Avuç dolusu nedir, Avuç dolusu ne demek

Avuç dolusu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Pek çok
  • Bir avucun alabildiği miktar kadar.

"Avuç dolusu" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Aynı yerde avuç dolusu para harcamış, kızları şampanyaya boğmuştum." - R. H. Karay

Avuç dolusu tanımı, anlamı:

Avuç : Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam. Elin yarı yumulmuş durumu.

Dolusu : Dolduracak kadar.

Dolu : Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçki doldurulmuş bardak. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar).

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Pek çok : Yeterinden fazla, bir hayli.

Pek : Sağlam, dayanıklı. Hızlı olarak. Sert, katı. Gereken, beklenen veya alışılmış olandan çok.

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

 

Bir : Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Tek. Eş, aynı, bir boyda. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Sadece. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.

Kadar : Süre belirten bir söz. Denli. Ölçüsünde, derecesinde. Büyüklüğünde, genişliğinde. Dek. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Gibi. Miktarda, derecede.

Avuç dolusu ile ilgili Cümleler

  • Buluşmaya yalnızca bir avuç dolusu insan geldi.
  • Ali bir avuç dolusu kuru üzüm yedi.
  • Ali eğildi ve bir avuç dolusu kum aldı.
  • Onlar bir avuç dolusu dolar için sahne antrenörünü soydular.
  • Sadece bir avuç dolusu insan gerçeği biliyor.
  • Ali cebine uzandı ve bir avuç dolusu bozuk para çıkardı.

Diğer dillerde Avuç dolusu anlamı nedir?

İngilizce'de Avuç dolusu ne demek? : n. handful

Fransızca'da Avuç dolusu : à pleines mains, à poignée

Almanca'da Avuç dolusu : Handvoll