Pervade türkçesi Pervade nedir

Pervade ile ilgili cümleler

English: The room was pervaded with the scent of perfume.
Turkish: Odaya parfüm kokusu yayıldı.

Pervade ingilizcede ne demek, Pervade nerede nasıl kullanılır?

Pervaded : Yaygınlaşmak. Kaplamak. (düşünce vb) yayılmak. İstila etmek. Yayılmak (koku). Her tarafına yayılmak. Sarmak. Hakim olmak. Doldurmak. Yayılmak.

Pervades : Sarmak. Sinmek. Yaygınlaşmak. Her tarafına yayılmak. İstila etmek. Kaplamak. Her tarafa yayılmak. Hakim olmak. Doldurmak. Yayılmak.

Pervading : Sinmek. İstila etme. Yayılmak. Yaygınlaşmak.

All pervading : Kaplamak. Tamamen istila etme. Tamamen yayılmak. Sızmak. İçine işleyen.

Pervaporation : Pervaporasyon.

Pervasiveness : Her zaman hissedilme durumu. Her tarafa yayılma durumu.

Perverseness : Sapkınlık. Temerrüt. Sapıklık. Ahlaksızlık. Aksilik. Toplumun benimsediği ahlak ölçüleriyle sürekli olarak çelişme durumunda olma. Yoldan çıkma durumu.

Perversely : Sapkınca. Sapıkça. Huysuz bir şekilde.

Pervasion : Yayılma. Kaplama. İçine işleme. Doldurma. Sinme.

Perverse : Sapık. Aksi. Ahlaksız. Makus. Sapkın. Davranışlarıyla yaşadığı toplumun gelenek ve göreneklerine ters düşen, o toplumun yasa ve kurallarına uymamakta direnen, sapınca düşen (genç). Kötü huylu. İnatçı. Huysuz.

 

İngilizce Pervade Türkçe anlamı, Pervade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pervade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Charge : Reaktör kalbine konulan yeni yakıt unsurlarının tamamı. Taarruz. Suçlamak. Çevresinde kıvıl alan yaratan, artı ya da eksi alabilen temel tanecik özelliği, niceliği. Şarj etmek. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Yükümlülük. Bir sürece gönderilen ham özdek.

Beset : Rahat bırakmamak. Dört bir yandan saldırmak. Rahat vermemek. Etrafını çevirmek. Etrafını sarmak. Sıkıştırmak. Sıkıntı vermek. Kuşatmak.

Invade : Gaspetmek. Akın etmek. Tecavüz etmek. Doldurup taşırmak. Basmak. Ele geçirmek. Saldırmak. İçini kaplamak. İhlal etmek.

Interpenetrate : İçine işlemek. Tamamen içine geçmek. Birbirinin içine geçmek. Tamamen nüfuz etmek. Nüfuz etmek. Birbirine işlemek. Tamamen içine girmek.

Bind : Sarmak (çimento) tutmak. Yan çapraz. Yarayı sarmak. Yapışmak. Savut bağlantısını kesmeden, karşı namluyu dışarda bırakacak ölçüde yana açarak uygulanan çapraz. Yasa gücü ile zorunlu kılmak. Engel olmak. Yapıştırmak. Ciltlemek. Zorunlu bırakmak.

Ducked : Sıvışmak. Daldırıp çıkarmak. Başını eğerek savuşturmak. Ördek. Eğilmek. Kaytarmak. Dalmak. Batmak. Sesi kısmak.

Infesting : İstila etmek (bit veya kurt veya fare). (fare vb) istila etmek. Bürümek. İstila etmek (fare). Etrafı sarmak. Zarar vermek.

 

Begird : Çevrelemek. Çevirmek. Kuşatmak. Etrafını çevirmek.

Circulate : Tamim etmek. Yaymak. Dolaştırmak. Akımını sağlamak (havanın veya sıvının). Dolaşmak. Dolaşmak (kan veya hava). Tedavül ettirmek. Sürümde olmak (para). Tedavül etmek. Devirdaim olmak.

Invading : Saldırmak. Ele geçirmek. İstila eden. Gaspetmek. İhlal etmek. İçini kaplamak. Akın etmek.

Pervade synonyms : spiritise, spiritize, dominated, permeate, run rampant, begirt, arborizes, completing, bandaged, overrunning, bundling, infests, besets, bandage, have a command of, clogging, overran, cowers, command, permeated, cake, congest, bestrew, become suffused, beclouding, dominates, diffuses, penetrate, cover in, crowds, bespread, perforate, clog.

Pervade ingilizce tanımı, definition of Pervade

Pervade kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To permeate. To pass or flow through, as an aperture, pore, or interstice.