Featuring türkçesi Featuring nedir

Featuring ile ilgili cümleler

English: I saw an old film featuring Charlie Chaplin yesterday.
Turkish: Ben dün Charlie Chaplin'i anlatan eski bir film gördüm.

Featuring ingilizcede ne demek, Featuring nerede nasıl kullanılır?

Feature : Yayınlamak. Özellik. İçermek. Başrolde oynatmak. Ön plana çıkarmak. Bir şeyde önemli bir rolü olmak. Özellik taşımak. Rol almak. Belirtmek. -e ağırlık vermek.

Feature a performance : Bir gösterinin reklamını yapmak. Bir gösterinin varlığını duyurmak (oyun, konser, vb.). Bir gösteri yayınlamak.

Feature article : Baş makale. Ana makale. Özel veya önemli makale (bir gazete veya dergide).

Feature code : Özellik kodu. Parça kodu. Aksam kodu.

Feature extraction : Öznitelik çıkarma. Özellik çıkarımı. Öznitelik çıkarımı. Öznitelik bulma. Özellik çıkarma. Öznitelik dönüştürme.

Feature space : Öznitelik uzayı.

Feature writer : Makale yazarı.

Feature length : Film süresi kadar.

Feature in an event : Bir olayda başlıca rolü oynamak.

Feature film : Sinema filmi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uzun metrajlı sinema filmi. Uzun metrajlı film. Baş film. Uzun metrajlı ve konulu film. Çift filmli izlencelerde en önemli film. Uzun film.

 

İngilizce Featuring Türkçe anlamı, Featuring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Featuring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anthropometry : Antropometri. İnsan vücudunu ölçme bilimi.

Embodies : Şekillendirmek. İhtiva etmek. Somutlaştırmak. Dahil etmek. İçermek. Eklemek. İçine almak. Bir bütün halinde toplamak. Cisimleştirmek.

Couch : Bildirmek. Ayrık otu. Yatmak. İninde uyumak. İn. Çömelmek. Divan. Kataraktı tedavi etmek. Kanepe.

Calorimetry : Isı ölçüm. Kaloriölçüm bilimi. Bir dizgedeki ya da bir cisimdeki ısı niceliğinin ölçümü. Isıölçüm bilimi. Isınölçüm. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Isıölçüm. Kalorimetri. Fiziksel ve kimyasal süreçlerdeki özgül ısı, gizilısı gibi niceliklerle erke değişim ve dönüşümlerini sıcaklık ölçümüyle değerlendirme yöntemleri.

Quantification : Miktar ölçümü. Rakama dökülme. Miktar belirtme. Miktar belirleme. Ölçme. Sayısallaştırma. Niceliksel. Nicelleştirme. Miktar belirtmesi.

Duetting : İki ses için. Atışma. Çift. İkili. Duetto. Düo. Düet yapmak.

Care about : Hatır saymak. Aldırmak. İlgilenmek. Hatrını saymak. Umursamak. Önemsemek.

Instruction : Komut. Üzerinde işlem yapılacak işlenenlerle birlikte, bir bilgisayarın yapabileceği temel işlemlerden herhangi birinden oluşan en küçük izlenceleme öğesi. Öğrenim. Reçetenin, ilacın kullanılışı hakkında eczacıya ve aynı zamanda hastaya hitap eden kısmı. Yönerge. Belli bir amaca göre gereken şeyleri öğretme işi. bir eğitim kurumunda bir küme öğrenciye belli dal ya da konularda bilgi verme. öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme eylemi. Eğitim. Emir. İnstruksiyon. Öğretim.

 

Define : Tanım yapmak. Tanımlamak. Belirlemek. Sınırlamak. Kısıtlamak. Açıklamak. Tarif etmek. Tayin etmek.

Give forth : Dışarı vermek. Neşretmek. İlan etmek. Salıvermek. Yollamak. Yaymak. Çıkartmak. Duyurmak. Bildirmek. Çıkarmak.

Featuring synonyms : quantitative chemical analysis, course of instruction, radioactive dating, foetometry, fetometry, arterial blood gases, lecture demonstration, hydrometry, lecture, thermometry, pelvimetry, defining, measure, personified, mental measurement, heeding, characterizing, seismography, denoting, bring out, attender, plumbing, personifies, assert, observation, class, denominates, characterise, accompaniment, tonometry, teaching, algometry, audiometry.

Featuring zıt anlamlı kelimeler, Featuring kelime anlamı

Inactivity : Tesirsizlik. Avarelik. Etkisizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Durgunluk.

Irreligious : Din karşıtı. Dinsiz.