Bring into the open türkçesi Bring into the open nedir

  • Açığa çıkarmak.
  • Ortaya çıkarmak.

Bring into the open ingilizcede ne demek, Bring into the open nerede nasıl kullanılır?

Bring : Vermek (ceza). İkna etmek. Getirmek. Neden olmak. Kazandırmak. Doğurmak. Razı etmek. Sebebiyet vermek. Kandırmak. Ayıltmak.

Into : İçine. Ye. İçeriye. -in içine. Haline. Şekline. Biçimine. -e. E. -a.

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Open : Açık. Açık (kapı). Fora etmek. Serbest. Ferah. Açılmak. Kısık olmayan (ses). Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Bildirmek. Deşmek.

Bring into the world : Üretmek. Babası olmak. Yaratmak. Doğurmak. Dünyaya getirmek.

Come into the open : Açıklamak. Açığa çıkmak. İçini dökmek. Özgürce konuşmak. Ortaya çıkmak. (gizlendiği yerden) açığa çıkmak.

Came into the open : Saklandığı yerden çıkma. Açığa çıkma.

Come out into the open : (gizlendiği yerden) açığa çıkmak.

Bring into : Dışarıdan mal getirmek. İthal etmek. Getirmek. Başlatmak.

İngilizce Bring into the open Türkçe anlamı, Bring into the open eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring into the open ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Convey : Getirmek. Devretmek. Nakletmek. (bilgi) aktarmak. Bildirmek. Aksettirmek. Yollamak. İletmek. Taşımak. Taşımak götürmek.

Call forth : Meydan vermek. Çıkarmak. Neden olmak. Kullanmak. Sarfetmek. Yol açmak. Gün ışığına çıkarmak.

Come to light : Gözler önüne serilmek. Netlik kazanmak. Gün ışığına çıkmak. Gün yüzüne çıkmak. Ortaya çıkmak. Su yüzüne çıkmak. Meydana çıkmak. Açığa çıkmak. Keşfedilmek.

Dismissal : Çıkarma. Ciddiye almayı reddetme. Azletme. Azat. Aklından çıkarma. Af. Bırakma. Kovma. Düşünmeme.

Disinter : Gömülü olduğu yerden çıkartmak. Mezardan çıkarmak. Kazmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Eşmek. Eşelemek. Topraktan çıkarmak. Mezarından çıkartmak.

Debunks : Gerçeği göstermek. Kirli çamaşırlarını dökmek. Alaşağı etmek. Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak. Çürütmek. Madara etmek. Maskesini düşürmek. Putları kırmak. Foyasını meydana çıkarmak.

Bring to pass : Meydana getirmek. Yaptırmak.

Deduced : Sonuca varmak. Sonucuna varmak. İstidlal etmek. Çıkarsama yapmak. Çıkarım yapmak. Görüşüne varmak. Çıkarsamak. Sonuç çıkarmak. Gelişimini izlemek.

Debunked : Gerçeği göstermek. Kirli çamaşırlarını dökmek. Putları kırmak. Çürütmek. Foyasını meydana çıkarmak. Alaşağı etmek. Maskesini düşürmek. Madara etmek. Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak.

Dismissing : İşten atmak. Affetmek. İşten kovmak. İhraç etmek. Reddetmek (dava). İşten çıkarmak. Bırakmak. Azletmek. Kovmak. Savmak.

Bring into the open synonyms : dismissals, discloses, brought out, bring into relief, dismiss, bring to light, debunk, conceive, detect, dismisses, deducing, disclose, bring out, display, deduce, detected, bring about, deduces, conceives, debunking.