Alluvial deposit türkçesi Alluvial deposit nedir
- Lığ.
- Alüvyon.
- Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın.
- Coğrafya alanında kullanılır.
Alluvial deposit ingilizcede ne demek, Alluvial deposit nerede nasıl kullanılır?
Alluvial : Alüvyal. Alüvyonlu. Alüvyonal. Lığlı.
Deposit : Önödenceye bağlama. Yumurtlamak. Çökelmek. Emanet. Depozito vermek. Güvenmelik. Çökeltmek. Depozit olarak vermek. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Tortu bırakmak.
Alluvial coast : Alüvyonlu sahil.
Alluvial cone : Birikinti konisi. Alüvyon konisi.
Alluvial fan : Birikinti yelpazesi. Alüvyon konisi. Alüviyal yelpaze. Alüvyal yelpaze. Alüvyon yelpazesi.
Alluvial horizon : Toprağın üst kısımlarından çözeltileri ya da asıltı durumunda gelen maddeleri almış olan toprak katı. Lığlı kuşak. Alüvyal horizon.
İngilizce Alluvial deposit Türkçe anlamı, Alluvial deposit eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Alluvial deposit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.
Silts : Mil. Toz. Çakıl tabakası. Çökelme sonucu oluşan çamur ve kum tabakası. Sualtı sedimanı. Sulu kum. Silt. İnce kum.
Laterite : Kırmızı kil. Kayaların ufalanmasıyla oluşan toprak. Laterit.
Placer : Pas payı. Ağır tortu (maden). Nehirden elekle çıkarılan altın. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yerleştirici. Yerine koyucu. Plaser. Nehrin taşıdığı madenler. Akarsu, yel vb. etkilerle, mineral parçacıklarının tüm mekanik derişmesinden oluşmuş bir maden yatağı. (bu terim daha çok altınlı alüvyon yatakları için kullanılır.). Altın zerreli kum.
Alluviums : Alüvyonlu arazi.
Afforestation : Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Bir bölgenin ağaçlandırılması.
Air route : Uçuş rotası. Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.
Placers : Ağır tortu (maden). Pas payı. Yerleştirici. Yerine koyucu. Nehirden elekle çıkarılan altın. Plaser. Altın zerreli kum. Ağır tortu. Nehrin taşıdığı madenler.
Ageing of the population : Doğumların azalması, sağlık koşullarının ve sağlıkbilimsel denetim ve bakımın ileri düzeye ulaşması sonunda ortalama yaşın büyümesi nedeniyle bir ülke ya da bölge nüfusunda yaşlı kişiler oranının artması. Nüfus yaşlanması.
Alluvium : Akarsuyığıntısı. Irmak yığıntısı. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Allüvyum. Akarsuların, yatağı boyunca taşkın zamanlarında kapladığı alanlarda, deltalarda, göllerde ve dağ eteklerindeki yığınlarda çökelttiği kil, kum, çakıl gibi tortul maddeler. Alüvyonlu arazi. Akarsu yığıntısı. Aluviyal çökel.
Alluvial deposit synonyms : age pyramid, alluvion, adventife cone, agrarian geography, agricultural production, altimetric profile, agricultural specialisation, silt, aluvial terrace, agricultural co operative, abandoned meander, aboriginal population, abrasion platform.

Bu kısımda Alluvial deposit kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Alluvial deposit ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Alluvial deposit anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Alluvial deposit ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.