Sivri nedir, Sivri ne demek
Sivri; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.
- Ucu keskin ve batıcı olan.
- Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı.
- Ucuna doğru gittikçe incelen.
- Palamut

"Sivri" ile ilgili cümleler
- "Sivri uçlar. Sivri bir adam."
- "Gösterip sivri uzun dişlerini bir daha / Bir zehirli ok gibi attı bana kahkaha" - E. B. Koryürek
- "Sivri gagasından kelimeler çıkarken sanki birer ok oluyordu." - Ö. Seyfettin
Yerel Türkçe anlamı:
Bir çeşit palamut
Sivri || sirbi
Sivrisinek.
Kazma.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Genç dağlık kitlelerde ince uçla son bulan tepelere verilen ad.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Palamut.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
Teneke üzerinde çizgi çizmek için kullanılan çelik kalem. (Kırklareli)
İngilizce'de Sivri ne demek? Sivri ingilizcesi nedir?:
peak
Fransızca'da Sivri ne demek?:
acuminé, acéré, ée
Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:
Ankara şehrinde, Polatlı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Tokat ili, Yeşilyurt belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Yozgat ili, Sorgun ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Sivri anlamı, kısaca tanımı:
Sivri akıllı : Acayip düşünceleri olan ve kimsenin aklını beğenmeyen (kimse), sivri fikirli.
Sivri biber : Uzunca ve ince yeşilbiber.
Sivri dil : İğneleyici ve kırıcı söz.
Sivrifare : Kurtçuk ve böceklerle beslenen ve bu bakımdan tarıma yararlı sayılan küçük bir memeli (Sorex araneus).
Sivri fikirli : Sivri akıllı.
Sivrikuyruk : Uzunluğu 3-12 milimetre olan, insanların, özellikle çocukların bağırsaklarında yaşayan küçük bir solucan, oksiyür.
Sivrisinek : Çift kanatlılardan, insan ve memeli hayvanların kanıyla beslenen, birçok türü bulunan ve bir türü sıtma mikrobu aşılayan, sulak, bataklık yerlerde çok üreyen ve bulaşıcı hastalıkları yayan uçucu böcek (Culexpipiens).
Sivri dilli : İğneleyici ve kırıcı söz söyleyen (kimse).
Sivri fikirlilik : Sivri fikirli olma durumu.
Sivriç : Kaya çatlakları arasına sokulup üzerine balyozla vurulan, ucu sivri, yaklaşık 1 metre boyunda çelik çubuk.
Sivrice : Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri.
Sivrihisar : Eskişehir iline bağlı ilçelerden biri.
Sivrileşme : Sivrileşmek işi.
Sivrileşmek : Genel tutum veya geleneklerin dışında davranmak. Sivri duruma gelmek. Kırıcı sözler söylemek. Dikkat çekici sözler söylemek.
Sivrileştirme : Sivrileştirmek işi.
Sivrileştirmek : Sivri duruma getirmek.
Sivrilik : Sivri olma durumu.
Sivrilme : Sivrilmek işi.
Sivrilmek : Sivri duruma gelmek, sivrileşmek. Başkalarını geride bırakıp yükselmek veya ün kazanmak.
Sivriltme : Sivriltmek işi.
Sivriltmek : Sivri duruma getirmek.
Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az : "anlayışlı kimseleri en küçük bir söz bile etkiler oysa anlayışsız kimselere ne söylense yararsızdır" anlamında kullanılan bir söz.
Teptim keçe oldu sivrilttim külah oldu : Bir şeyi işine geldiği gibi gösterenler veya yorumlayanlar için söylenen bir söz.
Keskin : Kırıcı, incitici. Kıvrak. Etkili, sert. Dikkatli. Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. Hassas. Tiz (ses). Zampara. Çok kesici, iyi kesen.
Batı : Siyasal anlamda Avrupa ve Kuzey Amerika. Güneşin battığı yöndeki ülkeler bölgesi, Garp, Doğu karşıtı. Yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, gün batısı, günindi, garp, mağrip, doğu karşıtı. Güneşin 22 Mart'ta ve 23 Eylül'de battığı nokta. Bulunulan yere göre güneşin battığı yönde olan bölge, garp.
İnce : Tiz (ses), pes karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Zayıf. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Hafif, gücü az. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Ayrıntılı.
