Aşılamak nedir, Aşılamak ne demek

Aşılamak; bir tıp terimidir.

  • Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak
  • Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek.
  • Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak.
  • Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek.
  • Başkasına hastalık geçirmek.

"Aşılamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Çalışıp çabaladı, sonunda bana da tahlilci bir zihniyet aşıladı." - H. E. Adıvar

Yerel Türkçe anlamı:

Katmak, karıştırmak.

Eski bir şeyi yenilemek, tamir etmek: Bahçeyi diktiydik, bir çok yerleri bitmemiş, bugün aşıladım geldim.

Aşı yapmak

Fransızca'da Aşılamak ne demek?:

greffer

Osmanlıca Aşılamak ne demek? Aşılamak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

aşılamak

Aşılamak anlamı, tanımı:

Aşılama : Yeni aşılanmış ağaç. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma. Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah. Aşılamak işi, telkih. Bu yolla elde edilmiş. Aşılanmış (ağaç).

Vücut : Var olma, varlık. İnsan veya hayvan gövdesi, beden.

Bağışıklık : Bazı mikroplara karşı aşı veya doğal yolla kazanılmış direnç durumu.

Yaratmak : Allah, olmayan bir şeyi var etmek. Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak. Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak.

 

Hasta : Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan. Parasız, züğürt. Aşırı düşkün, tutkun. Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız.

Vermek : Yaymak. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Satmak. Tespit etmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Dayamak. Sahip olmasını sağlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Doğurmak. Ayırmak, harcamak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Ödemek. Herhangi bir duruma yol açmak. Ondan bilmek, atfetmek. Bırakmak veya bağışlamak. Kazandırmak, katmak.

Yapmak : Yol almak. Olmasına yol açmak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Gerçekleştirmek. Davranmak, hareket etmek. Onarmak, tamir etmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir durum yaratmak. Evlendirmek. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Olmak. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Salgılamak, çıkarmak. Dışkı çıkarmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Edinmek, sahip olmak. Düzenli bir duruma getirmek. Üretmek.

 

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Ruh sağlığının bozulması durumu.

Geçirmek : Bir işi birden çok kişi üzerinde uygulamak. Herhangi bir durumu yaşamış olmak. Birine kötü söz söylemek. Alışverişte aldatmak, kötü mal satmak, kazıklamak. Zaman harcamak. Hastalık bulaştırmak. Bir şeyi bir yandan öbür yana götürmek. Geçme işini yaptırmak, geçmesini sağlamak. Bir şeyi kendisine ayrılmış olan yere yerleştirmek, takmak. Vurmak. Bir şeyi bir yerden başka yere taşımak, nakletmek. Bir gereksinimi eldeki imkânla karşılamak. Yola çıkan birini uğurlamaya gitmek, selametlemek, teşyi etmek. Giymek, giyinmek. Tespit etmek, yazmak, kaydetmek. Etmek, yapmak. Bir süre yaşamak, oturmak, kalmak.

Diğer dillerde Aşılamak anlamı nedir?

İngilizce'de Aşılamak ne demek? : v. vaccinate, inoculate, immunize; graft, bud, transfuse, suggest, engraft, envenom, fertilize, imbue, impregnate, indoctrinate, infect, infuse into, ingraft, instil, instill; pass on an ilness

Fransızca'da Aşılamak : vacciner, inoculer, (a

Almanca'da Aşılamak : v. anhauchen, einimpfen, impfen, implantieren, okulieren, pfropfen

Rusça'da Aşılamak : v. прививать, вакцинировать, внедрять, имплантировать, воспитывать, привить, внедрить, воспитать