Pervaded türkçesi Pervaded nedir

Pervaded ile ilgili cümleler

English: The room was pervaded with the scent of perfume.
Turkish: Odaya parfüm kokusu yayıldı.

Pervaded ingilizcede ne demek, Pervaded nerede nasıl kullanılır?

Pervade : Hakim olmak. Kaplamak. Her tarafa yayılmak. Doldurmak. Sinmek. (düşünce vb) yayılmak. İstila etmek. Yaygınlaşmak. Sarmak. Yayılmak (koku).

Pervades : Hakim olmak. Her tarafına yayılmak. Yayılmak. Yayılmak (koku). Sarmak. Yaygınlaşmak. Kaplamak. Doldurmak. Sinmek. İstila etmek.

Pervading : İstila etme. Sinmek. Yayılmak. Yaygınlaşmak.

All pervading : Sızmak. İçine işleyen. Kaplamak. Tamamen istila etme. Tamamen yayılmak.

Pervaporation : Pervaporasyon.

Perversion : Çarpıklık. Dalalet. Yoldan çıkarma. Ayartma. Bozma. Sapıklık. Baştan çıkarma. Saptırma. Anormallik. Cinsel sapıklık.

Perverseness : Toplumun benimsediği ahlak ölçüleriyle sürekli olarak çelişme durumunda olma. Sapıklık. Aksilik. Temerrüt. Yoldan çıkma durumu. Sapkınlık. Ahlaksızlık.

Perversely : Sapkınca. Sapıkça. Huysuz bir şekilde.

Pervasion : Kaplama. Doldurma. Yayılma. Sinme. İçine işleme.

Hypervariable regions : Aşırı değişken bölgeler. İmmünoglobulin molekülünün v bölgesinin antijenle birleşen bölümü ve t hücre almacı, değişken bölgeleri içindeki amino asit sıraları.

 

İngilizce Pervaded Türkçe anlamı, Pervaded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pervaded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Infests : Bürümek. Etrafı sarmak. (fare vb) istila etmek. Zarar vermek. İstila etmek (bit veya kurt veya fare). İstila etmek (fare).

Congests : Tıkanmak. Toplamak. Dolmak. Yığmak. Tıkamak. Kalabalıklaşmak.

Duck : Daldırıp çıkarmak. Başını eğerek savuşturmak. Anatinae alt familyasından hemen hemen dünyanın tüm sulak bölgelerinde yaşayan perde ayaklı su kuşlarına verilen ad. Sesi kısmak. Batmak. Sıvışmak. Eğilmek. Dalmak.

Crouch : Çömelme. Çökmek. Silmek. Büzülmek. Çömelmek. İdaho eyaletinde şehir.

Congest : Konjest. Kalabalıklaşmak. Tıkanmak. Tıkamak. Dolmak. Yığılmak. Toplamak. Şişirme, toplama, doldurma.

Penetrate : İyice kavramak. İyice anlamak. İşlemek. Delmek. Nüfuz etmek. İçine işlemek. Anlamak. Sokulmak. Sızmak. Girmek.

Curb : Ata gem vurmak. Engellemek. Dizginlemek. Tarsus ekleminin arka yüzü ve kalkaneusun alt kısmı dogmasal veya edinsel olarak gelişen tendojen veya osteojen şişkinlikler. Yol kıyısının, kent yönetimince düzenlenmesi ve göze hoş görünür bir duruma getirilebilmesi için, kaldırım yanlarına aralıklarla dikilen ya da döşenen çiçek, ağaç vb. süs. Uzak tutmak. Zaptetme. Frenlemek. Gemlemek.

Imbue : Emdirmek. Dolduruşa getirmek. Boyamak. Kafasına sokmak. Telkin etmek. Aşılamak.

 

Grow up : Büyü. Vuku bulmak. Büyü de gel. Palazlanmak. Boy atmak. Büyü artık. Büyümek. Olgunlaşmak. Yetişmek. Çıkmak.

Branch : Bölmek. Kol. Kol (bitki). Bilgisayar, bilişim, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dere. Dallara ayrılmak. Ayırmak. Dallandırmak. Soy ağacındaki yer. Çay.

Pervaded synonyms : spiritise, spiritize, masters, be out at grass, bandage, arborise, infest, cowered, run rampant, beam, bespread, arborize, charge, overrunning, mastered, dominate, invading, irrupt, binds, cringed, cringe, arborizing, cake, diffuse, control, bandaged, besets, bespreading, appeal, bush, infesting, invade, cover.