Seals türkçesi Seals nedir
- Keçeler.
- Belirlemek (yazgı).
- Kapatmak.
- Damgalamak.
- Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, yüzgeç ayaklılar (pinnipedia) alt takımdan, kulakları körelmiş, yüzgeç biçiminde olan ayaklarından alttakileri çok kullanılmayan, derileri ve yağları için avlanan, soğuk bölgelerin kıyılarında yaşayan bir familya. denizköpeğigiller.
- Kapamak.
- Ayıbalığı avlamak.
- Mühürlemek.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Fokgiller.
- Fok avlamak.
- Mühürler.
Seals ile ilgili cümleler
English: Let's go to the zoo to watch them feed the seals.
Turkish: Onların fokları beslemesini izlemek için hayvanat bahçesine gidelim.
English: Seals eat fish.
Turkish: Foklar balık yer.
English: Seals are clumsy and ponderous on land, but very graceful in the water.
Turkish: Foklar karada sakar ve hantal, suda ise çok zariftir.
Seals ingilizcede ne demek, Seals nerede nasıl kullanılır?
Eared seals : Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, yüzgeç ayaklılar (pinnipedia) alt takımından, soğuk bölgelerin kıyılarında ve buzlar üzerinde yaşayan, deniz hayvanlarıyla beslenen, ayakları yüzgeç biçiminde olan ve iyi yüzen türleri olan bir familya. denizaslanıgiller. İri kulaklıgiller.
Raising of seals : Mühür açılması. Mührün kaldırılması.
Sealskin : Fok derisi. Ayıbalığı derisi. Fork kürkü. Fok kürkü.
Sealskins : Ayıbalığı derisi. Fok derisi. Fork kürkü.
Reseals : Tekrar mühürlemek. Yeniden mühürle.
Seal a letter : Mektubu kapamak.
Seal of approval : Onay mührü. İzin. Onay. Resmi imza. Tasdik mührü. Onay mühürü.
Seal a road : Bir yolu mühürlemek. Bir yolu geçişe kapatmak.
Seal a breakthrough : Yeni fırsatlar yaratan bir yöntemi kapatmak. Yeni bir yol oluşturan yöntemi mühürlemek.
Seal in : İçerde tutmak. Mahsur bırakmak.
İngilizce Seals Türkçe anlamı, Seals eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Prints : Matbaada basmak. Yayınlamak. Basmak. Desen basmak. Basılmak. İşlemek (beynine). Baskılar.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Brands : Dağlamak. Markalamak. Derin etki bırakmak. İşlemek. Lekelemek.
Brand : Yaftalanmak. Lekelemek. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç. İşlemek. Derin etki bırakmak. Damga. Sarmalaç üzerine malın özelliğini göstermek amacıyla ve kızgın bir demirle vurulan im. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Marka.
Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.
Print : Tabı. Bası. Damga vurmak. Baskı. Eşlem. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Desen basmak. Bastırmak. Matbaacılık yapmak. Kalıp.
Bar : Atletizm, bilgisayar, hukuk, tiyatro alanlarında kullanılır. Dansçıların çalışma yerinde bulunan, gövdelerini doğru olarak yerleştirmelerine yarayan duvara çakılı çubuk. bir türk halk dansı çeşidi. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk. Kısıtlamak. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Menetmek. Savunmanlar kurumu. Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Önünü kesmek. Parça.
Acacia : Akasya sakızı. Salkım ağacı. Arap zamkı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.
Close down : Kapatmak (işyerini). Kapanmak. Tasfiye etmek. Kesmek. Kapanmak (işyeri). Son verilmek. Kapamak (işyerini). Kesilmek.
Seals synonyms : make up one's mind, stigmatise, close up, blocks, incuse, obturate, caps, seal off, calk, aardvark, block, conceal, clears, imprint, cleared, cap, buying up, a protein, aardvarks, pack, confine, bung up, bolt out, abambulacral area, coop, closes, blot out, abacus bodies, confining, blind, waterproof, determine, impresses.
Seals zıt anlamlı kelimeler, Seals kelime anlamı
Open : Genişletmek. Serbest. Geniş. Yarılmak. Açık. Dürüst. İçten. Bildirmek. Açmak. Kısık olmayan (ses).
Unseal : Mührünü açmak. Mühürünü bozmak. Mühür kırmak. Açmak. Açmak (mühür vb). Açığa vurmak. Mühürünü çıkarmak. Mührü kırmak.
Unfasten : Koyuvermek. Gevşetmek. Çözmek. Açılmak. Çözülmek. Gevşemek. Açmak.

Bu kısımda Seals kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seals ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seals anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seals ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.