Kamçı nedir, Kamçı ne demek

"Kamçı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İnce ve uzun parmaklı elleri kamçı tutmasını bilmiyor." - Y. K. Karaosmanoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Filiz, sürgün.

Biyoloji'deki anlamı:

Erkek eşey hücrelerinde, bazı bir hücreli hayvanlarda, yakalı kamçılı sünger hücrelerinde, bazı epitel hücrelerinde ve benzeri bulunan harekete yarayan iplik biçimindeki uzantı.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Hücrelerin yüzeyinden dışarı doğru uzanan, protein yapısında, hareketi sağlayan organel, flagella.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Birçok protozoonda hareket organeli olarak görev yapan uzun hareketli, kırbaç biçiminde, hücre hareketinden sorumlu organel, flagellum.

Bakteri vücudundan çıkan çok ince, uzun, dalgalı, kamçı biçiminde ve flagellin adı verilen proteinden yapılmış hareket organeli, flagella.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Lat. flagellum): Erkek eşeylik gözelerinde, bazı birgözeli hayvanlarda, yakalı-kamçılı gözelerde ve benzeri bulunan, hareket eden ya da harekete yarayan iplik biçimindeki uzantı.

 

Diğer sözlük anlamları:

Kısa kılıç

Bilimsel terim anlamı:

Kamçılılarda devim örgenciği.

İngilizce'de Kamçı ne demek? Kamçı ingilizcesi nedir?:

whip, flagellum

Fransızca'da Kamçı ne demek?:

flagalle

Kamçı hakkında bilgiler

Kırbaç ve kamçı, genel olarak sopa gibi sert bir cismin ucuna ip veya sırım gibi esnek ve hareketli malzemeler iliştirilerek yapılmış dayak ve kontrol araçları. Genellikle uzun, bükülgen ve uca doğru incelenlere kamçı, bir değnek ucuna deri veya sırım bağlanarak yapılmış olan daha kısa olanlara kırbaç denir. Kırbaç ve kamçılar; hayvanların eğitimi veya kontrol edilmesi, insanların cezalandırılması, dini gerekçelerle kendi canını yakma veya sadomazoşist cinsel ilişki esnasında kendinin ya da partnerinin canını yakma amacıyla kullanılır.

İnsan ve hayvan hakları konusundaki evrensel gelişmeler sonucu kırbaç ve kamçıların can yakma amacıyla kullanılmasında önemli ölçüde azalma görülmüştür. Günümüzde Avrupa'da boğa kamçısı genel olarak hayvanları fiziksel temastan ziyade şaklama sesi ile kontrol etmekte kullanılır. Suçluların kırbaç ile cezalandırılması da dünyada büyük oranda terkedilmiş bir uygulama olmakla birlikte halen bazı Müslüman ülkelerde uygulanır. Bunun yanı sıra bazı radikal Hristiyan mezheplerinde İsa'nın acısını tatmak amacıyla kendini kırbaçlamak uygulamasına rastlanır. Dünyada ses duvarını aşan bilinen ilk icattır.

Kamçı anlamı, kısaca tanımı:

Deri : Toplantı, düğün. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Bu tabakadan yapılmış. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten.

 

Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Kamçı çalmak : Kamçılamak.

Kamçıbaşı : İpek artıklarından elde edilen ve dokumacılıkta kullanılan iplik.

Kamçıkuyruk : İyi cins kıvırcık koyun.

Kamçılama : Kamçılamak işi.

Kamçılamak : Etkinliğini artırmak, hızlandırmak. İsteklendirmek, özendirmek, teşvik etmek. Yağmur, kar, rüzgâr hızla çarpmak. Kamçı ile vurmak.

Kamçılanmak : Kamçı ile dövülmek.

Kamçılaşmak : Kamçı durumuna gelmek.

Kamçılatmak : Kamçılama işini yaptırmak.

Kamçılı : Kamçısı olan. Zor kullanan.

Arpa verilmeyen at kamçı zoruyla yürümez : "bir kişinin verimli olarak iş görmesi, onun geçiminin sağlanmasına bağlıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Borç yiğidin kamçısıdır : "borç, kişiyi daha çok çalışmaya zorlar" anlamında kullanılan bir söz.

Yakalı kamçılılar : Denizlerde veya tatlı sularda yaşayan kamçılı, bir hücreli hayvanlar familyası.

Vurma : Vurmak işi.

Dövme : Dövmek işi. Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılmış olan yazı veya resim. Dövülerek kabuğu çıkarılmış buğday, yarma. Kızgın durumdayken dövülerek biçim verilmiş (metal eşya). Dövülerek yapılan.

Aracı : İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. Ara bulucu. İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Halat : Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip.

Spermatozoit : Er bezi borucuklarının ürettiği, atmığın içinde bulunan erkek döl hücresi, tohum.

Hücre : Küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir genelleme sonucunda elde edilen.

Kamçı çalmak : kamçılamak.

Kamçı kısdurmak : Kamçılamak

Kamçı solucanı : ailesinde bulunan, birkaç türü köpek, kedi ve diğer memelilerde parazitlenen nematod cinsi, Trichuris.

Kamçılanış : Kamçılanma işi.

Kamçılanma : Kamçılanmak işi.

Kamçılaşma : Kamçılaşmak durumu.

Kamçılatma : Kamçılatmak işi.

Kamçılayış : Kamçılama işi.

Kamçılı dizanterisi : türleri gibi kamçılı organizmaların neden olduğu dizanteri.

Kamçılı donam : Ağla yaka ipi veya çerçeve arasında açıklığın büyük olduğu durumlarda kamçı ismi verilen iplerle gözelerin belli aralıklarla bağlanması.

Diğer dillerde Kamçı anlamı nedir?

İngilizce'de Kamçı ne demek? : n. whip, whipper, horsewhip, colt, rawhide, scourge

Fransızca'da Kamçı : fouet [le]

Almanca'da Kamçı : n. Gerte, Kantschu, Karbatsche, Stripper

Rusça'da Kamçı : n. плеть (F), кнут (M), бич (M)