Topak nedir, Topak ne demek

"Topak" ile ilgili cümle

  • "Daha gün doğmadan anası yayığın ilk tereyağı topağını ona verirdi." - Y. Kemal

Yerel Türkçe anlamı:

Kabuk : Kestane topağından çıkmış topağını beğenmemiş.

Bir kiloluk rakı şişesinin dörtte biri : Bu akşam ikişer topak rakı içtik.

Kabakulak.

1.Yuvarlak, küre biçiminde. 2.Kitle, külçe : Bir topak çamur ver.

1.Yufka ekmeği hamuru : Gış epmeğini dört topaktan yaptık. 2.Kalın, ufak, yuvarlak yufka ekmeği.

Bir çeşit çıban.

Kartopu.

Yuvarlak.

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: kitlesel]

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Harman yerindeki ekin yığını. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: topaç]

Topak isminin anlamı, Topak ne demek:

Erkek ismi olarak; Yuvarlak.

Bilimsel terim anlamı:

Topaklama işlemi sonucu elde edilen yuvarlak ve katı özdek.

madencilik, metalbilim: Topaklama işlemi sonucunda elde edilen 1-1,5 cm çapında yuvarlak katı töz.

İngilizce'de Topak ne demek? Topak ingilizcesi nedir?:

pellet

Topak tanımı, anlamı:

Topaklama : Topaklamak işi.

 

Topaklamak : Toz veya küçük parçalar durumundaki bir şeyi kütle veya yığın biçiminde birleştirmek.

Topaklanma : Topaklanmak işi.

Topaklanmak : Topak durumuna gelmek.

Topaklaşma : Bir bütünü oluşturan parçacıkların bir araya toplanması sonucu oluşan durum. Topaklaşmak durumu.

Topaklaşmak : Topak durumunu almak.

Topaklaştırmak : Bir maddenin, bir cevherin en küçük parçalarını birbirine yapışık duruma getirmek.

Yuvarlak : Homoseksüel erkek. Top veya küre biçiminde olan, müdevver. Top veya küre biçiminde toparlak şey. Kesin ve açık olmayan (söz, laf vb.).

Biçim : Yakışık alan şekil, uygun şekil. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Nesne : Geçişli fiili bütünleyen yalın veya belirtme durumunda bulunan tümleç. Belli bir ağırlığı ve hacmi, rengi olan her türlü cansız varlık, şey, obje. Öznenin dışında kalan her konu, obje.

Toparlak : Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi. Top cephanesi taşıyan araba.

Yufka : Zayıf, ince, dayanıksız. Oklava ile açılan ince, yuvarlak hamur yaprağı. Sacda pişen bir ekmek türü.

Açmak : Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Bir konu ile ilgili konuşmak. Geçit sağlamak. Yarmak. Beğenmek. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Alanını genişletmek. Savaşla almak, fethetmek. Görünür duruma getirmek. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Yakışmak, güzel göstermek. Birbirinden uzaklaştırmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Engeli kaldırmak. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Yapmak, düzenlemek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Alışverişi başlatmak. Ferahlık vermek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek.

 

Avuç : Elin yarı yumulmuş durumu. Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Şey : Madde, eşya, söz, olay, iş, durum vb.nin yerine kullanılan, belirsiz anlamda bir söz. Nesne, madde.

Şişe : Tavan tahtaları arasındaki açıklığı kapatmak için uzunluğuna çakılan çıta. Bu kabın aldığı miktarda olan. Gaz lambasında fitil çevresine konulan cam koruyucu. İçerisine sıvı konulan, cam veya plastikten yapılmış, dar ağızlı uzun kap.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Kadeh : Bu bardağın alabileceği miktarda olan. İçki içmeye yarayan ayaklı bardak.

Topak ev : Keçe, kilimden yapılan barınak, çadır.

Topak topak : Top top, küme küme. Top top.

Topakkaya : Aksaray ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Topaklaç : Topaklama işleminde, öğütülmüş filizlerin döndürülerek topak yapıldığı araç.

Topaklanmayı önleyici : Gıda partiküllerinin birbirine yapışması eğilimini azaltan veya önleyen madde.

Topaklaştırma : Topaklaştırmak işi.

Topaklı : Ankara şehrinde, Gölbaşı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Nevşehir şehrinde, Topaklı bucağına bağlı bir bölge.

Topaksahan : Büyük su içme tası. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep)

Topaktaş : Adana kenti, Karaisalı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kahramanmaraş kenti, Tanır nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Sivas ilinde, Beypınarı bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van ili, Timar nahiyesine bağlı bir yer. Yozgat ilinde, Hasbek bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Diğer dillerde Topak anlamı nedir?

İngilizce'de Topak ne demek? : n. lump, pellet, chunk, clew, clue, cob, dollop, glob, hunch, knurl, nub

Fransızca'da Topak : masse [la], motte [la], pain [le]

Almanca'da Topak : n. Flock, Klump, Klumpen, Knollen

Rusça'da Topak : n. окатыш (M), лодыжка (F)