Eared seals türkçesi Eared seals nedir

  • İri kulaklıgiller.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, yüzgeç ayaklılar (pinnipedia) alt takımından, soğuk bölgelerin kıyılarında ve buzlar üzerinde yaşayan, deniz hayvanlarıyla beslenen, ayakları yüzgeç biçiminde olan ve iyi yüzen türleri olan bir familya. denizaslanıgiller.

Eared seals ingilizcede ne demek, Eared seals nerede nasıl kullanılır?

Eared : Kulakları olan. Kulaklı. Belirli bir sayı veya çeşitte kulakları olan (örneğin uzun kulaklı vs).

Seals : Mühürler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etçiller (carnivora) takımının, yüzgeç ayaklılar (pinnipedia) alt takımdan, kulakları körelmiş, yüzgeç biçiminde olan ayaklarından alttakileri çok kullanılmayan, derileri ve yağları için avlanan, soğuk bölgelerin kıyılarında yaşayan bir familya. denizköpeğigiller. Fokgiller. Kapatmak. Mühürlemek. Belirlemek (yazgı). Kapamak. Ayıbalığı avlamak. Damgalamak.

Raising of seals : Mühür açılması. Mührün kaldırılması.

Reseals : Yeniden mühürle. Tekrar mühürlemek.

Unseals : Mühür kırmak. Mührü kırmak. Açığa vurmak. Açmak. Açmak (mühür vb). Mührünü açmak. Mühürünü çıkarmak. Mühürünü bozmak.

İngilizce Eared seals Türkçe anlamı, Eared seals eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Eared seals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

 

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Borudişli.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Eared seals synonyms : a cell, abo blood groups system, aardwolf, abramis zone, acacia, abambulacral area.