Toz nedir, Toz ne demek
- Çok küçük ve hafif parçacıklara bölünmüş toprak

- Çok küçük parçacıklara bölünmüş olan herhangi bir madde.
- Bu durumda olan.
"Toz" ile ilgili cümle
- "Köy yolları tozdan ve çamurdandır ama sevgi ve ızdırapla doludur." - M. Kaplan
- "Toz boya. Toz biber."
- "Bak gene bir tutam saçak tütün kalmadı. Bana yalnız tozları kalıyor." - M. Ş. Esendal
Yerel Türkçe anlamı:
Karşı : Tavşan avcıya toz geldi.
Diz.
Toz// toz duman: karmakarışık, toz dumana karışmış Artvin Yusufeli Uşhum köyü
Orta Öğretim alanındaki anlamı:
(sıfat) bk. tozlaşır.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Hayvansal, bitkisel ve madensel kökenli maddelerden elde edilen, organik ve inorganik yapılı, kuru ve birbiriyle bağlantısı olmayan ilaç biçimi, , pudra, pulvis.
Genellikle tanelerin temizlenmeleri veya öğütülmeleri sırasında meydana gelen ince, pülverize durumdaki kuru parçacıklar.
Diğer sözlük anlamları:
Yayın kabzası üzerine kaplanan kayın ağacı kabuğu ve kirişi.
Bilimsel terim anlamı:
Asalak öldürücü olarak kullanılan katı bitkisel ya da madensel maddelerin öğütülmüşü. (Ya etkilerine ya da yapılarına göre adlandırılırlar: Böcek tozu, kene tozu, solucan tozu, pelin tozu, eğrelti tozu gibi.)
Katıların fiziksel etkilerle ufalanması sonucu oluşan, tane irilikleri yaklaşık bir mikron büyüklüğünde parçacıklar.
İngilizce'de Toz ne demek? Toz ingilizcesi nedir?:
powder, dust, poudre
Fransızca'da Toz ne demek?:
poudre
Toz hakkında bilgiler
Toz; çok küçük toprak parçacıklarından ya da çok çeşitli atıklardan oluşan; yerde, nesnelerin üzerinde ya da havada taşınan çok ince, pudra benzeri madde.
Havada geniş bir alana yayılmış toz kümesi meteorolojide İngilizce dust sözcüğünden gelen DU kısaltması ile gösterilir. Atmosferdeki tozun büyük bir kısmı troposferde görülür ve toz oluşturmaya uygun bölgelerde havalanan toz kümeleri havada çok uzun mesafeler katedebilir.
Atmosferdeki toz kümeleri solunan havanın kalitesini önemli oranda düşürmesinin yanı sıra havacılığı da tehdit edebilir.
Toz ile ilgili Cümleler
- Araba arkasında bir toz bulutu bıraktı.
- Kitabın içi toz dolmuştu.
- Her geçen araba bir toz bulutu kaldırdı.
- Toz kaldırmayın!
- Toz bulutları hiç durmadan etrafta uçuşuyordu.
- Toz kadar kuru.
- Satürn'ün etrafındaki halkalar toz ve buzdan oluşurlar.
Toz tanımı, anlamı:
Toz almak : Bir yerin tozunu temizlemek.
Toz etmek : Ezip harap etmek, ortadan kaldırmak.
Toz kondurmamak : Bir şeyde herhangi bir kusurun varlığını kabul etmemek, bir şeyi kusursuz göstermek.
Toz koparmak : Toz kaldırmak.
Tozdan dumandan ferman okunmamak : Ortalık çok karışık olmak.
Toz olmak : Toz durumuna gelmek. kaybolup gitmek, kaçmak, uzaklaşmak.
Tozu dumana katmak : Toz kaldırarak hızla gitmek veya kaçmak. ortalığı altüst etmek.
Tozunu almak : Bir şeyi silerek tozdan temizlemek. dövmek, hırpalamak.
Toz bezi : Toz almakta kullanılan bez.
Toz boya : Sulandırılarak kullanılan, çeşitli renkte toz durumundaki boya.
Toz bulutu : Havada oluşan yoğun toz.
Toz duman : Yerden kalkarak havayı kaplayan yoğun toz.
Toz fırçası : Toz almak veya tozu temizlemek için kullanılan yumuşak kıllı fırça.
Tozkoparan : Çok rüzgârlı (yer).
Toz maskesi : Tozların boğaz yoluna kaçmasını engellemek amacıyla kullanılan özel maske.
Tozpembe : Açık pembe renk. Bu renkte olan.
Toz sabun : Toz durumuna getirilmiş sabun.
Toz şeker : Ufak billur biçiminde şeker.
Toz toprak : Toz ve toprak yığını.
Bıçkı tozu : Doğramacılıkta bıçkıdan çıkan ve çoklukla yakacak olarak kullanılan toz ve talaş.
Çiçek tozu : Çiçekli bitkilerde erkek organın başçığında bulunan döl hücresi, polen.
Davultozu : Gerçekleşmesi imkânsız durum. Elde edilmesi imkânsız nesne.
Kabartma tozu : Pasta, çörek vb. hamur işlerinde kabarmayı sağlayan toz, sodyum bikarbonat.
Kurtayağı tozu : Kurtayağının sporlu başaklarından elde edilen, hekimlikte kullanılan sarı bir toz.
Limon tozu : Sitrik asit.
Oltu tozu : Pire otunun kurutulup toz durumuna getirilmesiyle pire öldürücü olarak kullanılan toz.
Sabun tozu : Toz durumunda olan sabun.
Süt tozu : Sütün özel yöntemlerle kurutularak toz durumuna getirilmiş biçimi.
Zımpara tozu : Taş kesme çarklarının üzerine yapıştırılan maden tozu.
Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
Toz ağacı : Denize düşen zamklarının-dalgalarla dövüle dövüle kehruba olduğu söylenen bir ağaç.
Toz bulutsu : Yapısında toz bulunan bulutsu.
Toz çapa : Bağı üstten çapalama.
Toz eritken : Toz durumundaki kaynak eritkeni.
Toz fırtınası : Kurak, yarı kurak ve bu nedenle sürekli bitkisel örtüden yoksun bölgelerde, özellikle çöllerde çok görülen fırtına türü.
Toz hücreleri : Solukla içeri giren toz ya da mikroorganizma gibi yabancı maddeleri fagosite ederek vücudu koruyan akciğerdeki sabit makrofajlar. Alveolar fagosit.
Toz kepir : Az verimli toprak.
Toz kopmak : Toz kalkmak.
Toz kubur : Toz toprak, çerçöp, çöplük
Toz künge : Toz toprak, çerçöp, çöplük.
Diğer dillerde Toz anlamı nedir?
İngilizce'de Toz ne demek? : adj. granulated
n. dust, powder
Fransızca'da Toz : poudre [la]
Almanca'da Toz : n. Mehl, Pulver, Staub
Rusça'da Toz : n. пыль (F), порошок (M), крупинка (F), труха (F), основа (F)

Bu kısımda Toz nedir? Toz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Toz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Toz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.