Marka nedir, Marka ne demek

Marka; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

Yerel Türkçe anlamı:

At arabasının oku.

Ceket.

Sırmalı yelek.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Bir mal, hizmet ya da kurumu tanıtmaya ve benzerlerinden ayırmaya yarayan tescil edilmiş özel ad, kısaltma veya işaret.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Beygirleri arabaya bağlamağa yarayan üç kısımdan oluşan düzen. (-Amasya)

Bilimsel terim anlamı:

Bir işletmenin yaptığı malları ya da ürettiği ürünleri, başkalarının mallarından ayırmak amacıyla malın ya da sarmalacın üzerine konulan özel im.

Resim ya da harfle yapılmış olan işaret.

Bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç.

Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit.

İngilizce'de Marka ne demek? Marka ingilizcesi nedir?:

brand, mark, trade mark

Marka tanımı, anlamı:

Marka olmak : Markalaşmak.

Marka giymek : Kullanmak için seçkin, kaliteli olan malı tercih etmek.

Çarliston marka : Yeni icat, az bulunur, antika.

Çarliston marka kereste : Az bulunan kereste. Haddini bilmez, terbiyesiz.

 

Kazık marka : Çok pahalı.

Markacı : Marka düşkünü olan kimse. Marka satan kimse.

Markaj : Tutma.

Markaj yapmak : Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, tutmak, gölgelemek.

Markaja almak : Tutmak, perdelemek. birinin hareketlerini engelleyici bir biçimde yakından izlemek, ne yaptığını gözlemek.

Markalama : Markalamak işi.

Markalamak : Bir nesneyi tanıtmak veya benzerlerinden ayırmak için işaret koymak.

Markalanma : Markalanmak işi.

Markalanmak : Markalama işi yapılmak.

Markalı : Markası olan.

Markasız : Markası olmayan.

Resim : Açık gösterge, kesin sonuç. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Fotoğraf. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Tören. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri.

Harf : Dildeki bir sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri, kod.

İşaret : El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet. Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im.

Bilet : Para ile alınan ve konser, sinema, tiyatro vb. eğlence yerlerine girme, ulaşım araçlarına binme veya bir talih oyununa katılma imkânını veren belge.

Para : Kazanç. Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.

Metal : Bu maddeden yapılmış. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde.

 

Parça : Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne. Müzik eseri. Güzel, alımlı kız veya kadın. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Tane. Pasaj.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Tanınmış : Ünlü. Herhangi bir özelliği ile ün kazanmış olan.

Ürün : Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Eser. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey.

Saygın : Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber.

Kişi : Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.

Marka aktarılmasının geçerliği : Yordamına ve yöntemine uygun olarak yapılan marka aktarılmasının geçer sayılması.

Marka belgesi : Markanın kütüğe yazıldığını göstermek için verilen belge.

Marka bölümleri : Markaların kütüğe yazımında ve kullanılmasında yararlanılmak üzere ayrılmış bulunan bölümler.

Marka çevirisi : Bir dildeki markanın başka dile çevrilerek kullanılması. (Fransa'daki "eau écarlate"ın İngilizce'ye "scarlet water"a çevrilip kullanılması ya da İngilizce "eagle" markasının dilimize "kartal" olarak çevrilmesi gibi).

Marka dağıtımcılığı anlaşması : Markanın dağıtım işlerinde kullanılması için, çeşitli ülkelerin dağıtımcıları ile yapılan anlaşma.

Marka duyurusu : Kütüğe yazılan markanın, Resmî Yapım İyeliği Gazetesi ile duyurulması.

Marka düzmeciliği : Aldatıcı bir yol ile, başka bir markanın asıl markaya benzetilmesi ve böylece kullanılması.

Marka harcı : Markanın kütüğe yazımı için ödenmesi gereken harç.

Marka imajı : Tüketicinin belleğinde bir ürün ya da grubu hakkında oluşturulan izlenimler.

Marka iyesi : Geçerli bir kütüğe yazıma dayanarak, markayı elinde bulunduran kişi.

Marka ile ilgili Cümleler

  • O bir stradivarius marka kemana sahip.
  • Cep telefonunun markası ne?
  • Japon marka bir saatim var. Çok dakiktir.
  • Favori ruj markan hangisi?
  • Daha iyi bilinen bir marka alman gerektiğini düşünüyorum.
  • Bunun onun ticari markası olduğunu düşünüyorum.
  • Genellikle hangi marka tuvalet kağıdı satın alırsın?

Diğer dillerde Marka anlamı nedir?

İngilizce'de Marka ne demek? : [Marka] n. brand, trademark, mark, initials, identification mark, check, chip, chop, imprint, jetton, stamp, title, token

Fransızca'da Marka : label [le], marque [la], (kumar) fiche [la], jeton [le], vignette [la]

Almanca'da Marka : n. Kennzeichen, Monogramm, Schutzmarke, Warenzeichen

Rusça'da Marka : n. марка (F), маркировка (F), метка (F), клеймо (N), тавро (N), вензель (M), талон (M)