Infiltrative türkçesi Infiltrative nedir

Infiltrative ingilizcede ne demek, Infiltrative nerede nasıl kullanılır?

Infiltrating : Süzmek. Sokulmak. Gizlice girmek. Sızmak.

Infiltration : Sızdırma. Sızma. Yağmur ve kar sularının, çatlak ya da geçirimli katmanlardan yeraltına geçmesi olayı. Süzme. Süzülme. Sızma (örgüt veya kuruluş vb'ne). Gizlice sokulma. Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi. Coğrafya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Filtreleme.

Infiltration anaesthesia : Açlık çukurluklarına yapılan yerel infltrasyon anestezisi sırasında anestezik maddenin ensizyon yapılacak hat civarına ters l harfi benzeri veya bir çizgi boyunca enjekte edilmesi gibi yerel anestezik çözeltisinin doğrudan anestezi edilmek istenen doku içine enjekte edilmesiyle oluşturulan anestezi biçimi. İnfiltrasyon anestezisi.

Infiltration analgesia : İnfiltrasyon analjezisi.

Infiltration anesthesia : İnfiltrasyon anestezisi.

Lichenoid infiltration : Likenoid infiltrasyon. Hücrelerin epidermise paralel, çizgiler halindeki infiltrasyonu.

Pulmonary infiltration with eosinophilia syndrome : Eozinofilik pnömoni. Akciğer infiltrasyonlu eozinofili sendromu.

Infiltrations : Süzme. Sızma. Süzülme.

Fat infiltration : Vücudun bilinen belli yerleri dışında yağın birikmesi veya infiltrasyonu hali. Yağ infiltrasyonu.

 

Infiltrate : Sokulmak. Gerçek kimliğini gizleyerek girmek (örgüt, kuruluş vb'ne). Sınırdan içeri sızmak. İçeri sızmak. İnfiltrat. Sızmak. Sızmak (örgüt, kuruluş vb'ne). Sızdırmak. Doku aralıklarından süzülüp geçme. infiltrasyonla biriken materyal.

İngilizce Infiltrative Türkçe anlamı, Infiltrative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infiltrative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Join : Çitmek. Eklemek. Birleşme çekidi. İki şeyin birleştiği yer. Katmak. Kaynamak. Yapıştırmak. Sınırı ortak olmak. Başkalarıyla birlikte hareket etmek. Üye olmak.

Intrusive : İzinsiz ve davetsiz giren. Kullanışsız. Sırnaşık. Elverişsiz. Mütecaviz. İzinsiz giren. Araya giren. Zorla içeri giren.

Uninvited : Davet edilmemiş.

Pervasive : Yaygın. Her zaman hissedilen. Yayılmış. Sinen. Nüfuz ve istila eden. Nüfuz eden. Her yeri kaplayan.

Penetrant : Sivri. Keskin. Nüfuz eden. Penetran. Toksin salgılayıcı.

Spirant : Sızıcı ünsüz. Nefes sürtünmesi ile çıkan sessiz harf. Ses yolunun daralmasıyla sızar gibi çıkan seslerin taşıdığı nitelik. bk. sızıcı ünsüz. Ağız kanalının çeşitli yerlerinde oluşan bir daralma sonunda sürtünerek veya sızarak çıkarılan ünsüz: f, v, y, h, s, z,ş, j, ğ ünsüzleri türkçenin sızıcı ünsüzleridir. Sessiz harf. Sızıcı şey. Sızmalı.

Fricatives : Sızmalı. Sürtünmeli sessiz harf. Sürtünmeli. Sürtüşmeli. Frikatif.

Penetrate : Sızmak. İçine girmek. İçine işlemek. İçyüzünü anlamak. Delmek. Çözmek. Dalmak. Arasından geçmek. Anlamak. Yarmak.

 

Spirants : Nefes sürtünmesi ile çıkan sessiz harf. Sızmalı.

Uncalled : Çağrılmamış. Çağırılmamış. Talep edilmemiş. Henüz piyasaya sürülmemiş.

Infiltrative synonyms : gate crashing, infringer, unbidden, effractor, get together, penetration, fricative, fall in, emanative, infringers, unrequested, incursion, unexpected, unbid, unasked, incursive.

Infiltrative ingilizce tanımı, definition of Infiltrative

Infiltrative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to infiltration.