Angular türkçesi Angular nedir

  • Çöp gibi (argo terim).
  • Köşeli.
  • Zarafetten yoksun.
  • Açılı.
  • Açısal.
  • Çöp gibi.
  • Kemikli.
  • Soğuk.
  • Kemikleri sayılan.
  • Sevimsiz.
  • Sivri.
  • Bir deri bir kemik.
  • Zayıf.
  • Arkadaşlık kurması zor.

Angular ile ilgili cümleler

English: The boxes are rectangular, not square.
Turkish: Kutular dikdörtgendir, kare değil.

English: This box is square, not rectangular.
Turkish: Bu kutu kare, dikdörtgen değil.

English: The word "house" evokes the mental image of a rectangular building with a roof and smoking chimney, which may be surrounded by grass and trees and inhabited by a happy family.
Turkish: "Ev" kelimesi bir çatısı ve tüten bacaları olan bir dikdörtgen binanın zihinsel görüntüsünü anımsatır, ki bu çimenlerle ve ağaçlarla çevrili olabilir ve mutlu bir aile tarafından oturulabilir.

Angular ingilizcede ne demek, Angular nerede nasıl kullanılır?

Angular acceleration : Açısal hızın raydan/sn2 ile ölçülen değişim hızı. Açısal ivme. Açısal hızın birim zamanda değişim niceliği. Fizik, uzay alanlarında kullanılır.

Angular advance : Açısal avans.

Angular aggregate : Köşeli agrega. Kırmataş. Dişli agrege. Köşeli agregat.

Angular aperture : Açısal açıklık. Açısal ayrılık.

Angular bracket : Bir kelimeyi içine almak için kullanılan iki işaretten biri (örneğin, () ). Açılı parantez.

 

Angular contact : Açısal temas.

Angular distance : Açısal mesafe. Açısal uzaklık.

Angular diameter : Açısal çap. Ay ve güneş gibi gökcisimlerinin gerçek çap uçlarını gözlemciye birleştiren iki doğru arasındaki açı.

Angular difference : Açısal fark.

Angular distribution : Açısal dağılım.

İngilizce Angular Türkçe anlamı, Angular eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Angular ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spindly : Çok zayıf ve uzun. Leylek gibi. İnce ve zayıf. Çırpı gibi. Cılız. Uzun ince. Uzun ve zayıf (bacak). Sağlıksız ve boyu fazla uzun (bitki). Uzun.

Three cornered : Birbiri ile çakışan üç kenarı olan. Üç açısı olan. Üçgen gibi. Üç köşeli.

Bonier : Kemikleri çıkmış. Kemiksel. Sıska. Kemik gibi. Kılçıklı. Kemiksi.

Angulate : Açıları olan. Köşeli şekilli olma. Angulat. Açısal olma. Açısal olmak.

Cuspidal : Sivri uçlu. Kuspide.

Cuspidated : Sivrilmiş. Sivri ucu olan. Sivriltilmiş.

Sharp cornered : Keskin köşeli.

Osseous : Kemik. Kemik gibi. Echinococcus granulosus larvasının kemikte oluşması kemikte aşınma, taşkın gelişimle belirgin hastalık. Kemiksi. Kemikle ilgili. Kemik hidatit kistleri. İskeleti olan. Kemiksel.

Acute : Akut. Dar (açı). Şiddetli. Ağır. Dar. Güçlü. İlerlemiş. Keskin. Zeki.

Angular synonyms : sharp angled, bicuspidate, square shaped, skinnny, antipathetic, jagged, acutest, algid, isogonic, spindlier, stalkiest, as thin as a lath, aloof, decrepit, adynamic, incisive, angulated, equiangular, rawboned, cuspidate, acold, dickies, stalky, apathetic, angularness, doglegged, brumal, bony, cachectic, calm, deficient, as thin as a rake, asexual.

 

Angular zıt anlamlı kelimeler, Angular kelime anlamı

Rounded : Yuvarlak madalyon. Yuvarlak yapılmış. Çembersel. Yüzük şeklinde. Yuvarlanmış. Yuvarlak. Dairesel. Yuvarlatılmış.

Pointless : Manasızlık. Gereksiz. Amaçsız. Anlamsız. Puansız. Boş. Boşuna. Yararsız. Uçsuz. Etkisiz.

Round : Dönmek. Yakınında. Yakında. Hakkında. Şişmanlamak. Etrafında dönmek. Yuvarlak. Etrafını dolaşmak. Çevresinde. Bitirmek.

Angular ingilizce tanımı, definition of Angular

Angular kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bone in the base of the lower jaw of many birds, reptiles, and fishes. As, an angular figure. Forming an angle or corner. Sharp-cornered. Relating to an angle or to angles. Having an angle or angles. Pointed.