Palamut : Rulo biçiminde hazırlanmış kopya. Uskumrugillerden, ortalama 1-2 kilogram gelen, eti esmer, büyüklüğüne göre "Çingene palamudu, torik, sivri, altıparmak, piçuta" adlarını alan, pulsuz bir balık, sivri (Pelamys sarda). Yurdumuzda yetişen meşe türlerinin uzunca, fındığa benzeyen, sert ve pürüzlü, bir yüksük içinde bulunan, tanen bakımından zengin meyvesi, pelit.
Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen.
Tutum : Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.
Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Doğru : Gerçek, hakikat. Gerçek, yalan olmayan. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. İki nokta arasındaki en kısa çizgi. Karşı yönünce. Yakın, yakınlarında.
Gittikçe : Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.
Sivri ağız : Doğal olarak Orta Amerikadaki tatlı ve acı sularda yaşayan, boyları 12 cm olabilen, çok sayıda renklenme gösteren formları olan, bir akvaryum balığı, sivriağızlı dişli sazancık balığı.
Sivri akıllu : Dâhi.
Sivri burun vatoz : Kıkırdaklı balıklardan, vatoz balıkları (Rajiformes) takımının, vatoz balığıgiller (Rajidae) familyasından, boyu 150 cm olabilen, burun kısmı oldukça uzun olan bir tür, uzun burunlu vatoz.
Sivri burun yılanı : Pullu sürüngenler (Squamata) takımuun, zırh kuyrukgiller (Uropeltidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, kuyruğu dikensiz, Seylân'da yaşayan bir tür.
Sivri burunlu çırçır : Boyları 13 cm olabilen ve tüm denizlerimizde dağılım gösteren, vücutta uzunluğuna iki bant bulunan, kayalık ve algli zeminlerde yaşayan demersal bir tür.
Sivri burunlu gümüş balığı : Boyları 17 cm olabilen ve Akdenizde dağılım gösteren, kumlu ve çamurlu alanlarda yaşayan bir tür, deniz sudağı.
Sivri burunlu karagöz : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, izmaritgiller (Sparidae) familyasından, 20 cm kadar uzunlukta, burnu sivri, Karadeniz'de yaşayan bir tür. Boyları 60 cm olabilen, tüm denizlerimizde dağılım gösteren, gümüş gri vücudunda dik uzanan 1113 adet koyu şerit ve kuyruk sapında siyah bir bant bulunan, kayalık zeminlerde yaşayan demersal bir tür.
Sivri burunlu tanrek : Böcekçiller (Insectivora) takımının, sivri burunlu tanrekgiller (Solenodontidae) familyasından, 34 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, başı ve ağzı çok uzamış, kuyruğu uzun ve pullu, Haiti'de yaşayan bir tür.
Sivri burunlu tanrekgiller : (Yun. solen: kanal, boru; odon: diş) Memeliler (Mammalia) sınıfının, böcekçiller (Insectivora) takımından, iri vücutlu, gece faal olan türleri içine alan bir familya.
Sivri dillilik : Sivri dilli olma durumu.
Sivri ile ilgili Cümleler
- Cüce sivri fare, ağırlık olarak en küçük memelidir. Sadece 1,8 gram ağırlığındadır.
- Bira içersen muhtmelen içmediğin zamankinden daha fazla sivrisinekler tarafından ısırılacağını duydum.
- Sivrisinek sokmalarından kaşınıyorum. Herhangi bir merhemin var mı?
- Sivri sineklerin dişleri olduğunu biliyor muydun?
- Sivri dilimin acısını çok çektim.
- Sivrisineği öldürdüm.
- Ali çalışmalarında sivrildi.
- Onlar sarımsağın sivrisinekleri ittiğini söylüyor.
- Sivrisinek ısırıklarım kaşınıyor. Onlara sürebileceğim bir şeyin var mı?
- Çok sivri dilli yazarlar var.
- Biri bana tip 0 kanı olan insanların diğer kan tipi olan insanlardan daha fazla sivrisinek çektiğini söyledi.
- Sivri biber, domates ve yumurtanın fiyatlarını düşürdüler.
- Bir sıçan uzun, sivri dişleri ve uzun bir kuyruğu olan küçük bir hayvandır.
- Sivrisinekler beni severler.
Diğer dillerde Sivri anlamı nedir?
İngilizce'de Sivri ne demek? : adj. sharp pointed, sharp, pointed, acute, beaked, edged, jagged, nipping, pungent, spinose, spinous, spired, spiry
Fransızca'da Sivri : pointu/e, acéré/e, aigu/ë, perçant/e
Almanca'da Sivri : adj. scharf, schrill, spitz, spitzig
Rusça'da Sivri : adj. острый, заостренный, клинообразный
adv. остро

Bu kısımda Sivri nedir? Sivri ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sivri tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sivri hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.