Boons türkçesi Boons nedir

Boons ingilizcede ne demek, Boons nerede nasıl kullanılır?

Baboons : Habeş maymunu. Mankafa. Babun. Habeşmaymunu. Köpek maymunu. Babuin. Şebek. Salak.

Boon companion : Eğlence arkadaşı. Yakın arkadaş.

Boon : Bağış. Nimet. İhsan. Neşeli. Rahatlık. Lütuf. İyilik.

Boondocks : Geri kalmış bölge. Taşra.

Boondoggle : Kandırmak. Gereksiz işlerle uğraşmak. Gereksiz harcama. Gereksiz şeylerle uğraşmak. Yanlış yola sevk etmeye çalışmak. Gereksiz iş. Atıklardan yaratmak. Aldatmak.

The boonies : Kırsal bölge. (argo) taşra. Taşra. Kırsal alan. Çok uzak ve izole yer.

Baboon : Mankafa. Babun. Habeş maymunu. Köpek maymunu. Habeşmaymunu. Babuin. Şebek. Salak.

Boondogglers : Gereksiz ve verimsiz faaliyetlerle uğraşan kimse.

Baboonery : Hantal hareket. Babunumsu davranış. Beceriksiz ve saçma hareket.

Boonies : Taşra. (argo) taşra. Geri kalmış bölge. Kırsal bölge. Çok uzak ve izole bölge.

İngilizce Boons Türkçe anlamı, Boons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Good health : İyi sağlık durumu. İyi oluş (fiziksel veya ruhsal). Sağlıklı olma. Sağlık. Hastalığı olmayan durum.

 

Contributions : Yazı. Destek. İştirak. Katkı. Yardım. Makale.

Felicity : Etkileyici ifade veya üslup. Yerinde kullanılan söz. Saadet. Mutluluk. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Refah. Uygunluk.

Beatifical : Keyifli. Keyifli haz takdis etme veya takdim etme yeteneği olan. Mutlu.

Airier : Havai. Kendine bir hava veren. Canlı. Hafif. Havalı. Boş. Çalım satan. Hayali. Gevşek.

Airiest : Hava gibi hafif. Boş. Hayali. Havai. Çevik. Havalı. Kendine bir hava veren. Havadar. Gevşek.

Bread : Para. Rızk. Pane etmek. Maişet. Tıngır. Mangır. Kazanç. Geçim. Ekmek.

Animated : Animasyonlu. Anime edilmiş. Canlı. Canlandırılan. Canlandırılmış. Hareketli. Hayat dolu.

Good luck : Uğur. Kadem. Bol şans. Hayırlı ola!. Akyazı. Şans. Bol şanslar!. Baht. Talih kuşu. İyi şans.

Accommodation : Uyma. Çözme. Uzlaşma. Bağdaştırma. Konaklama. Uzlaştırma. Yatacak yer. Düzen. Belirli bir uzaklıktaki bir nesneye bakmak için gözde (genellikle) kendiliğinden olan değişme. Halletme.

Boons synonyms : benefactions, breads, good fortune, benedictions, gracing, charity, kindness, bestowment, eases, daily bread, mercy, condescension, charismas, godsend, complacency, kindliness, comfort, coziness, blithesome, angelic innocence, boon, commodiousness, cushiness, contentment, bacchic, bestowal, largesse, benefaction, favor, comfortableness, bounties, beneficence, amenity.

Boons zıt anlamlı kelimeler, Boons kelime anlamı

Misfortune : Şansızlık. Kör talih. Kara talih. Bedbahtlık. Kaza. Terslik. Felaket. Şanssızlık. Talihsizlik. Kötü talih.

Bad luck : Kör talih. Aksilik. Karayazı. Kötü şans. Talihsizlik. Kör şans. Uğursuzluk. Şeamet. Kör şeytan. Şanssızlık.

Distant : Irak. Samimiyetsiz. Ağır. Uzaktan. Uzak. Hafif. Mesafeli. İlgisiz. Irak (yer). Soğuk.