Brand türkçesi Brand nedir

  • Sarmalaç üzerine malın özelliğini göstermek amacıyla ve kızgın bir demirle vurulan im.
  • Yaftalanmak.
  • Damga.
  • Derin etki bırakmak.
  • Damga vurmak.
  • Dağlamak.
  • Damgalamak.
  • İşlemek.
  • Marka.
  • İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Bir mal, hizmet ya da kurumu tanıtmaya ve benzerlerinden ayırmaya yarayan tescil edilmiş özel ad, kısaltma veya işaret.
  • Lekelemek.
  • Markalamak.
  • Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç.

Brand ile ilgili cümleler

English: I feel like a brand new person.
Turkish: Yeni doğmuş gibi hissediyorum.

English: I had trouble deciding which brand of dog food to feed my dog.
Turkish: Köpeğimi hangi marka köpek yiyeceği ile besleyeceğime karar vermede güçlük çekiyorum.

English: Everything was brand new.
Turkish: Her şey yepyeniydi.

English: I've got a brand new bike.
Turkish: Yepyeni bir bisikletim var.

English: Ali became aware of a brand new world.
Turkish: Ali yepyeni bir dünyayı fark etti.

Brand ingilizcede ne demek, Brand nerede nasıl kullanılır?

Brand awareness : Marka farkındalığı. Marka bilinci. Marka bilinirliği.

Brand awareness and loyalty : Marka farkındalığı ve bağımlılığı.

 

Brand choice : Marka seçimi.

Brand image : Tüketicinin belleğinde bir ürün ya da grubu hakkında oluşturulan izlenimler. Marka imajı.

Brand leader : Bir mala ilişkin piyasada en büyük paya sahip marka. Lider marka.

The brand of cain : Ölümsüzlük sembolü.

Brand spanking new : Gıcır gıcır. Yepyeni.

Brand new : Gıcır gıcır. Yepyeni. El değmemiş. Pırıl pırıl. Çok yeni. Kullanılmamış. Son çıkan. Çiçeği burnunda. Hiç kullanılmamış.

Fire brand : Yanan çubuk. Fitneci. Kışkırtıcı. Sorun çıkarıcı. Enerjik ve canlı kimse (argo terim).

Name brand : Ticari ad. Belli bir üreticinin bir ürün versiyonunda kullandığı benzersiz ad (örn.: nıke spor ayakkabı, reebok spor ayakkabı, vs.). Marka ismi.

İngilizce Brand Türkçe anlamı, Brand eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brand ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bastardizing : Kötüleştirmek. Çarpıtmak saptırmak. Saptırmak. Yozlaşmak. Değerini düşürmek. Alçaltmak. Alçalmak. Çarpıtmak. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak.

Incuse : Damgalama. Para damgalamak. Para damgalama.

Bedaubing : Bulamak. Karalamak. Kirletmek. Sıvamak. Bulaştırmak. Sürmek.

Imprint : İyice yerleştirmek. Nakşetmek. Basmak (damga veya mühür). Sokmak (zihnine). İz. Kondurmak. Yayıncı. Zihnine sokmak. Yayınevi adı.

Seals : Belirlemek (yazgı). Mühürlemek. Kapamak. Ayıbalığı avlamak. Fok avlamak. Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, yüzgeç ayaklılar (pinnipedia) alt takımdan, kulakları körelmiş, yüzgeç biçiminde olan ayaklarından alttakileri çok kullanılmayan, derileri ve yağları için avlanan, soğuk bölgelerin kıyılarında yaşayan bir familya. denizköpeğigiller. Kapatmak. Keçeler. Mühürler.

 

Bedaub : Sürmek. Sıvamak. Karalamak. Bulamak. Kirletmek. Bulaştırmak.

Engrave : Hakketmek. Kalemle işlemek. Kazmak. Kazımak. Derin iz bırakmak. Biçim vermek. Kabartma yapmak. Oymak. Nakşetmek.

Bedaubs : Kirletmek. Bulamak. Bulaştırmak. Sürmek. Karalamak. Sıvamak.

Chip : Kırıntı. Çatlak. Dilimlemek. Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç. kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır, bk. tümleşik çevrim. Marangoz-doğramacı. İz. Çentmek. Pullarını ayıklamak. Yontmak. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Brand name : Belli bir marka veya üretilen bir eşyanın bilindiği isim. Rakamlar. Firmanın markasını oluşturan kelimeler. Harfler. Marka adı. Marka ismi. Bir ürüne ait özel ad.

Brand synonyms : recording label, identification mark, impresses, initials, bastardise, stamp, cacheting, sears, cancellations, impression, charactered, counter, asperses, cauterising, label, stigmatizing, cultivating, cancellation, mark, blemish, seal, cancelation, jetton, bastardize, trade name, cauterizing, stigmatising, cultivates, attaint, cachet, commit, farm, stigmatize.

Brand ingilizce tanımı, definition of Brand

Brand kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Or a stick or piece of wood partly burnt, whether burning or after the fire is extinct. To burn a distinctive mark into or upon with a hot iron, to indicate quality, ownership, etc., or to mark as infamous (as a convict). A burning piece of wood.