Damgalamak nedir, Damgalamak ne demek

  • Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak
  • Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek.
  • Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek.

"Damgalamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Hayvanı damgalamak. Pulu damgalamak."

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bir hayvanın tanınması için kullanılan kalıcı veya yarı kalıcı marka, etiket.

İngilizce'de Damgalamak ne demek? Damgalamak ingilizcesi nedir?:

branding

Damgalamak tanımı, anlamı:

Damgalama : Damgalamak işi.

Damga : Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum. Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç.

İşaret : Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.

Yapmak : Evlendirmek. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Edinmek, sahip olmak. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Dışkı çıkarmak. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Gerçekleştirmek. Davranmak, hareket etmek. Olmak. Yol almak. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Olmasına yol açmak. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Üretmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Bir durum yaratmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Salgılamak, çıkarmak. Düzenli bir duruma getirmek. Onarmak, tamir etmek.

 

Vurmak : Dokunmak, hasta etmek. Ses çıkarmak için bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak. Sırtına, omzuna yerleştirmek. Çıkmak. Kalp, vuru durumunda olmak, çarpmak. Tavla oyununda pulu kırmak. Etkisi bir yere kadar uzanmak. Olumsuz yönde etkilemek. Soğuk, dolu vb. ürünlere zarar vermek. Batıcı veya kesici cisimleri saplamak, kakmak. Desteklemek, dayamak. Hızla çarpmak. Herhangi bir biçimde haksız yoldan para almak, soymak. Uygulamak, basmak, koymak. Bir şeyi başka bir şey üzerine koymak. Duyulmak, hissedilmek. Manevi olarak yaralamak. Bağlama, ilişkilendirmek. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak. İçki içmek. Takmak, koymak, bağlamak. Üzerinde görünmek, üzerine düşmek, yansımak, aksetmek. Olduğundan başka biçimde görünmek. Çarpma işlemini yapmak. Hızla değmek, çarpmak. Kadeh tokuşturmak. Sürmek. Silahla yaralamak, öldürmek. Ses çıkarmak, ses vermek, çalmak. Amaçladığı şeye rast getirmek. Piyango vb. çıkmak, isabet etmek.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Dayanma : Dayanmak işi.

Nitelik : Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet.

Yüklemek : Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak. Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak. Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak. Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak. Bir suçu birinin üstüne atmak.

 

Diğer dillerde Damgalamak anlamı nedir?

İngilizce'de Damgalamak ne demek? : v. stamp, mark, stigmatize, print on, seal, print, brand, impress, incuse

Fransızca'da Damgalamak : marquer, timbrer, estampiller, sceller, tamponner

Almanca'da Damgalamak : v. abstempeln, brandmarken, entwerten, stempeln

Rusça'da Damgalamak : v. клеймить, маркировать, компостировать, заклеймить