Prints türkçesi Prints nedir
- Basmak.
- Matbaada basmak.
- Basılmak.
- Desen basmak.
- Damgalamak.
- Yayınlamak.
- Baskılar.
- İşlemek (beynine).
Prints ile ilgili cümleler
English: Ali left fingerprints on the doorknob of the room where the body was found.
Turkish: Ali cesedin bulunduğu odanın kapı kolunda parmak izleri bıraktı.
English: Tom's prints were on the gun.
Turkish: Tom'un izleri silahtaydı.
English: Tom's dog left muddy paw prints all over his new carpet.
Turkish: Tom'un köpeği onun yeni halısı üzerinde çamurlu pençe izleri bıraktı.
English: Ali carefully wiped his fingerprints off the knife.
Turkish: Ali parmak izlerini bıçaktan dikkatlice sildi.
English: Tom's prints are on the gun.
Turkish: Tom'un izleri tabancada.
Prints ingilizcede ne demek, Prints nerede nasıl kullanılır?
Printserver snmp access control configuration : Printserver yayk erişim denetimi yapılandırması.
Printserver snmp service configuration : Printserver yayk hizmet yapılandırması.
Configure printserver : Printserver'ı yapılandır.
Install printserver files : Printserver dosyalarını yükle.
Blueprints : Ozalit. Ayrıntılı tasarı. Tasarlamak. Şablon. Prototip. Planı mavi kağıda çekmek. Mavi kopya çıkarmak. Kılavuz. Proje. Ozalit kopya.
Misprints : Baskı hatası. Yanlış basmak. Dizgi yanlışı. Baskı hatası yapmak.
Footprints : Ayak izleri. Ayak izi. İz.
Imprints : Basmak. Baskı ve yayınevi özelliklerini basmak. Etkilemek. Kondurmak.
Overprints : Çok koyu basmak (fotoğrafçılık terim). Fazla basmak. Üzerine. Üzerine yeniden basmak.
Voiceprints : Görünge çizimsel olarak üretilen ve her sese özgü olan ses özellikleri.
İngilizce Prints Türkçe anlamı, Prints eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prints ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Catch : Anlamak. Yakalanan şeyin miktarı. Takılmak. Enselemek. Tutmak. Çalışmak (mekanizma). Çekmek. Cezbetmek. Vurmak. Carpmak.
Compresses : Basınç yapmak. Birkaç sözcükle anlatmak. Kompres yapmak. Sıkıştırmak. Kısaltmak. Bastırmak. Özetlemek.
Featuring : Önem vermek. Düet. Belirtmek. Beraber şarkı söyleme. Eşlik eden. Karakterize etmek. Başrolde oynatmak.
Compress : Kompres. Bir kaç sözcükle anlatmak. Bastırmak. Sıkıştırmak. Basınç yapmak. Yara veya şiş ve yangıların tedavisinde kullanılan yumuşak ve çoğunlukla sıcak veya soğuk ıslak bez. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birkaç sözcükle anlatmak. Kısaltmak.
Component : Cüz. Bir bilgisayar donanımını oluşturan en küçük herhangi bir öğe. bileşen sözcüğü de kullanılmaktadır. Bir özdeği oluşturan kimyasal bileşimi bildirmek için verilmesi gerekli kimyasal türlerden her biri. Bir dizgeyi oluşturan özdeklerin her biri. bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Yönleçsel bir niceliğin yerlem eksenleri üzerindeki izdüşümleri. bir bütünü oluşturan parçalar. Bileşken. Komponent. Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. Bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Bir bileşim ya da bireşimi oluşturan öğelerden her biri.
Stamp : Bastırmak. Tepinmek. Kaşe basmak. Pul. Stamp. Kaşe. Damga vurmak. Kazımak. Tasdik etmek.
Bring out : Çıkarmak. Üzerinde durmak. Belli etmek. Üretmek. Öndürmek. Piyasaya yeni mal sürmek. -i açmak. Yapmak (yeni bir şeyi). Ortaya çıkarmak. Cesaret vermek.
Brand : Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. Markalamak. Bir mal, hizmet ya da kurumu tanıtmaya ve benzerlerinden ayırmaya yarayan tescil edilmiş özel ad, kısaltma veya işaret. Marka. Damga vurmak. Damga. Sarmalaç üzerine malın özelliğini göstermek amacıyla ve kızgın bir demirle vurulan im. İşlemek. Dağlamak.
Crushes : Buruşmak. Kahretmek. Öğütmek. Sıkıştırmak. Araç ile çiğnemek. Ezmek. Parçalanmak. İtişmek. Kırılmak.
Heralding : Takdim etmek. Haber vermek. Müjdelemek. İlan etmek. Hanedan armacısı. Haberci. Müjdecisi olmak. Bildirmek. Selamlamak.
Prints synonyms : attracter, attractor, create, intersection point, seals, element, make, counterfeit, factor, stigmatise, branding, pressures, gazette, constituent, impress, break into, heralded, impresses, brands, issue, be published, be pressed, emits, stamps, impressing, flood, feature, brought out, caught, broadcast, imprint, depress, print.
Prints zıt anlamlı kelimeler, Prints kelime anlamı
Node : Yaprağın ayrıldığı eklem yeri. nod. yürekte yürütücü dokuya ait atriyoventriküler ve sinüatriyal düğümler. 3.ranvier boğumu. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Düğüm noktası. Devre. Duran dalga profilinde. Ay yörüngesinin tutulum'u deldiği iki noktadan her biri. çift-yıldizlarda yoldaş yörüngesinin, bakış doğrultumuza dik olan izdüşüm düzlemini deliği noktalardan her biri. Yaprakların gövde üzerinde bağlı oldukları yer. nodyum. Düğüm. Bezecik. Boğum noktası.
Antinode : Dalga karnı. Karın. Durağan dalgaların en büyük genlikte kesimi.

Bu kısımda Prints kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prints ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prints anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prints ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.