Penetrant türkçesi Penetrant nedir

Penetrant ingilizcede ne demek, Penetrant nerede nasıl kullanılır?

Penetrance : Bir genin ya da gen kombinasyonunun fenotipte kendini gösterme sıklığı. etkinlik, sahip olduğu genotipi, fenotipinde gösteren bireylerin populasyondaki oranıyla tanımlanır. Etkinlik. Bir genetik özelliğin bir sonraki kuşağa aktarılabilme yüzdesi. Parçacıkların ve ışınımların özdek içine sokulabildikleri derinlikle ölçülen niceliği. Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Penetrans. Girginlik.

Penetrance coefficient : Girim katsayısı. Bir sıvının, ıslattığı bir katı içine sızımının ölçüsü. bir çekirdek tepkileşiminde gelen parçacığın çekirdeksel erkilden geçebilme olasılığı.

Tunga penetrans : Şigoe. Tunga penetrans.

Penetrability : Penetrasyon yeteneği. Anlaşılabilirlik. Delinebilirlik. Girilebilirlik. Nüfuz edilebilirlik. İşlenebilirlik. Penetrabilite.

Penetrable : Sızabilir. Nüfuz edilebilir. Girilebilir. Delinebilir. İşlenebilir. Sızılabilir. İçine girilebilir. Etki edilebilir. Girinebilir.

Penetrate into : Pazara girmek. İçine nüfuz etmek.

Penetrated : İçine girmek. Nüfuz etmek. Sokulmak. Arasından geçmek. İşlemek. İçyüzünü anlamak.

 

Penetration : İyice anlama. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. İçine işlemek, içine girmek, içinden geçmek. İçine işleme. Delip girme, içine girme. radyoaktif ışınların maddeleri delip geçmesi. virüs çoğalması sırasında, hedef hücreye bağlanan virüsün hücrenin içine girdiği adım, penetrasyon. Nüfuz etme. Girme. Kavrama. Delme. Delip geçme.

Penetrably : Nüfuz edilebilir olma.

Penetrate : Delip geçmek. Yarmak. İyice kavramak. İçyüzünü anlamak. Delmek. Sokulmak. Nüfuz etmek. İçine işlemek. Sızmak. Anlamak.

İngilizce Penetrant Türkçe anlamı, Penetrant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penetrant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Doglegged : Köşeli. Bükük. Açılı. Keskin biçimli. Keskin açılı.

Chiseled : Keski ile kesilmiş. Keskin hatları olan. Biçimli. Yontulmuş. Keski ile yontulmuş. Keskin (yüz hatları).

Fathom : Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık. Doğru anlamını anlamak. Kulaç. Bir metrelik derinlik. Yoklamak. Anlama. Anlamak. 83 m. İçyüzünü araştırmak. 1 kulaç = 1.

Acrid : Tehlikeli. Kekre. Barut gibi. Ekşi. Buruk. Sert. Acı. Ekti.

Pierce : Delmek (deri vb). Delik açmak. Etkilemek. Bıçaklamak. Delmek. Delip geçmek. İçine işlemek. İşlemek. Oymak. İçinden geçmek.

Pervasive : Yayılmış. Sinen. Her zaman hissedilen. Her yeri kaplayan. Yaygın. Nüfuz ve istila eden. Her tarafa yayılan.

Pervade : Sinmek. Her tarafına yayılmak. Yayılmak (koku). Kaplamak. Hakim olmak. Sarmak. Her tarafa yayılmak. Doldurmak. (düşünce vb) yayılmak. İstila etmek.

Understand : Anlayışlı olmak. İşitmek. İyi anlamak. Haberi olmak. Kafasına girmek. Yorumlamak. Çakmak. Öğrenmek. Anlayışla karşılamak. Kavramak.

 

Force : İcbar etmek. Serada yetiştirmek. Irzına geçmek. Bir cismin durma ya da devinim durumunu değiştiren dış etken. (sı birimi newton'dur). Bir cismin durgunluk ya da devinim durumunu değiştirebilen yönleçsel nitelikli etki. anlamdaş gürelik. Mecbur etmek. Sıkıştırmak. Zorlamak. Güç. Bilgisayar, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Percolate : Filtre etmek. Sızdırmak. Sızmak. Süzülmek. Filtreden geçirmek. Süzmek. Süzülme.

Penetrant synonyms : poke into, ooze through, enter, grain, aculeate, acute, filter, come in, fricative, dig into, searching, incisive, creep in, deader, break, perforate, acuter, spirant, emanative, biting, cuspidated, honeycomb, penetrating, ingrain, permeate, bitter, fricatives, blazing, jagged, thrust, bitterer, acuate, get into.

Penetrant zıt anlamlı kelimeler, Penetrant kelime anlamı

Exit : Vefat. Çıkıp gitmek. Gitmek. Sahneden çıkmak. Gidiş. Çıkma. Çıkış yeri. Çıkmak. Ölmek.

Recede : Gerilemek. Geri gitmek. Geri plana geçmek. Çekilmek. Düşmek. Geri çekilmek. Düşmek (fiyat). Uzaklaşmak. (fiyat vb) düşmek. Ortadan kaybolmak.

Penetrant ingilizce tanımı, definition of Penetrant

Penetrant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having power to enter or pierce. Penetrating. As, penetrant cold. Subtile. Sharp.