Bring out türkçesi Bring out nedir
- Meydana çıkarmak.
- Cesaret vermek.
- Piyasaya yeni mal sürmek.
- Yapmak.
- Belli etmek.
- Yayımlamak.
- -i açmak.
- Üzerinde durmak.
- Ortaya çıkarmak.
- Piyasaya sürmek.
- Üretmek.
- Yayınlamak.
- Çıkarmak.
- Öndürmek.
- Görülmesini sağlamak.
- Yapmak (yeni bir şeyi).
Bring out ile ilgili cümleler
English: Poverty does more to bring out the worst in people and conceal the best than anything else in the world.
Turkish: Yoksulluk insanlardaki en kötüyü ortaya çıkarmak ve en iyiyi gizlemek için dünyadaki başka her şeyden daha fazlasını yapar.
Bring out ingilizcede ne demek, Bring out nerede nasıl kullanılır?
Bring : Getirmek. Kandırmak. Vermek (ceza). Kazandırmak. Ayıltmak. İkna etmek. Belirtmek. Doğurmak. Sebebiyet vermek. Neden olmak.
Out : Yanmak. Meydana çıkmak. Bayılmak. Dışarı. Nakavt etmek. Kovmak. Çıkarmak. Çıkış. Dışarı çıkarmak. Kendini belli etmek.
Bring into the world : Yaratmak. Doğurmak. Babası olmak. Dünyaya getirmek. Üretmek.
Bring a lawsuit : Dava açmak. Mahkeme açmak.
Bring a unit up to strength : Bir grubun mevcudunu tamamlamak.
Bring about : Meydana getirmek. Husule getirmek. Orsa alabanda etmek (gemi). Beraberinde getirmek. Gerçekleştirmek. Sebep olmak. Neden olmak. Yol açmak. İleri sürmek. Ortaya çıkarmak.
İngilizce Bring out Türkçe anlamı, Bring out eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bring out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Carry on : Kızgınlıktan bağırıp çağırmak. Devam ettirmek. Şamata etmek. İşi sürdürmek. Kırıştırmak. Aşırı bir şekilde davranmak. Varlığını sürdürmek. Yürütmek. İlişkisi olmak. Sürdürmek.
Carry : Taşımak. Büyülemek. Bulaştırmak. İçermek. Taşıyıcılık yapmak. Kaldırmak. Desteğini kazanmak. Nakletmek. Desteklemek.
Heralding : İlan etmek. Selamlamak. Bildirmek. Haber vermek. Haberci. Müjdelemek. Hanedan armacısı. Takdim etmek. Müjdecisi olmak.
Commit : Kalkışmak. Komisyona sunmak. İşlemek. Vaat etmek. İrtikap etmek. Suç işlemek. Adamak. Teslim etmek. Emanet etmek.
Emit : Atmak. Salmak. Yaymak. Neşretmek. Vermek. Göndermek. Yollamak. Belirtmek.
Give to the world : Tanıtımını yapmak. Duyurmak.
Deduced : Çıkarsama yapmak. Çıkarım yapmak. Çıkarsamak. Sonuca varmak. Sonuç çıkarmak. Sonucuna varmak. Anlamak. Gelişimini izlemek. İstidlal etmek. Görüşüne varmak.
Discourses : Ayrıntılı bir şekilde konuşmak. Tez. Araştırma. Ciddi ve ayrıntılı bir şekilde yazmak. Konuşma. Söylev vermek. İşlemek. Söylev. Nutuk.
Bring into the world : Yaratmak. Babası olmak. Doğurmak. Dünyaya getirmek.
Bruit about : Yaymak (söylenti).
Bring out synonyms : act, deliberate, passes, broadcasted, market, architect, encourages, disclose, discoursed, discloses, argues, deduces, generates, argued, broadcast, let on, encourage, embolden, exhorting, publishes, procreate, evince, encouraged, come close, breed, raise, air, emboldens, bares, abstract, promulgating, put into circulation, grew.

Bu kısımda Bring out kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bring out ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bring out anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bring out ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.