Caused türkçesi Caused nedir

  • Sebep oldu.
  • Sebep olmak.
  • Neden olmak.
  • Mütevellit.
  • Doğurmak.
  • Meydan vermek.
  • Yol açtı.
  • Yol açmak.
  • Sebep olmuş.
  • Sebep olan.

Caused ile ilgili cümleler

English: A bad cold caused the singer to lose his voice.
Turkish: Kötü bir soğuk algınlığı şarkıcının sesini kaybetmesine sebep oldu.

English: A lot of human deaths are caused by smoking cigarettes.
Turkish: İnsan ölümlerinin çoğuna, sigara dumanı neden olmuştur.

English: A traffic accident caused us a lot of trouble.
Turkish: Bir trafik kazası, bize bir sürü soruna neden oldu.

English: A splinter of wood, barely visible to the naked eye, caused a very painful infection in one of Tom's fingers.
Turkish: Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Tom'un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.

English: "Does anyone know what has caused this plague?" "The scholars of the University of Paris believe that the source of this evil is an especially unfavorable constellation of Jupiter, Saturn, and Mars."
Turkish: "Bu vebaya neyin neden olduğunu bilen biri var mı?" "Paris Üniversitesi bilim adamlarının bu kötülüğün kaynağının özellikle Jüpiter, Satürn ve Mars olumsuz takımyıldızı olduğuna inanıyorlar."

Caused ingilizcede ne demek, Caused nerede nasıl kullanılır?

 

Caused a disaster : Bir katastrof (feci olay) meydana getirmek.

Caused by : - tarafından meydana getirilmiş. - tarafından indüklenmiş. Kaynaklanan (bir nedenden vb). - tarafından neden olunmuş.

Caused damage : İncinmiş. Zarar görmüş.

Caused destruction : Yıkıma sebep olan tahribata sürükleme. Bir tahribatla neticelenmiş.

Caused tension : Endişeye sebep olma. Gerginliğe yol açma. Tereddüte sebep olma.

Cause a disturbance : Karışıklık çıkarmak. Huzursuzluk yaratmak. Karışıklığa neden olmak.

Caused unnecessary complications : Gereksiz komplikasyonlara sebep olma.

Cause a scandal : Rezalet çıkarmak.

Cause a headache : Başını ağrıtmak. Baş ağrısına neden olmak.

Cause a sensational emotion : Sansasyona neden olmak.

İngilizce Caused Türkçe anlamı, Caused eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Caused ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Determine : Belirlemek. Karara bağlamak. Karar vermek. Saptamak. Amaçlamak. Kararlaştırmak. Azmetmek. Karara bağlanmak. Karar verdirtmek. Sabitleştirmek.

Cause : Sebep. -e neden olmak. Neden. Dava. Amaç. Sebep vermek.

Give an opportunity : Olanak tanımak. Şans tanımak. Fırsat vermek. Fırsat sunmak. Fırsat tanımak.

Motivate : Özendirmek. Sevk etmek. İsteklendirmek. Motive etmek. Hareket ettirmek. Harekete getirmek. Heveslendirmek. Güdülemek. Harekete geçirmek.

Breed : Cins. Irk. Eğitmek. Üretmek. Soy. Çiftleşmek. Nesil. Büyütmek.

Persuade : Söz anlatmak. İnandırmak. Kandırmak. Aklını çelmek. Kafalamak. İkna etmek. Razı etmek. Laf anlatmak.

Effectuate : Tahakkuk ettirmek. Oluşturmak. Başarmak. İcra etmek. Gerçekleştirmek. Meydana getirmek.

 

Begetting : Babası olmak. Peydahlamak. Yaratmak. Peyda etmek. Baba olmak.

Encourage : Cesaret vermek. Korumak. Özendirmek. Teşvik etmek. Gayretlendirmek. Cesaretlendirmek. Desteklemek. Takviye etmek. Yüreklendirmek.

Incline : Eğim yapmak. Sürüklemek. Bayır. Eğilimi olmak. Yatırmak. Çalmak. Eğilmek. Baş eğerek selamlamak. Yönlendirmek. Yatkın olmak.

Caused synonyms : pioneer, regulate, begotten, inspire, instigate, cause to, initiate, propel, bring, influence, prompt, inclines, compel, actuate, spawn, provoke, solicit, bear children, conducive, induces, deliver, resulting, facient, allow of, shape, have, impel, conduced, admit of, the cause, give place to, bear, be delivered of.

Caused zıt anlamlı kelimeler, Caused kelime anlamı

Dissuade : Çelmek. Fikrini çelmek. Kandırmak. Caydırmak. Vazgeçirmek. Cesaret kırmak. Vazgeçirtmek. Aklını çelmek.

Lowered : Küçültmek. İnik. Düşürmek. Karartmak. Alçaltılmış. Alçaltmak. Surat asmak. Küçük düşürmek. İndirmek. Somurtmak.