Gift türkçesi Gift nedir

Gift ile ilgili cümleler

English: Ali bought a gift for Mary.
Turkish: Ali Mary için bir hediye aldı.

English: Ali accepted an expensive gift from Mary.
Turkish: Ali Mary'den pahalı bir hediye kabul etti.

English: Ali appreciated the gift that Mary gave him.
Turkish: Ali Mary'nin kendisine verdiği hediyeye minnettar oldu.

English: A bracelet is a good gift for my sister.
Turkish: Bir bilezik, kız kardeşim için iyi bir hediyedir.

English: Ali asked Mary to buy a gift for John.
Turkish: Ali Mary'nin John için bir hediye almasını istedi.

Gift ingilizcede ne demek, Gift nerede nasıl kullanılır?

 
 

Gift box : Hediye kutusu. Hediye paketi.

Gift card : Hediye kartı. Hediye çeki.

Gift causa mortis : Ölümle karşı karşıya olan bir kişi tarafından veren kişinin ölmemesi durumunda mülkiyetin geri verileceği şartıyla belirli bir alıcıya verilen hibe. Ölüme bağlı hibe.

Gift certificate : Hediye kuponu. Belli bir parasal değeri olan ve satın alınmış olduğu mağazada nakit olarak kullanılabilen kupon. Hediye çeki.

Gift cheque : Hediye çeki.

Gift from heaven : Tanrı'nın hediyesi. Devlet kuşu. İlahi hediye. Talih kuşu. Ganimet.

Gift edged bill : Çekici, aktarımcı ya da iligilisinin yüksek saygınlığı olan ödek.. Sağlam ödek.

Gift of nature : Doğanın hediyesi.

Gift of persuasion : İkna yeteneği.

Gift deed : Bağışta bulunmak için yapılan yazılı senet. Hibe senedi.

İngilizce Gift Türkçe anlamı, Gift eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gift ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aptitude : Uygunluk. Eğilim. Doğal yetenek. Anıklık. İstidat. Yatkınlık. Meyil.

Aid : El uzatmak. Yardımcı. Yardım etmek. Bir iktisadi karar biriminin kendi iktisadi gücünü ve olanaklarını başka birisi için kullanması. gelişmiş ülkelerin veya uluslararası kuruluşların, azgelişmiş ülkeleri iktisadi olarak kalkındırmak veya sosyal amaçlarla verdikleri çok düşük faizli veya karşılıksız aktarımlar. krş. bağış, bağlı kredi, bağlı olmayan kredi, koşullu kredi. Yardımcı olmak. İnfak. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Destek. Alet. İane.

Boons : Neşeli. İhsan. İyilik. Rahatlık. Nimet. Lütuf.

Gratuities : Teberru. Bedava. Emeklilik ikramiyesi. Tazminat. İkramiye.

Endowment : Bağışlardan oluşan toplu sermaye. Islah vergisi. Bir konuda sahip olunan göreceli zenginlik. Bahşetme. Bağışta bulunma. Allah vergisi yetenek. Gelir sağlama. Bağışlama.

Artistry : Beceri. Sanat yeteneği. Güzel sanatlarla uğraşma. Sanat eserleri. Sanatsal nitelik. Sanatkarlık. Sanatçılık.

Apanage : Kral'ın mirası. Doğuştan hak kazanılan mülk. Vergi.

Economic aid : Finansal destek. Mali destek. Ekonomik yardım. Maddi yardım. İktisadi yardım. Ekonomik veya mali yardım.

Gift synonyms : freebie, raw talent, natural endowment, bakshish, gratuity, benefactions, cumshaws, bent, contributions, innate, conferring, bestowals, gift horse, backsheesh, aptness, dowery, cumshaw, contribution, dower, bounties, bakhshish, adequacy, donations, freebee, honorarium, aptitudes, appanages, dotation, acumens, calibers, natural ability, lagniappes, benefaction.

Gift zıt anlamlı kelimeler, Gift kelime anlamı

Disable : Sakatlamak. Seçilemez kılmak. Hizmet dışı bırakmak. Alıkoymak. Edilgenleştirmek. Yasal olarak ehliyetsiz kılmak. Mahrum etmek. Etkisiz kılmak. Kullanılmaz hale sokmak.

Disinherit : Mirasından mahrum bırakmak. Reddetmek. Mirastan yoksun kılmak. Evlatlıktan reddetmek. Mirasından mahrum etmek. Mirastan mahrum etmek. Mirastan yoksun bırakmak. Mirastan mahrum bırakmak.

Gift ingilizce tanımı, definition of Gift

Gift kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Anything voluntarily transferred by one person to another without compensation. A present. An offering. Anything given. To endow with some power or faculty.