Avuç nedir, Avuç ne demek
"Avuç" ile ilgili cümleler
- "Behire, avucuna topladığı zeytin çekirdeklerini yukarı, havaya fırlatıyor." - A. Ağaoğlu
Avuç anlamı, tanımı:
Avuç açmak : Dilenmek, para istemek. yardım istemek.
Avucu kaşınmak : Avucundaki kaşıntıyı bir yerden para geleceğine yormak.
Avucuna saymak : Peşin olarak ödemek.
Avucunu yalamak : Umduğunu ele geçirememek.
Avucunun içi gibi bilmek : Bir yeri, bir şeyi çok iyi ve ayrıntılı olarak bilmek.
Avucunun içinde tutmak : Ona istediğini yaptıracak güçte olmak.
Avucunun içine almak : Bir kimseyi baskı ve etkisi altına almak.
Avuç avuç : Avuçlayarak. Bol bol, pek çok.
Avuç dolusu : Bir avucun alabildiği miktar kadar. Pek çok.
Avuç içi : Elin parmak dipleri ile bilek arasındaki iç bölümü.
Bir avuç : Bir avucu dolduracak kadar. Az sayıda, çok az.
Avuç içi kadar : Pek küçük, dar (yer).
Avuçlama : Avuçlamak işi, apazlama, hapazlama.
Avuçlamak : Avuçla kavramak, avuçla almak, apazlamak, hapazlamak.
Bir avuç altının olacağına bir avuç toprağın olsun : "altın harcanıp gider, toprak ise sürekli ürün veren, para getiren bir maldır" anlamında kullanılan bir söz.
Bir avuç toprak olmak : Ölmek.
Elde avuçta : Sahip olunan mal, para vb. her şey.
Elde avuçta kalmamak : Mal ve parasını harcayıp bitirmiş olmak.
Parmak : Eni bu organ kadar olan. İnç. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Bir işe karışmış olma ilgisi. Arşının yirmi dörtte biri.
Bilek : Elle kolun, ayakla bacağın birleştiği bölüm. Güç, kuvvet.
Bölüm : Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
Apaz : Çok az. Avuç.
Hapaz : Avuç.
Koşam : Avuç. İki avuç dolusu.
Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır.
Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Gereğinden az, tam olmayarak. Devre arası.
Avuç ile ilgili Cümleler
- Dizlerimi bükmeden avuç içlerimi yere değdirebilirim.
- Dün artık mazi oldu. Yarın ise muamma. Bugün ise avuçlarımızın içinde bize sunulmuş bir armağandır.
- Çünkü asıl çaresizlik; çareyi geçirmişken eline avuçlarının içinden kaçırmaktır.
- Sadece bir avuç dolusu insan gerçeği biliyor.
- Ellerimin avuç içlerini dizlerimi bükmeden yere değdirebilirim.
- Gökyüzünü avuçlarınızın arasına almayı denemeyin.
- Ali cebine uzandı ve bir avuç dolusu bozuk para çıkardı.
- Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.
- Anneannem bir avuç yeşil fasulyeyi çıkardı. Onları eski bir tavanın içine döktü. Sabırla onları kızarttı, bakır kulplu bir ahşap el değirmeninde öğüttü, sonucu eski moda bir Macar espresso makinesi içine sıktı, onu bir tepsiye koydu ve iki saat sonra, o kahveydi.
- Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.
Diğer dillerde Avuç anlamı nedir?
İngilizce'de Avuç ne demek? : n. handful
Fransızca'da Avuç : paume [la], poignée [la]
Almanca'da Avuç : hohle Hand, Handfläche
Rusça'da Avuç : n. ладонь (F), горсть (F), горсточка (F), пригоршня (F)


Bu kısımda Avuç nedir? Avuç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Avuç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Avuç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.