Outflow channel türkçesi Outflow channel nedir

  • Bir selin, beslenme bölgesinden gelen yağmur ve kaynak sularının bir araya toplandığı anayatak.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Akıntı yolu.

Outflow channel ingilizcede ne demek, Outflow channel nerede nasıl kullanılır?

Outflow : Dışarıya akan. Ülke dışına akan. Lavın püskürme sırasında yanardağ ağzından çıkarak alçak yerlere doğru yayılması olayı. Boşalma. Dışarı akma. Akan miktar. Taşan miktar. Dışarıya akan miktar. Sızıntı.

Channel : Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Kanal açmak. Yönlendirmek. Kanal. Arna açmak. Oymak. Çevirmek. Elektriksel imlerin aktarılmasında kullanılan, tek ya da iki yönde olabilen tek yol (alıcı oluğu, ses oluğu, seslendirme oluğu, yinelenim oluğu, vb.). tv. bir televizyon yayınında resim yayını ile buna bağlı ses yayınının kapsadığı yinelenim kuşağı; televizyon kuşaklarının ayrıldığı bölümlerden her biri. Alıcı oluğu. Bağlantı.

Outflowing : Sızma. Dış bölgelere doğru yolculuk eden. Taşan miktar. Dışarı akma. Dışa akın eden. Akan miktar. Taşma. Ülke dışına akan. Sızıntı. Boşalma.

Outflows : Dışarı akma. Sızıntı. Taşan miktar. Akan miktar. Sızma.

Active channel : Microsoft ınternet explorer (msıe) (microsoft internet gezgini) aracılığıyla güncellenmiş bilgi gönderilerini almakta kullanılan internet bilgi kanalı. Etkin kanal.

 

Additional channel : Ek kanal.

İngilizce Outflow channel Türkçe anlamı, Outflow channel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outflow channel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Afforestation : Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması. Ağaçlandırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma.

Agricultural production : Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Taze meyve. Tarımsal üretim. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Zirai üretim. Tarım üretimi. Sebze.

Agrarian geography : İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü. Tarım coğrafyası.

Ageing of the population : Nüfus yaşlanması. Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması.

Air route : Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Havayolu.

Agricultural specialisation : Tarımsal özelleştirme. Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi.

 

Alluvial deposit : Alüvyon. Lığ. Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.

Aboriginal population : Yerli nüfus. Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Outflow channel synonyms : age pyramid, aluvial terrace, abrasion platform, altimetric profile, adventife cone, agricultural co operative.