Convey türkçesi Convey nedir

Convey ile ilgili cümleler

English: Buses, trains and planes convey passengers.
Turkish: Otobüs, tren ve uçaklar yolcu taşırlar.

English: It is difficult to convey the meaning exactly.
Turkish: Bunun anlamını eksiksiz olarak çevirmek zordur.

English: We often use gestures to convey simple messages.
Turkish: Genellikle basit mesajları iletmek için el hareketlerini kullanırız.

English: Please convey my apologies to Tom.
Turkish: Lütfen özürlerimi Tom'a ilet.

English: I can't convey my feelings in words.
Turkish: Kelimelerle duygularımı ifade edemiyorum.

Convey ingilizcede ne demek, Convey nerede nasıl kullanılır?

Convey a message : Mesajı iletmek. İleti göndermek. Mesaj iletmek.

Convey by mortgage : Rehin almak (ev vb).

Convey greetings : Selamlar göndermek.

Convey in a tube : Tüpte nakletmek.

Conveyable : Menkul. Nakledilebilir. Taşınabilir. Devredilebilir. Söylenilebilir. İletilebilir.

Conveyance of goods : Mal nakli. Mal gönderme. Mal sevki. Emtia nakli.

Conveyed : Devretmek. Nakletmek. İletmek. Yollamak. Nakledilen. Nakledilmiş. Getirmek. Yaymak. Taşımak.

 

Conveyances : Araç. Sevk. Taşıt. Bilgi. İhbar. Vasıta. Nakil. Terk. Aktarım. Gönderme.

Conveyancer : Devir belgelerini hazırlayan ilgili. Temlik ve ferağ avukatı. Ferağ ile uğraşan avukat. Temlikname düzenleyen. Temlik avukatı. Devir işlemlerine bakan avukat.

Conveyencing : Bir nesneye ilişkin iyeliğin bir kişiden başkasına aktarılması. İyelendirme.

İngilizce Convey Türkçe anlamı, Convey eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Betakes : Götürülmek.

Carry off : Kapmak. Ödül kazanmak. Ölüme sebebiyet vermek. Alıp götürmek. Başarılı olmak. Kolayca ve başarılı bir biçimde yapmak. Kapıp götürmek. Hakkından gelmek. Ölüme neden olmak. Öldürmek.

Debunk : Madara etmek. Putları kırmak. Gerçeği göstermek. Foyasını meydana çıkarmak. Kirli çamaşırlarını dökmek. Kirli çamaşırlarını açığa çıkarmak. Çürütmek. Alaşağı etmek. Maskesini düşürmek.

Affirms : Olumlamak. Doğrulamak. İddia etmek. Söylemek. Onaylamak. İleri sürmek. Tekrarlamak. Tasdik etmek. Beyan etmek.

Bring into : Başlatmak. Dışarıdan mal getirmek. İthal etmek.

Emit : Vermek. Yayımlamak. Göndermek. Salmak. Neşretmek. Çıkarmak. Atmak.

Conceives : Tasarlamak. Tasavvur etmek. Yazmak. Göz önünde bulundurmak. Anlamak. Kavramak. Kurmak. Gebe kalmak. Ortaya çıkarmak. Akıl erdirmek.

Say : Varsaymak. Tekrarlamak. Okumak (dua). Buyurmak. Etmek (dua). Söylemek. Son söz. Söz. Demek. Okumak.

Alienates : Temlik etmek. Yabancılaştırmak. Devir ve ferağ etmek. Ferağ ve temlik etmek. Yabancılaşmak. Uzaklaştırmak. Aralarını açmak. Soğutmak.

 

Bespread : Saçmak. Kaplamak. Lekelemek. Bulaştırmak. Bulamak. Örtmek.

Convey synonyms : give thanks, carted, commentate on, reverberates, adduces, conveys, couch, throw back, debunking, carried, announced, circuited, cedes, dismissal, reflected, flash, transmit, get over, freighted, reecho, expediting, dismissing, coach, emits, reechoed, bear away, bring away, express, bonking, conduct, bring forth, arrest, brings.

Convey zıt anlamlı kelimeler, Convey kelime anlamı

Go : İşlemek. Erişmek. Haline gelmek. Götürmek. Uymak. Gayret. Girmek. İlerlemek. Gitme. Kaybolmak.

Take away : Alıp götürmek. Çekmek (desteği). Elinden almak (bir hakkı). Ortadan kaldırmak. Dışarıya çıkarmak. Almak. Uzaklaştırmak. Çalmak. Çıkarmak. Paket yaptırıp götürmek.

Convey ingilizce tanımı, definition of Convey

Convey kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To carry from one place to another. To play the thief. To bear or transport. To steal.