Öğretmek nedir, Öğretmek ne demek

  • Bir kimseye bir konuda bilgi ve beceri kazandırmak.
  • Bilinmeyen bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak.
  • Yetenek kazandırmak

"Öğretmek" ile ilgili cümleler

  • "Bir şeyi bir adama öğretmek için öğretenle öğrenen arasında mutlaka ruhi bir yakınlık lazımdır." - B. Felek
  • "Böyle görünmesini öğretmişler, sağlam bir terbiye almış." - R. H. Karay

Diğer sözlük anlamları:

Alıştırmak.

Öğretmek kısaca anlamı, tanımı:

Öğretme : Öğretmek işi.

Akıl öğretmek : Birine nasıl davranacağını göstermek, yol göstermek, akıl vermek.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Bilgi : Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler.

Beceri : Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

Kazandırmak : Kazanmasını sağlamak.

 

Yetenek : Bir duruma uyma konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç, kapasite. Kişinin kalıtıma dayanan ve öğrenmesini çerçeveleyen sınır. Dışarıdan gelen etkiyi alabilme gücü. Bir kimsenin bir şeyi anlama veya yapabilme niteliği, kabiliyet, istidat.

Bilinmeyen : Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

Öğretmek ile ilgili Cümleler

  • Cahile ilim öğretmek ile zalime kılıç vermek aynı şeydir.
  • Bugün öğretmek istiyorum.
  • Öğretmekten çok yoruldum.
  • Yaşlı bir köpeğe yeni hünerler öğretmek zor.
  • Ali çocuklarına çalışmanın değerini öğretmek istiyor.
  • Doğal düşünmeyi öğretmek okullarda zordur.
  • Bu makinenin nasıl çalıştırılacağını bana öğretmek zorundasın.
  • Şu anda Esperanto öğretmek için Güney Amerika'dayım.

Diğer dillerde Öğretmek anlamı nedir?

İngilizce'de Öğretmek ne demek? : v. teach, instruct, show, enlighten, indoctrinate, initiate, introduce, profess, school

Fransızca'da Öğretmek : apprendre, enseigner, faire la classe, faire la leçon, instruire, montrer

Almanca'da Öğretmek : v. anlernen, ausbilden, beibringen, belehren, instruieren, lehren, unterweisen, weisen

Rusça'da Öğretmek : v. учить, обучать, наставлять, поучать, приучить, научить, выучивать, заниматься, выучить, обучить, наставить, выучить, заняться