Birthmark türkçesi Birthmark nedir

  • Doğum izi.
  • Doğum lekesi.
  • Doğuştan vücutta bulunan leke.
  • İz.

Birthmark ile ilgili cümleler

English: Do you have a birthmark?
Turkish: Doğum leken var mı?

Birthmark ingilizcede ne demek, Birthmark nerede nasıl kullanılır?

Birthmarks : İz. Doğum izi. Doğuştan vücutta bulunan leke. Doğum lekesi.

Birth and death process : Doğma-ölme süreci. Doğma ölme süreci. Doğum ve ölüm süreci.

Birth canal : Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal ve bunun dışındaki kemik çatı. kemik ve yumuşak doğum kanalı olmak üzere ikiye ayrılır. Doğum sırasında yavrunun içinden geçmek zorunda olduğu uterus, serviks, vajina ve vulvadan oluşan genital kanal. Doğum kanalı. Yumuşak doğum kanalı.

Birth certificate : Nüfus cüzdanı. Doğum belgesi. Nüfus kayıt örneği. Nüfus tezkeresi. Hüviyet. Nüfus kaydı. Doğum cüzdanı. Nüfus kağıdı.

Birth control : Doğum kontrolü.

Birth mother : Gerçek anne. Doğal anne. Doğum annesi. Biyolojik anne. Öz anne.

Birth mark : Doğum lekesi.

Birth defect : Doğuştan gelen arıza veya sorun (eksik uzuv vs gibi). Doğuştan gelen kusur. Doğum kusuru. Doğuştan olan özür.

Birth day : Doğum günü.

Birth pangs : Doğum sancıları. Bir kadının doğum sürecinde yaşadığı düzenli ağrılar. Doğum ağrıları.

 

İngilizce Birthmark Türkçe anlamı, Birthmark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Birthmark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Defect : Ayrılmak. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Döneklik etmek. Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Arıza. Kaçmak. Noksan. Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp. Defekt. Bozukluk.

Chip : Bir tümleşik çevrimi taşıyan yarıiletken gereç. kırmık sözlüğü de bu anlamda kullanılmaktadır, bk. tümleşik çevrim. Patates kızartması. Marka. İşliklerde bezemlerin, doğrama işlerinin yapılmasıyla görevli kimse. Para. Marangoz-doğramacı. Havalandırmak top. Kenarından parça koparmak. Kırılmak.

Denotement : Emare. Gösterge. Belirti. İşaret.

Clews : İskota yakası. İşaret. Topak. İpucu. Yün yumağı. Anahtar. İplik yumağı. Yumak. Hamak ipi gemi. Hamak ipi (gemi).

Evidence : Bir olayın doğruluğunu ortaya koyabilen yöntem. yargı yerinde bir savı gerçekleştirmek için baş vurulan belgeler. İspat. Şahit. Tanıt. Belirtmek. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Göstermek. Bulgu. Şahitlik. Belirti.

Strawberry : Çilek. Kırmızı burun. Yüzdeki kırmızı leke. Çilekli. Uyuşturucu karşılığı seks yapan kadın. Gülgiller (rosaceae) familyasından, meyveleri yalancı agregat tipte, yaprakları trifoliat, meyveleri yendiği için kültürü yapılan, toprak üstü kısmı stolonlu çok yıllık, otsu melez bir bitki.

 

Clues : Yumak. Anahtar. Şipka. Hamak ipi. İpuçları. İpucu. Topak. İşaret.

Blemish : Çirkinleştirmek. Damga. Bozmak. Şaibe. Karalamak. Leke. Özür. Hata. Güzelliğini bozmak. Lekelemek.

Cart road : Şose. Bozuk yol veya patika.

Birthmark synonyms : hemangioma simplex, port wine stain, nevus flammeus, birthmarks, strawberry mark, dinting, dint, dinted, clew, nevus, clue, dints, cluing, mar, clueing, birth mark, naevus.

Birthmark ingilizce tanımı, definition of Birthmark

Birthmark kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Some peculiar mark or blemish on the body at birth.