Trickle türkçesi Trickle nedir

Trickle ile ilgili cümleler

English: A trickle of blood ran down his neck.
Turkish: Onun boynundan bir damla kan aktı.

Trickle ingilizcede ne demek, Trickle nerede nasıl kullanılır?

Trickle away : Damlaya damlaya gitmek. Damlaya damlaya akmak.

Trickle filter : Damlama filtre. Yararlı bakteriler sayesinde zehirli amonyak ve nitritin atılması. Bir pissu temizleme yöntemi.

Trickle out : Yavaş yavaş kaybolmak.

Trickled : Azar azar gelmek. Damlatmak. Damla damla akmak. Akıtmak (az az). Akmak. Damla damla akıtmak. Damlamak. Süzülmek. Yuvarlanmak (top). Sızmak.

Trickles : Yuvarlanmak (top vb). Akıtmak (az az). Yuvarlanmak (top). Damlamak. Damla damla akıtmak. Azar azar gelmek. Süzülmek. Sızmak. Akmak. Damlatmak.

Strickle : Bileği taşı. Ölçek sileceği.

Strickless : Sıyıraç.

Trick out : Allayıp pullamak. Aşırı şık giyinmek. Süslemek. Süslenip püslenmek. Çok şık giyinmek. Bezemek. Giyinip kuşanmak.

Trick of the trade : Meslek sırrı.

Trick out of : Kandırıp almak. Tokatlamak.

İngilizce Trickle Türkçe anlamı, Trickle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trickle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Percolate : Filtreden geçirmek. Süzülme. Sızdırmak. Filtre etmek. Süzmek.

Effuse : Sızdırmak. Dökmek. Taşırmak. Yayılmış, ince tabaka halinde yayılmış. Taşmak. Dışarı akıtmak. Yayılmak. Yaymak. Efüz. Açılmak.

Dribble down : Damlalar akmak. Su sızmak.

Floats : Yüzmek. Piyasaya çıkarmak. İşlik düzlüğünün tabanına, görünçlüğü önden aydınlatacak biçimde yerleştirilen bir dizi ışıtaç. Yer ışıkları. Dolaşmak. Su üzerinde durmak. Dalgalanmak. Taban ışıtaçları. Batmamak.

Course : Köpeklerle kovalamak. Kır koşularında, atletlerin izlemek zorunda oldukları imlerle belirlenmiş yarış yolu. Pist. Seyir. Gidişat. Koşturmak. Bir süreç ya da gidiş içinde izlenen yol. Dizi. Rota.

Drip : Renksiz. Damlama sesi. Damlalıkla sıvı verme. Sevimsiz kimse. Damlama. İtici kimse. Damla. Sevimsiz.

Distil : Özünü çıkarmak. İmbikten çekilmek. Saflaştırmak. Biçimlenmek. Özünü almak. Damıtmak. İmbikten çekmek. İmbikten geçmek.

Crept : Sokulmak. Emeklemek. Sürünmek. Sürünen. Sarılarak büyümek. Ürpermek. Sürünerek ilerlemek.

Instil : (fikir vb) aşılamak. (fikir) aşılamak. Yavaş yavaş öğretmek. İşlemek. Aşılamak. Sokmak. Öğretmek.

Effuses : Sızdırmak. Taşmak. Yaymak. Açılmak. Dışarı akıtmak. Dökmek. Taşırmak. Yayılmak.

Trickle synonyms : intravenous drip, blow in, distills, blobbed, dribbled, escape, trickled, emanated, floated, filters, effusing, emulge, run, all pervading, escaped, coursed, dribble, elapses, flow, blob, escapes, dropped, drop away, feed, drain off, trickles, exude, come in suddenly, instill, drain away, emanating, effused, dribbles.

Trickle ingilizce tanımı, definition of Trickle

Trickle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To flow in a small, gentle stream. The act or state of trickling. Also, that which trickles. A small stream. To run in drops. Drip.