Bring into the world türkçesi Bring into the world nedir

Bring into the world ingilizcede ne demek, Bring into the world nerede nasıl kullanılır?

Bring : Kandırmak. Belirtmek. Getirmek. Kazandırmak. Vermek (ceza). Ayıltmak. İkna etmek. Razı etmek. Neden olmak. Doğurmak.

Into : Haline. İçine. E. Ye. Biçimine. Şekline. -a. -in içine. İçeriye. -e.

The : Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

World : Evren. Diyar. Ömür. Toplum. Alem. Yeryüzü. Yer. Arz. Cihan.

Bring into the open : Açığa çıkarmak. Ortaya çıkarmak.

Bring into the world : Üretmek. Yaratmak. Doğurmak. Babası olmak. Dünyaya getirmek.

Bring into a certain state : Belirli bir duruma getirmek.

Bring into : Getirmek. İthal etmek. Başlatmak. Dışarıdan mal getirmek.

Come into the world : (bebek) doğmak. (bebek) dünyaya gelmek. Doğmak. Dünyaya gelmek.

İngilizce Bring into the world Türkçe anlamı, Bring into the world eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring into the world ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bear children : Çocuk sahibi olmak. Çocuğu olmak.

 

Bring into being : Oluşturmak. Hayat vermek. Var etmek. Vücuda getirmek. Hayata geçirmek. Kurmak. Meydana getirmek.

Created : Oluşturulma. Oluşturma tarihi. Neden olmak. Atamak. Yaratılmış. Oluşturmak. Yetki vermek. Yaratıldı. Meydana getirmek.

Fabricate : İcat etmek. Sahtesini yapmak. Kandırmak amacıyla uydurmak. İmal etmek. Yapmak. Bir araya getirmek. Yalan söylemek. Atmak. Kurmak.

Give birth to : Meydana getirmek. Kaynağı olmak. Doğurmak (bebek vb). Çocuk dünyaya getirmek. Doğurmak (çocuk veya yavru). Yol açmak. Doğum yapmak.

Conceive : Düşünmek. Kurmak. Kavramak. Yazmak. Akıl erdirmek. Gebe kalmak. Anlamak. Tasarlamak.

Caused : Sebep oldu. Sebep olan. Yol açtı. Mütevellit. Sebep olmak. Yol açmak. Meydan vermek. Sebep olmuş. Neden olmak.

Bring forth : Sebep olmak. Vermek. Getirmek. Meydana getirmek. Ürün vermek. Hasıl etmek. Neden olmak.

Incubate : Kafasında plan kurmak. Tasarlamak. Kuluçkaya yatırmak. İnkübe etmek. Kuluçkaya yatmak. Civciv çıkarmak. Kafasında kurmak.

Churn out : Bolca üretmek. Seri üretim yapmak. Bol miktarda öndürmek.

Bring into the world synonyms : conceives, sire, fabricating, be delivered of, grew, sired, call into being, causes, begetting, beget, begets, begot, fabricates, cause, bred, siring, fathering, father, generates, begotten, grow, generate, bring, fathered, sires, generating, breed, bears, create, deliver, beareth, bear, giving birth to.