Infests türkçesi Infests nedir

  • Doldurmak.
  • Bürümek.
  • Etrafı sarmak.
  • Sarmak.
  • İstila etmek (bit veya kurt veya fare).
  • İstila etmek (fare).
  • Kaplamak.
  • İstila etmek.
  • Zarar vermek.
  • (fare vb) istila etmek.

Infests ingilizcede ne demek, Infests nerede nasıl kullanılır?

Infest : Etrafı sarmak. Doldurmak. İstila etmek. İstila etmek (fare). İstila etmek (bit veya kurt veya fare). (fare vb) istila etmek. Kaplamak. Bürümek. Zarar vermek. Sarmak.

Infestation : Kaplama. Etrafı sarma. Böceklenme. Parazitik eklem bacaklıların canlıların vücut yüzeyine saldırarak yerleşmesi ve orada gelişerek üremesi. parazitlerin hastalık oluşturmak üzere konakçı organizmaya geçmesi. konakçıya geçen parazitlerin vücutta yerleşip çoğalması sonucu meydana gelen patolojik durum, infestasyon. Enfestasyon. Sarma. Uyuz etkenleri, keneler ve diğer dış parazitlerin deri üzerinde bulunması. İstila etme (bit veya kurt veya fare). Bürüme.

Infestations : Sarma. Bürüme. İstila.

Infested : Kuşatılan. İstila edilmiş. Etrafı sarılmış. Üst üste yıldırılmış (haşere veya parazitlerle olduğu gibi). Kuşatılmış. Bürünmüş. Ardı ardına rahatsızlık verilmiş.

Infester : İstila eden kimse. Etrafı saran. Bürüyen. Kuşatan kimse.

Melaphagus ovinus infestation : Koyun biti veya sinek biti adı verilen melophagus ovinus’un koyun ve daha az olarak da keçilerde oluşturduğu kronik seyirli, yangılı ve kaşıntılı bir deri enfeksiyonu. yapağı kalitesinin bozulmasına neden olur. Melophagus ovinus enfestasyonu.

 

Infesters : Kuşatan kimse. Etrafı saran. Bürüyen. İstila eden kimse.

Bug infested : Böcekli.

Tick infestations : Kene enfestasyonları. Yumuşak (argasidae) ve sert (ıxodidae) kenelerin neden olduğu enfestasyonlar.

Disinfestant : Haşerelere karşı ölümcül. Haşere öldürücü (fare hamamböceği vs gibi).

İngilizce Infests Türkçe anlamı, Infests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Infests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bush : Burç (mühendislik terimi). Gür saç. Burç. Çalıyla örtmek. Purinçina. Çalı. Bilezik. Fidan. Zıvana.

Wrap : Sermek. Paketlenmek. Katlamak. Paket yapmak. Yaymak. Paketlemek. Sargı. Bükmek. Sarmalamak.

Gift : Bahşiş. Hibe. Armağan. Yetenek. Kabiliyet. Hibe etmek. Hediye. Bağış. Doğuştan yetenek. Allah vergisi.

Bundling : Çıkınlama. Paket satış. Paketleme. Kundaklamak. Bohçalama. Bohçalamak. Desteleme. Gruplama. Çıkındaki destek.

Batch : Yığın. Bir pişimde pişirilenler. Toplu iş. Türküm. Kuru gereç karışımı. Parça. Harman. Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir). Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir defada alınan miktar.

Suffuses : Yayılarak belirli bir renge boyamak. Üzerine yayılmak. Kızartı. Yayılmak (sıvı). Saklamak.

Enable : Fırsat sunmak. Kuvvet vermek. Olanak sağlamak. Etkinlemek. Olanak vermek. Sağlamak. Yetki vermek. Kolaylaştırmak. İzin vermek.

 

Commit : Komisyona sunmak. İrtikap etmek. Taahhüt etmek. İşlemek (suç vb). Teslim etmek. Söz vermek. Yapmak. Vaat etmek. Emanet etmek. Önermek.

Invade : Doldurup taşırmak. İçini kaplamak. Zaptetmek. Gaspetmek. İhlal etmek. Baskın yapmak. Ele geçirmek. Saldırmak. Akın etmek.

Bundle : Paket yapmak. Tomar. Demet. Sokuşturmak. Paket. Paldır küldür yollamak. Bohça. Çok para. Tıkıştırmak.

Infests synonyms : cake, encumbers, bestrew, bang up, irrupt, bind, job, do a disservice, beclouds, suffuse, belt, wraps, encroaching, all pervading, becloud, brood over, bestrews, clogs, enfold, infesting, overrun, overran, clogged, flood, binds, endamages, bandaged, encumber, clothe, crowd, congest, begird, bespreading.

Infests zıt anlamlı kelimeler, Infests kelime anlamı

Divest : Yoksun bırakmak. Mahrum etmek. Soymak. Kurtulmak. Çıkarmak. Görevden almak. Verilen hakkı geri almak. Elden çıkarmak.

Disable : Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Hizmet dışı bırakmak. Ehliyetini almak. Yeteneksiz kılmak. Erksiz kılmak. Yetkisini almak. Pasifleştirme. Sakatlamak. Mahrum etmek. Seçilemez kılmak.