Topaç nedir, Topaç ne demek

"Topaç" ile ilgili cümle

  • "Çünkü planlarını gördüğün bu topaç, boşlukta hareket edeceği için arzu ettiğim hıza ulaşır ve karşı hareketi gerçekleştirebilir." - İ. O. Anar

Yerel Türkçe anlamı:

Kötürüm.

Sıkışmış toprak parçası, kesek.

Küfe.

Ağaçtan yapılmış kalın ve toparlak sopa

1.Yoğurt çalkalamakta kullanılan üstten kulplu toprak küp. 2.İbrik.

Kötürüm, felçli

Kayık küreklerinin elle tutulan üst bölümü.

1.Tencerede pişirilerek kendi yağıyla kızartıldıktan sonra kış için saklanan et : Yemeği topaçla yaptım. 2.Taş dibekte dövüldükten sonra pişirilen et, bulgur ve soğan karışımı bir çeşit yemek.

Çevresine altın dizilmiş kadın fesi.

Yumruk büyüklüğünde kuru toprak parçası, kesek.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Bir atın üstünde göstericinin kendi ekseni çevresinde hızla dönerek, ayakları üzerine düşmesi.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

İp yumağı. (Kızılca *Bor -Niğde)

Diğer sözlük anlamları:

 

Yuvarlak, toparlak, top gibi.

Topaç isminin anlamı, Topaç ne demek:

Erkek ismi olarak; Çocukların sicim sarıp salarak çevirdikleri armut biçimindeki oyuncak. Sağlıklı, gürbüz çocuk.

Bilimsel terim anlamı:

Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan, topaç biçimli ağaç tıkaç.

[Bakınız: düzdöner]

İngilizce'de Topaç ne demek? Topaç ingilizcesi nedir?:

turnpin, tampin, pirouette

Fransızca'da Topaç ne demek?:

gyroscope

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Yozgat şehri, Salmanlı bucağına bağlı bir yer. Nevşehir ilinde, Acıgöl belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat şehrinde, Musabeyli nahiyesine bağlı bir yer.

Topaç hakkında bilgiler

Topaç, çoğunlukla köşeleri yuvarlatılmış koni şeklinde, sivri ucu üzerinde ve dikey bir eksen etrafında dönen oyuncak. Çalışma prensibi ve fiziksel özellikleri jiroskopa benzer. Dönen bir topaca hafifçe vurulursa eğimli bir şekilde daireler çizmeye başlar. Bir topaç eğimli halde döndürülürse kısa süre sonra dik duruma gelir ve sürtünme nedeniyle durana kadar döner.

Bazı topaçlar bir ip (kamçı) vasıtasıyla döndürülürler. Kamçılı topaçların dönme süresi, kamçılamak suretiyle uzatılır. Bazı topaçların tepesinde (koninin tabanında) tutmaya yarayan bir parça bulunur ve bunun parmaklar vasıtasıyla burulması suretiyle döndürülürler. Bazılarında yaylı veya vakumlu mekanizmalar bulunur ve bunların sayesinde ilk dönü verilir. Japonya'da gürleme veya uğultu çıkarması için içi oyulmuş topaçlara gök gürültüsü topacı denir.

Topaç hem Asya'da hem de Avrupa'da yüzyıllardır bilinir. Asya'da yemiş kabuklarından ve taşlardan yapılmış topaçlara rastlanır. Japonya'da yüzyıllardır yetişkinler arasında da çocuklar arasında olduğu kadar yaygın bir oyundur.

 

Antik Yunanların ve Romalıların tahta ve terrakottadan topaçlar yaptıkları bilinmektedir. Shakespeare dönemi İngiltere'sinde, köy meydanında ısınmak için oynanan büyükçe bir topaç bulundurulurdu. Napolyon döneminde Ko-en-gen isimli Çin oyunu Avrupa'da Diablo olarak tanındı ve büyük bir moda haline geldi. Bu oyunda Şeytan'ı temsil eden topaç etrafına sarılan kırbaçla döndürülüyor, sonra kırbaçla yeniden yakalanıyordu.

Topaç anlamı, kısaca tanımı:

Koni : Durağan bir noktadan geçen ve kapalı bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey, mahrut. Bu yüzeyle sınırlı katı cisim. Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim. Bu biçiminde olan.

Sivri : Ucu keskin ve batıcı olan. Ucuna doğru gittikçe incelen. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Palamut.

Oyuncak : Oyun aracı. Önemsiz ve kolay iş. Başkaları tarafından bir araç gibi kullanılan, hiçe sayılan güçsüz kimse.

Topaç gibi : Vücutça toplu ve sağlıklı (çocuk).

Topaççı : Topaç yapan veya satan kimse.

Çevre : Kişinin içinde bulunduğu toplumu oluşturan ortam. Bir kimse ile ilişkisi bulunanlar, muhit. Düzlem üzerindeki bir şekli sınırlayan çizgi. Bir şeyin yakını, dolayı, etraf, periferi. Yağlık. Aynı konu ile ilgisi bulunan kimselerin tümü, muhit. Bir birimden önce veya sonra gelen aynı türden birimlerin tümü, bunların oluşturduğu küçük grup, kontekst. Hayatın gelişmesinde etkili olan doğal, toplumsal, kültürel dış faktörlerin bütünlüğü.

Sarılı : Üstünde sarı renk bulunan. Sarılmış olan.

Kamçı : Bir ucuna ip, deri vb. bağlı olan vurma, dövme aracı. Bir ucu bir yere bağlı, öbür ucu herhangi bir işte kullanılmak için serbest bırakılan halat. Spermatozoitlerde ve bazı tek hücreli hayvanlarda hareketi sağlayan ipliksi organ.

Biçim : Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.

Kurşun : Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlarda kullanılan mermi. Atom numarası 82, atom ağırlığı 207,21, yoğunluğu 11,3 olan, 327,4 °C'de eriyen, yumuşak ve bükülgen, mavimtırak esmer renkte bir element (simgesi Pb). Bu elementten yapılmış.

Boru : Borazan. Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir.

Genişletmek : Geniş duruma getirmek.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Kayık : Bir yana kaymış. Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne.

Toparlakça : Toparlağa yakın bir biçimde olan.

Toparlak : Top cephanesi taşıyan araba. Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi.

Sepet : Bu kabın aldığı ölçüde. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Sazdan örülmüş balık kapanı.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Küçük : Değersiz, önemsiz. Geri aşamada. Niteliği aşağı olan, bayağı. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Yaşı daha az olan. Küçük abdest.

Küfe : Genellikle söğüt veya başka ağaç dallarından örülen, yük taşımaya yarayan, kaba ve dayanıklı sepet. Bu sepetin alabildiği miktarda olan. Kaba et, kıç.

Topaç döğmek : Kesekleri tokmakla ezmek.

Topaçça : Papatya : Topaççanın suyu öksürüğe iyi gelir.

Topaçla : Kalın sopayla vurarak pırtıyı yıkamak

Topaçlanmak : Topaklanmak, yumru gibi olmak.

Diğer dillerde Topaç anlamı nedir?

İngilizce'de Topaç ne demek? : n. top, teetotum, whipping top, humming top, peg top, spinner, whirligig

Fransızca'da Topaç : toupie [la], gyroscope [le]

Almanca'da Topaç : n. Kreisel

Rusça'da Topaç : n. волчок (M), юла (F)