Footprints türkçesi Footprints nedir

Footprints ile ilgili cümleler

English: I heard that they discovered the footprints of an abominable snowman in the Himalayan mountains.
Turkish: İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalaya dağlarında keşfettiklerini duydum.

English: Ali saw Mary's footprints in the mud.
Turkish: Ali çamurda Mary'nin ayak izlerini gördü.

English: I heard that footprints of an abominable snowman were found in the Himalayan mountains.
Turkish: İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalaya dağlarında bulunduğunu duydum.

English: Ali saw muddy footprints on the floor.
Turkish: Ali yerde çamurlu ayak izleri gördü.

English: I heard that footprints of an abominable snowman have been discovered in the Himalayas.
Turkish: İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalayalarda keşfedildiğini duydum.

Footprints ingilizcede ne demek, Footprints nerede nasıl kullanılır?

Footprint wrench : Papağan anahtarı. Sacdan yapılmış küçük çaplı boru ve bağlantı parçalarının sökülüp takılmasında kullanılan anahtar.

Footprint : Kullanma alanı. Ayakizi. Ayak izi. Kaplama alanı. İzdüşüm. Kapladığı alan. İz. Taban alanı.

Footprinting : İzdüşüm. Ayak izi. Kullanma alanı. Dna ya da rna bağlama proteini ile nükleik asit dizisinin tayini tekniği. İz. Taban alanı. Dna ve rna ayak izi. Kaplama alanı. Ayakizi.

 

İngilizce Footprints Türkçe anlamı, Footprints eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footprints ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mark : Çizik. Damga. İz bırakmak. Sinema ve televizyon çalışmalarında yapım takımının sessizce anlaşması, belli işlerin başlama ve bitişlerinin, gerçekleştirilmesinin belirtilmesi için el ve kolla, ışıkla, kulaklıklardan sesle verilen komutlar. Marka. Hedef. Markalamak. Damgalamak. Bir alanın, bir sözcüğün, bir öğenin ya da bir öbek gibi bir veri kümesinin başlangıcını ya da sonunu gösteren simge ya da simgeler. İşaret.

Cluing : İşaret. İpucu. Tüyo. Topak. Aydınlatmak. Karine. Bilgi vermek. Hamak ipi. Yumak.

Birthmark : Doğum izi. Doğum lekesi. Doğuştan vücutta bulunan leke.

Clue : Topak. Bilgi vermek. Anahtar. Aydınlatmak. Yumak. Tüyo. İşaret. Şipka. Hamak ipi.

Cart road : Şose. Bozuk yol veya patika.

Print : Kalıp. Yazılı çıktı. Bası. Klişeden basılmış resim çıkarmak. Basmak. Damga vurmak. Bastırmak. Eşlem. Yayınlamak. Matbaada basmak.

Birthmarks : Doğuştan vücutta bulunan leke. Doğum lekesi. Doğum izi.

Clues : Şipka. İpucu. Yumak. Hamak ipi. İpuçları. İşaret. Topak. Anahtar.

Area : Alan. Arazi. Saha. Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Yersel alan. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Civar. Bölge. Harekat bölgesi. Area.

Dints : Çentik. Ufak çukur açmak. Çizgi. Çizik. Kuvvet. Ufak çukur.

Footprints synonyms : footprint evidence, expanse, footprinting, evidence, step, footstep, clueing, surface area, denotement, dinted, footprint, clews, dinting, footmark, chip, dint, footmarks, clew, footsteps.