Footprint türkçesi Footprint nedir

  • Kapladığı alan.
  • İz.
  • Kaplama alanı.
  • Ayak izi.
  • Ayakizi.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Kullanma alanı.
  • Taban alanı.
  • İzdüşüm.

Footprint ile ilgili cümleler

English: Ali saw Mary's footprints in the mud.
Turkish: Ali çamurda Mary'nin ayak izlerini gördü.

English: A carbon footprint is the amount of carbon dioxide pollution that we produce as a result of our activities. Some people try to reduce their carbon footprint because they are concerned about climate change.
Turkish: Bir karbon ayakizi bizim faaliyetlerimizin bir sonucu olarak ürettiğimiz karbondioksit kirlenmesinin miktarıdır. Bazı insanlar iklim değişikliğinden endişeli olduğu için karbon ayakizlerini azaltmaya çalışıyorlar.

English: Ali believes he has a very low carbon footprint.
Turkish: Ali çok düşük karbon miktarına sahip olduğuna inanıyor.

English: We found one large footprint and a couple of different size smaller footprints.
Turkish: Bir büyük ayak izi ve birkaç farklı boyutta daha küçük ayak izleri bulduk.

English: The police found Tom's footprint in Mary's room.
Turkish: Polis, Mary'nin odasında Tom'un ayak izini buldu.

Footprint ingilizcede ne demek, Footprint nerede nasıl kullanılır?

Footprint wrench : Papağan anahtarı. Sacdan yapılmış küçük çaplı boru ve bağlantı parçalarının sökülüp takılmasında kullanılan anahtar.

 

Footprinting : Kapladığı alan. Taban alanı. Dna ve rna ayak izi. Kullanma alanı. İz. İzdüşüm. Dna ya da rna bağlama proteini ile nükleik asit dizisinin tayini tekniği. Ayak izi. Kaplama alanı. Ayakizi.

Footprints : Ayak izleri. İz. Ayak izi.

Footpace : Kürsü. Yükseltilmiş platform. Adımlayarak yürüme. Podyum. Yavaş yürüyüş.

Footpaces : Podyum. Adımlayarak yürüme. Yükseltilmiş platform. Kürsü.

Collagen footpat disorder : Taban yastığı kollajen bozukluğu. Alman kurt köpeklerinin eniklerinde taban yastıklarının zayıflığı, ülserleşmesi ve kollajen dejenerasyonu belirgin otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık. kendiliğinden gerileyebileceği gibi 2-3 yıl sonra ölümcül böbrek amiloidozisi gelişebilir.

Footpad : Yol kesen eşkıya. Soyguncu. Yaya dolaşan haydut. Haydut.

Footpath : Patika. Tretuvar. Yayageçidi. Keçi yolu. Taşıt geçmesine elverişli olmayan, genellikle yüksek ve engebeli yerlerdeki, ancak bir kişinin kolayca geçebileceği dağyolu. Yaya kaldırımı. Yaya yolu. Keçiyolu. Kaldırım.

Footpads : Haydut. Yaya dolaşan haydut.

Footpaths : Tretuvar. Keçiyolu. Patika. Yayageçidi. Keçi yolu. Yaya kaldırımı. Yaya yolu. Kaldırım.

İngilizce Footprint Türkçe anlamı, Footprint eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Footprint ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clues : Anahtar. Yumak. Hamak ipi. İpucu. Şipka. İşaret. Topak. İpuçları.

Birthmark : Doğum izi. Doğuştan vücutta bulunan leke. Doğum lekesi.

Footprints : Ayak izleri.

Birthmarks : Doğum lekesi. Doğum izi. Doğuştan vücutta bulunan leke.

 

Clue : Topak. İpucu. Aydınlatmak. Yumak. Bilgi vermek. İşaret. Karine. Hamak ipi. Şipka.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Ac adapter : Ac bağdaştırıcısı. Da bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Accelerator key : Hızlandırma tuşu. Hızlandırıcı tuş. Hızlı erişim tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. İvmelendirme tuşu. Kısayol tuşu.

Footprint synonyms : footprint evidence, footmark, abstract syntax tree, dinting, access control, projections, clew, mark, clews, surface area, absolute device, footprinting, dint, evidence, accent char, access key, dinted, access control entry, area, cluing, projection, clueing, expanse, denotement, abort, chip, absolute loader, acception, access mechanism, print, footmarks, abbreviate, dints.

Footprint ingilizce tanımı, definition of Footprint

Footprint kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The impression of the foot. As, "Footprints of the Creator.". A trace or footmark.