmış, gerçekte varolması olanaksız olay ve durumların büyük yer tuttuğu film çeşidi. film hilelerine bol bol yer veren film.

Trick of the trade : Meslek sırrı.

Trick out : Allayıp pullamak. Çok şık giyinmek. Süslenip püslenmek. Aşırı şık giyinmek. Süslemek. Bezemek. Giyinip kuşanmak.

İngilizce Trick into Türkçe anlamı, Trick into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trick into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bilk : Hile. Aldatmak. Dubara. Borç takmak. Dolandırmak. Ödememek. Dolandırıcı.

 

Arguing : Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. Savunmak. Karşı gelmek. İddia etmek. İkna etmek. Belli etmek. Görüşmek. Göstergesi olmak. Tartışma.

Befooled : İşletmek. Aldatmak. Aptal yerine koymak.

Bait : Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Kandırma. Dikkati çeken şey. Mola. Oltaya ya da tuzağa yem koymak. Fabrikasyon, rafinerasyon gibi yöntemlerle işlenip balık avı için kullanıma hazır halde sunulan cansız organik yemler. Tuzak. Yem takmak. Taciz etmek.

Argued : Tartışmak. Görüşmek. Münakaşa etmek. Karşı gelmek. İddia etmek. Göstergesi olmak. İtiraz etmek. Savunmak. İspatı olmak.

Baited : Eziyet etmek. Taciz etmek. Cezbetmek. Yem. Baştan çıkarılmış. Tuzak. Kışkırtmak. Rahatsız etmek. Olta yemi.

Bamboozling : Yamuk yapmak. Kazıklamak. Şaşırtmak. İşletmek. Üçkağıda getirmek. Aldatmak. Kafeslemek.

Bamboozles : Üçkağıda getirmek. Aldatmak. Yamuk yapmak. İşletmek. Şaşırtmak. Kazıklamak. Kafeslemek.

Beguile : Çekmek. Eğlendirmek. Aldatmak. Ayartmak. Büyülemek. Hoşça geçirmek. Nasıl geçtiğini anlamamak. Saptırmak. Aklını çelmek.

Befools : Aldatmak. Aptal yerine koymak. İşletmek.

Trick into synonyms : befooling, beguiles, argues, befool, argue, bamboozle.