Instil türkçesi Instil nedir

Instil ile ilgili cümleler

English: We must instill patriotism into the young people of today.
Turkish: Biz bugünün genç insanlarına vatanseverlik aşılamalıyız.

Instil ingilizcede ne demek, Instil nerede nasıl kullanılır?

Instill : Aşılamak. Damlatmak. Bkz.instil. Sokmak. Damla damla akıtmak. (fikir) aşılamak. İşlemek. Yavaş yavaş öğretmek. (fikir vb) aşılamak. Öğretmek.

Instillation : İnstilasyon. Fikir aşılama. Aşılama. Damlatma. Telkin etme.

Instillator : Enstilatör.

Instilled : İçine konulmuş. Aşılamak. Aşılanmış. Damla damla akıtmak. Yavaş yavaş öğretmek. İşlemek. Damlatmak. Sokmak. Yavaş yavaş verilmiş. (fikir) aşılamak.

Instiller : (fikir vb) aşılamak. Aşılamak. Sokmak. Öğretmek. Damlatmak. Küçük miktarlar halinde içine yerleştiren. İçine koyan. Damla damla akıtmak. İşlemek. Yavaş yavaş öğretmek.

Instillers : (fikir) aşılamak. Öğretmek. İçine koyan. Aşılamak. Damlatmak. Aşılayan. İşlemek. Yavaş yavaş veren. (fikir vb) aşılamak. Damla damla akıtmak.

Instigated : Teşvik etmek. Fit sokmak. Fitilledi. (isyanın başlamasına vb) önayak olmak. Ayağa kaldırmak. Teşvik etti. Başlattı. Tahrik etti. Tahrik etmek. Başlatmak.

 

Instilling : Damla damla akıtmak. Damlatmak. Yavaş yavaş öğretmek. (fikir) aşılamak. İşlemek. Aşılamak. Sokmak. (fikir vb) aşılamak. Öğretmek.

Instils : Damlatmak. Yavaş yavaş öğretmek. (fikir) aşılamak. Aşılamak. Sokmak. İşlemek. (fikir vb) aşılamak. Öğretmek. Damla damla akıtmak.

Instigating : Kışkırtıcı. Muharrik.

İngilizce Instil Türkçe anlamı, Instil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Instil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Commits : Teslim etmek. Adamak. Komisyona sunmak. Suç işlemek. Söz vermek. Önermek. Emanet etmek. Vaat etmek.

Envenoms : Bozmak. Zehirlemek. Kızıştırmak. Zehir katmak. Dolduruşa getirmek.

Dribble : Deliğe yuvarlanmak (bilardo). Yavaşça akmak. Futbol, basketbol alanlarında kullanılır. Bir oyuncunun topu ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak devinimlerle aldatıp geçmesi. (toplu ya da topsuz olarak yapılır.). Çalımlamak. Sürmek (topu). Çalım. Damlamak. Azar azar akmak.

Inculcate : Birşeyi tekrar ederek birinin kafasına yerleştirmek. Kafasına sokmak. Telkinde bulunmak. Tekrarlayarak kafasına sokmak. Telkin etmek. Talim etmek.

Brand : Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yaftalanmak. Damgalamak. Markalamak. Damga vurmak. Lekelemek. Derin etki bırakmak. Sarmalaç üzerine malın özelliğini göstermek amacıyla ve kızgın bir demirle vurulan im.

 

Fertilize : İlkah etmek. Verimlileştirmek. Verimli kılmak. Gübrelemek. Döllemek. Tohumlamak. Bereketlendirmek.

Instillers : Küçük miktarlar halinde içine yerleştiren. Yavaş yavaş veren. İçine koyan.

Discoursing : Muhavere. Üzerinde durmak. Konuşmak. Bahsetmek. Söylev vermek. Karşılıklı konuşma. Mükaleme.

Instill : Bkz.instil.

Embed : İçine katmak. Gömülmek. İyice yerleştirmek. Oturtmak. Kakmak. Yerleştirmek. Gömmek. Kafasına sokmak.

Instil synonyms : engrave, fertilized, instilling, engrafts, fertilises, drop, dribbles, engrafting, fertilizes, graft, introduce, cultivating, distill, fertilise, enter, instilled, trickled, dragged, instils, enlightens, educates, dripped, farms, farmed, drips, envenoming, embroils, dropped, envenom, beat into, farm, cultivates, edify.