Duck türkçesi Duck nedir
- Kaytarmak.
- Eğilmek.
- Sesi kısmak.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Batmak.
- Sinmek.
- Başını eğerek savuşturmak.
- Dalmak.
- Daldırıp çıkarmak.
- Anatinae alt familyasından hemen hemen dünyanın tüm sulak bölgelerinde yaşayan perde ayaklı su kuşlarına verilen ad.
- Sıvışmak.
- Ördek.
Duck ile ilgili cümleler
English: The kids are playing Duck Hunt.
Turkish: Çocuklar Duck Hunt oynuyor.
English: Ali went duck hunting.
Turkish: Ali ördek avına gitti.
English: He went duck hunting.
Turkish: O, ördek avına gitti.
English: The duck quacks.
Turkish: Ördek vakvak diye ses çıkarır.
English: Commentators have variously described the sound of vuvuzelas as "annoying" and "satanic" and compared it with "a stampede of noisy elephants", "a deafening swarm of locusts", "a goat on the way to slaughter", "a giant hive full of very angry bees", and "a duck on speed".
Turkish: Maç spikerleri vuvuzelaların seslerini "rahatsız edici" ve "şeytani" gibi çeşitli şekillerde tarif ettiler ve onu "gürültücü fillerin izdihamı", "sağır eden çekirge sürüsü", "katliam yolundaki bir keçi", "çok kızgın arılarla dolu büyük bir kovan" ve "hızlı ördek"'e benzettiler.
Duck ingilizcede ne demek, Duck nerede nasıl kullanılır?
Duck bill : Ördek gagası. Ördekgagası. Dakbil. Gagası ördeğin gagasına benzeyen bir avustralya memelisi.
Duck board : Suya basmamak için döşenmiş tahta.
Duck down : (öne doğru) hızla eğilmek.
Duck hawk : Gök doğan. Gezginci doğan. Bayağı doğan. Gökdoğan. Güvercin doğanı.
Duck hepatitis : Ördek hepatitisi. Genç ördek palazlarında, bir enterovirüs tarafından oluşturulan, karaciğerde nekroz, yangı ve kanamayla belirgin ve kısa sürede ölüme neden olan viral hastalık.
Duck plague : Ördek vebası. Ördek virüs enteritisi.
Duck virus enteritis : Ördek virüsü enteritisi. Ördek, kaz ve kuğularda damar hasarı sonucu kanamalar, lenf yumruları ve parenkim organlarında dejenerasyonlar, sindirim organları mukozasında kırmızılık, kabarıklık ve kabuklanmalarla belirgin, akut seyirli viral hastalık, ördek vebası.
Duck tail : Bir saç stili (1950'lerde popülerdi). Ördek kuyruğu.
Duck soup : Yapması çok kolay şey. Kolay iş. Çok kolay. (argo) çok kolay iş. Çocuk oyuncağı. Çok kolay iş.
Duck under : (bir şeyin)altına gizlenmek veya tünemek.
İngilizce Duck Türkçe anlamı, Duck eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Duck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Teal : Tatlısu ördeği. Camgöbeği. Deniz mavisi. Cam göbeği. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, ergin erkeklerde gerdan ve ense kızıl kahverengi, başın yan tarafları göz etrafından enseye doğru kenarları parlak sarı renkli, ince bir şeritle çevrelenmiş koyu yeşil bir bant bulunan, düz ve dağlık kısımlarda bitkisi bol su kenarlarında, avrupa, asya ve kuzey amerika'da yaşayan, türkiye'de yerli ve kış göçmen olan bir tür. cüce ördek, krik ördek. Göl mavisi. Çamur ördeği. Kırık. Çamurcun.
Abandon oneself to : Kendini -e vermek. Tüm sınırları kaybetme. Bağımlı hale gelme (kendinden vazgeçme). Kendini teslim etme. -e kapılmak. Kendini kaptırmak.
Crouches : Çömelmek. Çökmek. Çömelme. İdaho eyaletinde şehir. Silmek. Büzülmek.
Bust : Kırmak. Vurmak. Parçalamak. Becerememek. İflas etmek. Rütbe indirmek. Bozmak. Bozulmak. Mahvetmek. Patlatmak.
Clear out : Çekip gitmek. Ortadan kaybolmak. Satıp bitirmek. Tertemiz etmek. Hepsini satmak. Defolmak. Tüymek. Çekilip gitmek. Boşaltmak.
Burst up : İflas etmek.
Dip up : Elini daldırıp almak. Bandırmak.
Clear off : Açmak. Ortadan kaybolmak. Borç ödemek. Yok etmek. Bir yeri tahliye etmek. Ortadan kaldırmak. Tabanları yağlamak. Bir yeri boşaltmak. Bitirmek.
Bends : Kıvrılmak. Kıvırmak. İşe geldiği gibi değiştirmek. Çökmek (diz). Bağlamak (yelken). Oynama yapmak. Vurgun. Vurgun hastalığı. Eğmek. Yönelmek.
Permeate : Geçen. Geçmek. Sızmak. Yayılmak. Nüfuz etmek. İçine işlemek. Süzmek. Süzüntü.
Duck synonyms : bucephela clangula, canvasback, sea duck, aix sponsa, aythya americana, anas penelope, ruddy duck, anas acuta, anseriform bird, oxyura jamaicensis, cairina moschata, aix galericulata, aythya valisineria, anas platyrhynchos, aythya ferina, bluebill, muscovy duck, pin tailed duck, dabbling duck, family anatidae, anas rubripes, summer duck, bucephela albeola, black duck, anas clypeata, wood widgeon, pintail, musk duck, be on the wane, barging, be wraped up in, pochard, duck down.
Duck zıt anlamlı kelimeler, Duck kelime anlamı
Stand still : Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek.
Diving duck : Ördek türü. Dalgıç ördek.
Duck antonyms : dabbling duck.
Duck ingilizce tanımı, definition of Duck
Duck kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dip. To plunge the head in water or other liquid. A linen (or sometimes cotton) fabric, finer and lighter than canvas, used for the lighter sails of vessels, the sacking of beds, and sometimes for men`s clothing. To thrust or plunge under water or other liquid and suddenly withdraw. A pet. To go under the surface of water and immediately reappear. Any bird of the subfamily Anatinæ, family Anatidæ. To dive. A darling.

Bu kısımda Duck kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Duck ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Duck anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Duck ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.